Ahıska Sürgünü Toplumda Yeterince Biliniyor mu? İhsan Bilgili’den Duygusal Mesaj
- Mert Morava

- 20 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

MHP Büyükşehir Belediye Meclisi’nin geçmiş dönem Grup Sözcüsü İhsan Bilgili, 14 Kasım 1944’te yaşanan Ahıska Türkleri Sürgünü’nün yıldönümü dolayısıyla anlamlı bir mesaj yayımladı. Bilgili, Ahıska’nın hem tarihi hem de kültürel olarak Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, sürgün sürecinde yaşanan büyük dramın unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Ahıska’nın, tıpkı Ardahan ve Bursa gibi bir Türk yurdu olduğunu hatırlatan Bilgili, bölgenin Osmanlı döneminde Çıldır Eyaleti’ne bağlı bir vilayet olduğunu söyledi. 1944 yılında Stalin ve Beriya imzalı kararla yüzlerce köyün boşaltıldığını, Ahıska Türklerinin hayvan vagonlarına doldurularak Sovyet coğrafyasının farklı noktalarına sürüldüğünü aktardı.
Sürgün yolculuğu sırasında 17 binden fazla Ahıskalı’nın hayatını kaybettiğini vurgulayan Bilgili, mezar yeri bile olmayan bu insanların trenlerden aşağı atıldığını belirterek yaşanan vahşetin boyutlarını dile getirdi.
“Sürgün sonrası sağ kalanlar Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a dağıtıldı. Aileler bilinçli şekilde parçalandı, insanlar kimliksiz bırakıldı” diyen Bilgili, bu olayın Türk milletinin tarihindeki en acı sayfalardan biri olduğunu söyledi.
Ahıska’yı ziyaret ettiğini de anlatan Bilgili, yaşadığı duygusal anları şu sözlerle paylaştı:
“Ahıska Kalesi’nden şehre baktım. Ahmediye Camii’nde ezan ve Kur’an okuduk. Tren vagonlarının bulunduğu alanı gördüğümde gözlerim doldu. O acının izleri hâlâ orada.”
Mesajının sonunda Ahıska Türklerinin sürgün sırasında hayatını kaybedenlerine Allah’tan rahmet dileyen Bilgili, “İnşallah şehit hükmündedirler” ifadelerini kullandı.
🔍 DERİN BAKIŞ
Ahıska Sürgünü, sadece bir zorunlu göç hikâyesi değil; bir milletin hafızasında açılmış derin bir yara. Devlet politikalarının insanların kaderini nasıl şekillendirdiğinin en çarpıcı örneklerinden biri. Bu acıların unutulmaması, tarih bilincinin geleceğe taşınması kadar, benzer ihlallerin bir daha yaşanmaması için de önemli.
Peki biz, geçmişin bu ağır sayfalarını geleceğe aktarırken nasıl bir toplumsal hafıza inşa ediyoruz?










Yorumlar