top of page

6360 Sayılı Yasa Bursa’da Köyleri Nasıl Tasfiye Etti? Şehreküstü’nde Yükselen İtiraz

Son günlerde Bursa Şehreküstü Meydanı’nda köylüler, 6360 sayılı yasanın köyleri tasfiye ettiğini savunarak hayvancılık ve toprak kaybına karşı sert bir çıkış yaptı.

6360 Sayılı Yasa

Bursa’nın kalbi sayılan Şehreküstü Meydanı, hafta başında uzun süredir biriken köylü tepkisinin açık bir ifadesine sahne oldu. Bursa’nın farklı ilçelerinden gelen köy temsilcileri, muhtarlar, üreticiler ve çevre örgütleri, 6360 sayılı Büyükşehir Yasası’nın kırsal yaşamı geri dönülmez biçimde dönüştürdüğünü dile getirdi.


Basın açıklamasında öne çıkan ortak vurgu netti:Köyler boşalıyor, hayvancılık sürdürülemez hâle geliyor ve köylü kendi toprağında kiracıya dönüşüyor.


Açıklamayı okuyan Hürriyet Köyü Gençlik ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Bayram Efe, yasanın 2014’ten bu yana köy varlıklarının sistematik biçimde el değiştirmesine yol açtığını belirterek, uygulamanın köylünün refahını değil belediyelerin mali yapısını öncelediğini savundu.


“Bu Yasa Köylüyü Değil, Rantı Koruyor”


Bayram Efe konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada yalnızca bir köy için değil, Bursa’daki ve Türkiye’deki tüm köyler için toplandık. 6360 sayılı yasa, köylünün değil rant düzeninin yasasıdır.”

Köy tüzel kişiliklerinin kaldırılmasıyla birlikte meralar, tarım arazileri, köy binaları ve ortak kullanım alanlarının köy iradesi dışında belediyelere devredildiği vurgulandı. Aradan geçen yıllarda bu sürecin kırsal üretimi zayıflattığı, köylerin sosyo-ekonomik yapısını derinden sarstığı ifade edildi.


Hayvancılık Neden Sürdürülemez Hâle Geldi?


Bu Bursa için ne anlama geliyor?


Açıklamada özellikle hayvancılığın fiilen yapılamaz duruma geldiği vurgulandı. Köylülerin aktardığına göre;

  • Hayvan gübresi çevre suçu kapsamına alındı

  • Ahır yapmak ağır bürokratik engellere takıldı

  • Meralar ihale ve kullanım değişiklikleriyle daraltıldı

  • Hayvanlar köy dışına çıkarılmaya zorlandı


Tam bu noktada köylüler, yaşanan sürecin tesadüfi değil bilinçli bir yönlendirme olduğuna dikkat çekti.


Gençler Köyden Kopuyor, Kentte Tutunamıyor

Artan su ve elektrik tarifelerinin şehirle eşitlenmesi, üretim maliyetlerini ciddi biçimde yükseltti. Köylerde geçim imkânı daralırken, genç nüfusun kırsaldan kente göç etmek zorunda kaldığı ifade edildi.


Asıl dikkat çeken detay ise köyden kopan gençlerin kentte karşılaştığı sorunlar oldu. İşsizlik, barınma sıkıntısı ve sosyal riskler, köylüler tarafından kırsal tasfiyenin görünmeyen sonuçları olarak değerlendirildi.


“Bu Araziler Alın Teridir”

Köy arazilerinin “kamu yararı” gerekçesiyle satışa çıkarılmasına sert tepki gösteren Bayram Efe, köy yaşamının imece kültürüyle inşa edildiğini hatırlattı.

“Bu topraklar bize bedava verilmedi. Kahvehaneler, okullar, kooperatifler imeceyle yapıldı. Bugün kendi yaptığımız binalarda kiracı durumundayız.”

Hürriyet Köyü Örneği: Sessizleşen Bir Üretim Alanı

1968 yılında kurulan Hürriyet Köyü Kooperatifi’ne ait binanın belediyeye devredilmesi ve iade edilmemesi, üretim faaliyetlerini durma noktasına getirdi. Konserve fabrikasının atıl bırakıldığı, mezarlık ve kamu yapılarının ise bakımsızlığa terk edildiği dile getirildi.


Meralar Satılabilir mi?

4342 sayılı Mera Kanunu’na dikkat çeken köylüler, meraların satılamayacağını ve amacı dışında kullanılamayacağını vurguladı. Yapılan uygulamaların hukuki açıdan tartışmalı olduğu ifade edilirken, bu konuda resmî açıklama bekleniyor.


Siyaset Üstü Destek

Şehreküstü Meydanı’ndaki açıklamaya CHP, Yeniden Refah Partisi ve Vatan Partisi’nden temsilciler, çok sayıda köy muhtarı ve çevre dernekleri destek verdi. Bu tablo, meselenin dar bir siyasi tartışmanın ötesine geçtiğini ortaya koydu.

DERİN BAKIŞ

Bursalılar açısından bakıldığında yaşananlar yalnızca bir mülkiyet ya da idari düzenleme tartışması değil; şehir hakkı, sosyal adalet ve çevresel sürdürülebilirlik meselesidir.


Bu sadece köy arazilerinin devri değil, kentin gelecekte nasıl bir üretim ve yaşam modeli benimseyeceği sorusudur. Kırsal alanların tasfiyesi, gıda güvenliğinden kent yoksulluğuna kadar uzanan zincirleme etkiler yaratmaktadır.


Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın yerel yönetim politikaları, kent planlama anlayışı ve toplumsal yaşamı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.


Peki Bursa, betonla mı yoksa toprağıyla mı büyüyecek?

Bu tartışma daha önce kırsal alanların dönüşümüne ilişkin yayınladığımız haberlerde de gündeme gelmişti; ilgili içeriklere göz atabilirsiniz.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page