Bursa’da 112 Krizi: Hak Arayan Şoförler Tasfiye Mi Edildi?
- Mert Morava

- 8 Oca
- 2 dakikada okunur
Bursa’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde görev yapan ambulans şoförleri, yasal haklarını aramalarının ardından ani bir kararla görevden alındı. Yaşananlar yalnızca çalışanları değil, halk sağlığını da ilgilendiriyor.

Bursa’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri bünyesinde görev yapan ambulans şoförleri, çalışma koşulları ve dinlenme sürelerine ilişkin hak ihlalleri nedeniyle yasal yollara başvurdu. Mahkeme sürecinde çalışanların haklı bulunmasına rağmen, kısa süre içinde alınan idari kararlar sağlık camiasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Edinilen bilgilere göre, ambulans şoförleri bir gün içerisinde görevlerinden alınarak farklı birimlere yönlendirildi. Bu ani değişiklik, hem çalışanlar hem de sağlık sendikaları tarafından “cezalandırma” ve “mobbing” iddialarıyla gündeme taşındı.
Mahkeme Kararı Var, Uygulama Yok
Ambulans şoförleri, uzun süredir yoğun mesai, yetersiz dinlenme süresi ve iş yükü nedeniyle mağdur edildiklerini belirterek hukuki süreç başlattı. Mahkemenin, uygulamaların hukuka aykırı olduğuna karar verdiği ifade edilirken, karar sonrası sahadaki uygulamaların değişmemesi dikkat çekti.
Çalışanlar, mahkeme kararının ardından görev yerlerinin gerekçe gösterilmeden değiştirilmesini “yıldırma politikası” olarak değerlendiriyor. İddialara göre bu süreç Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütüldü.
Ambulansların Direksiyonuna Kim Oturdu?
Görevden alınan ambulans şoförlerinin yerine paramedikler ve Acil Tıp Teknisyenleri (ATT) görevlendirildi. Ancak bu görevlendirme, sağlık hizmetlerinde ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Paramedik ve ATT’lerin asli görevi; hasta bakımı, acil müdahale ve tıbbi destek sağlamak. Sürekli ve zorunlu şekilde ambulans şoförlüğü yaptırılması ise hem görev tanımlarına aykırı hem de hizmet kalitesini düşüren bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Eğitim Eksikliği ve Güvenlik Riski
Sahadan gelen bilgilere göre, şoförlük yaptırılan sağlık çalışanlarının tamamı Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitimi’ni (ASGE) almış değil. Bu durum, olası trafik kazaları ve can güvenliği riskini ciddi şekilde artırıyor.
Uzmanlara göre, yüksek hız ve stres altında kullanılan ambulanslar özel eğitim gerektiriyor. Eğitim almamış personelin direksiyon başına geçirilmesi, yalnızca çalışanları değil, hastaları ve trafikteki diğer vatandaşları da tehlikeye atıyor.
“Bütçe Gerekçesi” Tepki Çekti
Görev değişikliklerinin arkasında maliyet hesaplarının olduğu iddiaları da gündemde. Ambulans şoförlerinin sistem dışına itilmesi ve mevcut sağlık personelinin çoklu görevle çalıştırılması, “tasarruf” gerekçesiyle açıklanıyor.
Ancak sendikalar ve sağlık uzmanları, bütçe ve planlama hatalarının çalışanlara fatura edilemeyeceğini vurguluyor. Acil sağlık hizmetlerinin bir kamu görevi olduğuna dikkat çekilerek, maliyet hesabıyla insan hayatının riske atılamayacağı ifade ediliyor.
Yaklaşık 1000 Çalışan Etkilendi
Bursa genelinde yaklaşık 1000 ambulans şoförünün görevden alındığı, önemli bir bölümünün aktif sahada çalışmadığı belirtiliyor. Yerlerine görevlendirilen paramedik ve ATT’lerin ise asli görevlerinden uzaklaştırıldığı kaydediliyor.
Bu tablo, sahadaki iş yükünü artırırken, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişelere yol açıyor.
Sendikalar Uyarıyor: Bu Bir Halk Sağlığı Sorunu
Sağlık sendikaları ve emek örgütleri, yaşananların sadece bir personel meselesi olmadığını net şekilde dile getiriyor. Mahkeme kararlarının uygulanmaması, mobbing iddialarının araştırılmaması ve görev tanımlarının ihlal edilmesi; acil sağlık hizmetlerinin niteliğini doğrudan etkiliyor.
Yetkililere çağrı yapan sendika temsilcileri, hukuka uygun ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni talep ediyor.
Ambulans Şoförleri Ne Talep Ediyor?
Görevden alınan şoförlerin talepleri net:
Mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması
Mobbing uygulamalarının sona erdirilmesi
Her çalışanın kendi görev tanımına uygun şekilde istihdam edilmesi
Acil sağlık hizmetlerinde güvenliğin ve liyakatin esas alınması
Çalışanlar, yaşanan mağduriyetlerin bir an önce giderilmesini bekliyor.
🟦 DERİN BAKIŞ
Bursa’daki bu tablo, kamuda emek, liyakat ve hukukun ne kadar kırılgan hale geldiğini bir kez daha gösteriyor. Hak arayan çalışanın “sistem dışına itilmesi” algısı güçlenirken, bu yaklaşım uzun vadede kamu hizmetlerinin kalitesini nasıl etkileyecek?
👉 Sizce kamu hizmetlerinde tasarruf ile insan hayatı aynı terazide tartılabilir mi?
Benzer sağlık sistemi tartışmaları ile ilgili daha önce yayımladığımız haberlere de göz atabilirsiniz.










Yorumlar