Anahtar Parti’den ekonomi çağrısı: “Üretim gücümüzü korumalıyız”
- Mert Morava

- 31 Eki 2025
- 2 dakikada okunur

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye’nin en köklü sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyimde yaşanan üretim ve ihracat daralmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Aslan, son yıllarda Türkiye’nin hazır giyim rekabet endeksinin 1989–2001 ortalamasında 149,7 iken 2024’te 5,77’ye gerilediğini belirterek, “Bu dramatik düşüş, sektörün yapısal baskılar altında ezildiğini açıkça ortaya koyuyor. Yüksek maliyetler, kur istikrarsızlığı, finansmana erişim zorlukları ve pamukta dışa bağımlılık, sanayiciyi zor durumda bırakıyor” dedi.
“Deprem illerinde konkordato yoğunluğu alarm veriyor”
Tekstil ve hazır giyimin Türkiye ekonomisinde taşıyıcı bir sütun olduğunu vurgulayan Aslan, özellikle deprem bölgelerinde artan konkordato başvurularının alarm verdiğini söyledi.“Bu sektör üretim, istihdam ve ihracatta ülkenin bel kemiğidir. Ancak sürdürülebilir politikalar geliştirilmezse kayıplar derinleşebilir. Çözüm, katma değerli üretim, yeşil dönüşüm ve finansman erişiminde akılcı ve seçici politikalardır” ifadelerini kullandı.
📊 Sektörde Öne Çıkan Sorunlar
Fikret Aslan, sektörün temel sıkıntılarını şu başlıklarla özetledi:
Tekstil rekabet gücünü korurken, hazır giyimde sert düşüş yaşanıyor.
Pamukta üretim planlaması ve makineleşme yetersiz; ithalat bağımlılığı artıyor.
Sektör, Türkiye istihdamının %6,5’ini sağlıyor; küresel ihracatta 6. sırada yer alıyor.
Deprem bölgesinde sektöre özel yeniden yapılanma hâlâ eksik.
Anahtar Parti’nin 10 Maddelik Çözüm Planı
Aslan, sektörün yeniden güç kazanması için 10 başlıkta çözüm önerisi sundu:
Markalaşma ve katma değerli üretim: Fason bağımlılığından çıkış, özgün tasarım ve e-ticaret yatırımları.
Ar-Ge ve tasarım teşvikleri: Üniversite-sanayi işbirliği ve fuar destekleri.
Yeşil dönüşüm: Düşük faizli kredi ve karbon ayak izi yatırımlarına hibe desteği.
Lojistik ve tedarik zinciri: OSB’lerde süreç hızlandırma, dijitalleşme ve liman entegrasyonu.
İhracat destekleri: Eximbank kredi kapsamının genişletilmesi, KOBİ odaklı finansman.
Maliyetlerin azaltılması: Yerli pamuk ve sentetik iplik üretimi, enerji verimliliği.
Dijitalleşme ve e-ihracat: Küresel pazaryerlerinde görünürlük artırımı.
Yeni pazarlar: Afrika ve Latin Amerika’da ticaret ataşelikleri kurulması.
Mesleki eğitim: Sektöre özel meslek liseleri ve MYO’larda dijital yetkinlik odaklı programlar.
Sektörel koordinasyon: Ulusal Rekabetçilik Stratejisi ve paydaş platformlarıyla bütüncül yönetim.
“Pamukta üretim planlaması şart”
Aslan, özellikle pamuk üretiminde yeniden planlamaya ihtiyaç olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:“Harran, Çukurova ve Aydın ovalarında pamuk üretiminin verimli şekilde artırılması, makineleşme ve AB kırsal fonlarıyla desteklenmeli. ‘Daha İyisi Mümkündür’ vizyonuyla üretimi planlı hale getirebiliriz.”
“Sanayiciyi sektörü terk etmeye zorlamayalım”
Fikret Aslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:“Üretim gücünü korumak, sadece sanayiciyi değil Türkiye’nin ekonomik geleceğini korumaktır. Maliyetleri düşüren, yatırımı teşvik eden ve nitelikli istihdamı güçlendiren politikalar hayata geçirilmezse, üretim zincirimiz kırılma riskiyle karşı karşıya kalır.”
Derin bakış
Türkiye’nin ihracatında lokomotif sektörlerden biri olan tekstil ve hazır giyim, küresel rekabetin hızlandığı bir dönemde yapısal dönüşüm ihtiyacını her zamankinden fazla hissediyor.
Uzmanlara göre sürdürülebilir büyüme, ancak inovasyon ve yeşil üretimle mümkün.










Yorumlar