Bursa’da Asgari Ücret 22 Bin Lira: Gerçekten Kim Ay Sonunu Borçsuz Kapatabilir?
- Mert Morava

- 17 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, Türkiye’de asgari ücret uygulamalarını sert bir dille eleştirerek mevcut ekonomik düzenin hem adil hem vicdanlı olmadığını vurguladı. Karaduman, işçi temsilcilerinin sürece dahil edilmeden alınan kararların geçersiz olduğunu belirtti ve Kasım 2025’te Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ın açıklamalarını destekledi.
Karaduman’ın Mesajı
“İşçi temsilcisi olmadan alınacak kararlar ne hukuksal ne vicdani olarak geçerli olabilir. Asgari ücretle geçinmek, bugün Türkiye’de yaşayan vatandaşlar için büyük bir mücadele,” dedi. Karaduman, hükümetin işçi hakları konusundaki yetersiz adımlarını eleştirerek halkın yoksullukla mücadele ettiğini vurguladı.
Bursa’da Yaşam Koşulları
Bursa’daki yaşam maliyetlerini değerlendiren Karaduman, yalnız yaşayan bir bireyin insan onuruna yaraşır bir hayat sürebilmesi için en az 35 bin lira gelire ihtiyaç olduğunu belirtti. Evli ve çocuklu bir ailenin ise bu rakamın 45–50 bin liraya ulaştığını söyledi. Bu rakamların “lüks” değil, temel yaşam giderlerinin karşılığı olduğunu ifade etti.
Asgari Ücret ve Yoksulluk
Karaduman, mevcut asgari ücretin yoksulluğun resmi maaşı hâline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: “22 bin lira ile kim ay sonunu borçsuz kapatabilir? Bu rakam, bir insanın onurunu koruyarak hayatını sürdürebilmesi için yeterli değil. Hükümetin sunduğu ücret, insanları daha derin bir yoksulluğa sürüklüyor.”
Halkın Tepkisi ve Gelecek
Karaduman, halkın sesini yükseltmeye devam edeceğini belirtti: “Bu halk daha fazla susmayacak! Alın terinin karşılığını alana kadar, bu sesi kısmaya kimsenin gücü yetmeyecek. İYİ Parti iktidarında emekçi hakkını alacak ve adalet sağlanacaktır.”
Derin Bakış
Türkiye’de asgari ücret ve yaşam standartları üzerine yapılan bu eleştiriler, halkın ekonomik eşitsizlik ve yoksulluk konularında giderek artan farkındalığını yansıtıyor. İnsanlar, yalnızca maaş miktarıyla değil, yaşam koşullarının adil olup olmadığıyla da ilgileniyor.
Bu noktada soru şu: Halkın adalet ve vicdan talepleri ne kadar süre görmezden gelinebilir ve bu, toplumsal huzuru nasıl etkiler?
Önceki haber: Bursa’da Asgari Ücret Tartışmaları










Yorumlar