top of page

Bursa ve Mudanya’da Yıkım: İbrahim Hacıoğlu’ndan Sert Eleştiri

Mudanya ve Bursa’nın kırsal mahallelerinde yıkımlar sürüyor.


İbrahim Hacıoğlu, devletin kepçe politikasını eleştirerek yeni düzenleme önerdi.

İbrahim Hacıoğlu
Bursa ve Mudanya’da Köylü Evlerine Yıkım: İbrahim Hacıoğlu’ndan Sert Eleştiri

Bursa ve çevresinde kırsal alanlarda yıkımlar hız kesmeden devam ediyor. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Mudanya başta olmak üzere Bursa’nın beş ilçesindeki kırsal alanlarda köylülerin tek katlı yapılarının ve barakalarının yıkılmasına sert tepki gösterdi.


“Halkın üç kuruşluk emeğine tahammül yok”


Hacıoğlu, “Devlet vatandaşına çözüm üretmek yerine kepçe gönderiyor” diyerek, kırsalda yaşanan sıkıntıları sert bir dille ele aldı. Son dönemde yürürlüğe giren sıkı denetimler, vatandaşların kendi toprağı üzerinde yapı kurmasını neredeyse imkânsız hale getirdi.


Yeni kurallar kapsamında:

  • Minimum 5.000 metrekare arsa şartı

  • Yola cephe zorunluluğu

  • Maksimum %5 yapılaşma ve 250 m² sınırı

  • En fazla 2 kat ve 6.5 metre yükseklik

  • Parsel sınırına 5 metre, yola 10 metre mesafe

  • Ruhsat ve zemin etüdü zorunluluğu

gibi ağır kriterler aranıyor ve bu tüm prefabrik ve tiny house yapıları kapsıyor.


“Plansızlık, vatandaşı mağdur ediyor”

2014’te yürürlüğe giren 6360 Sayılı Büyükşehir Yasası ile köylerin mahalleye dönüştürüldüğünü hatırlatan Hacıoğlu, asıl sorunun bu dönüşüm sonrası yapılmayan imar planları olduğunu vurguladı:

“Köylerin tüzel kişiliğini kaldırdınız, yetkileri belediyelere devrettiniz ama imar planlarını yapmadınız.

Şimdi bunun faturasını vatandaşa kesiyorsunuz. Bu kabul edilemez.”


Hacıoğlu, Türkiye genelinde hâlâ tamamlanmamış 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarının büyük boşluk yarattığını, kırsal alanların plansız bırakıldığını ve milyonlarca yapının “kaçak” durumuna düştüğünü belirtti.


İmar Barışı’nın güven krizi

2018’de çıkarılan İmar Barışı ile vatandaşlar Yapı Kayıt Belgesi aldı. Hacıoğlu, bugün belgelerin iptal edilmeye başlanmasını “büyük bir güven krizi” olarak nitelendirdi:


“Vatandaş devlete güvendi, parasını ödedi ve yapısını kayıt altına aldı. Şimdi dönüp belgeleri iptal ediyorsunuz. Bu, kazanılmış hakkın gaspıdır.”


Sadece ev değil, hayat yıkılıyor

Pandemi sonrası kırsala yönelen vatandaşlar kendi arazilerinde yaşam kurmaya çalışırken yapılan yıkımların insani boyutuna dikkat çeken Hacıoğlu, “Bugün yıkılan sadece dört duvar değil. Bir ailenin emeği, hayali, geleceği yerle bir ediliyor” dedi.


11 milyon yapı çözüm bekliyor

Sorunun artık bireysel değil toplumsal bir kriz hâline geldiğini vurgulayan Hacıoğlu, Türkiye genelinde yaklaşık 11 milyon bağımsız birimin yeni bir yapı kayıt düzenlemesine ihtiyaç duyduğunu söyledi.


TBMM’ye çağrı: Derhal harekete geçin

Hacıoğlu, TBMM ve yetkili kurumlara çağrıda bulunarak, yıkım politikalarıyla hiçbir sonuca varılamayacağını vurguladı:


“Çözüm yıkım değil, yeni bir yapı kayıt düzenlemesidir. Devlet milyarlarca gelir elde eder, belediyeler vergi kazanır, vatandaş evi yıkılmadan kayıt altına alınır, plansızlık yerine denetimli bir sistem kurulur ve güven yeniden sağlanır.”


Sert mesajla nokta

Hacıoğlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Vatandaşın evine kepçe göndermek kolay. Zor olan adil bir sistem kurmak. Yıkımı durdurun ve insanların yaşam hakkına saygı gösterin. Bu ülkenin insanı kendi toprağında kaçak değil, ev sahibi olmak istiyor!”

Derin Bakış

Kırsal alanlarda yapılan plansız yıkımlar, hem sosyal adalet hem de devlet-vatandaş güveni açısından tartışmalara yol açıyor. Bursa ve çevresindeki bu durum, yerel yönetimlerin şehircilik ve imar planlamasındaki eksiklikleri gözler önüne seriyor.


Bu gelişme önümüzdeki günlerde kırsal toplulukların yaşam hakkı ve imar politikaları açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.


Bursa’dan ve Türkiye’den kırsal imar ve yerel yönetim gelişmelerini aktarmaya devam edeceğiz.

Daha Önceki Benzer İçeriklere Göz Atın


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page