top of page

Bursa’da Yaşlıların Ücretsiz Toplu Taşıma Hakkı Tartışması: Gelecek Partisi’nden Sert Tepki

Bursa’da yaşlı yurttaşların ücretsiz toplu taşımayı “beleş” diye eleştiren söylemler tartışma yarattı.


Gelecek Partisi, bu dilin ayrıştırıcı ve insanlık dışı olduğunu savunuyor.

Bursa’da Yaşlıların Ücretsiz Toplu Taşıma Hakkı Tartışması

Bursa’da son günlerde yaşlı yurttaşların toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanmasına yönelik tartışmalar yükseldi. Bazı sosyal medya paylaşımlarında “yaşlılar beleş diye otobüs otobüs dolaşıyor” gibi ifadeler yer alırken, bu söylemler kamuoyunda büyük tepki çekti. Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, yaşlılara yönelik ayrıştırıcı dilin kabul edilemez olduğunu belirtti.


Kadıoğlu, “Bu tür söylemler toplumun vicdanıyla bağdaşmıyor” diyerek, yaşlıların toplumsal hayattan dışlanmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Bursa’da yaşlı yurttaşların kentle bağı, sosyal hayatı ve temel hakları tartışmaya açılırken, bu konunun bir “siyaset malzemesi” haline gelmesi eleştirildi.


“Bu iddialar gerçekçi değil, insafla bağdaşmıyor”

Kadıoğlu, özellikle sosyal medya ve bazı platformlarda dile getirilen iddiaların gerçeklikten uzak olduğunu söyledi. “Bir kentte yaşlı yurttaşlarımızın sadece vakit geçirmek için sürekli otobüs değiştirerek dolaştığı iddiası akıl ve mantıkla örtüşmüyor” diyen Kadıoğlu, yaşlılığın fiziksel güç ve sağlık açısından zaten zorlayıcı bir dönem olduğunu hatırlattı. Buna rağmen bu tür iddiaların gündeme gelmesi, “masa başında üretilmiş söylemler” olarak değerlendirildi.


Kadıoğlu’nun vurgusu şu oldu: “Yaşlılık dönemi, uzun süre otobüslerde dolaşmayı mümkün kılmaz. Bu söylemler empati yoksunu ve ayrıştırıcıdır.”


“Bugünün yaşlıları, dün bu ülkenin emekçileriydi”

Gelecek Partisi İl Başkanı, yaşlı yurttaşların geçmişte ülke ekonomisine, şehir yaşamına ve toplumsal yapıya emek verdiğini hatırlattı. “Bugün ‘yaşlı’ diye anılan yurttaşlarımız, yıllarca sabah erken saatlerde çalışıp akşam geç saatlerde evlerine dönen, bu ülkenin temel taşları olan insanlar” dedi. Kadıoğlu, çoğunun çalışma hayatı boyunca kenti gezmeye bile fırsat bulamadığını ifade ederek, emeklilikle birlikte “kentle yeniden bağ kurma hakkı” olduğunu savundu.


Bursa gibi büyük şehirlerde yaşlıların sosyal hayata katılmasının, yalnızlık ve izolasyon riskini azaltan önemli bir faktör olduğuna dikkat çekildi. Ancak… bazı kesimlerin bu gerçeği görmezden gelmesi, tartışmanın asıl yönünü değiştirdi.


Toplu taşıma: sadece ulaşım değil, hayata tutunma aracı

Kadıoğlu, yaşlılar için toplu taşımanın sadece “bir yerden bir yere gitmek” olmadığını, aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir ihtiyaç olduğunu söyledi. “Evde en çok yalnız kalan kesim yaşlılarımızdır. Toplu taşıma onlar için bir duraktan diğerine gitmekten ibaret değil. İnsan yüzü görmek, bir selam almak, hayata karışmak demektir” dedi.


Bu noktada Kadıoğlu, toplu taşımada yapılan kısa bir yolculuğun yaşlıların ruh sağlığı açısından da hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Buna rağmen… tartışmanın odak noktası, yaşlıların hakları yerine “ücretsiz kullanım” algısı üzerinden şekillendirildi.


“Kimseye zarar vermeyen bir hakkın hedef alınması kabul edilemez”

Kadıoğlu, yaşlılara ücretsiz toplu taşıma hakkının sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu belirtti. “Kimseye zarar vermeyen, kimsenin cebinden bir şey almayan bu uygulamanın hedef gösterilmesi kabul edilemez” dedi. Kadıoğlu, yaşlıların otobüse binmesinin bir ayrıcalık değil, insanca yaşam hakkının bir parçası olduğunu savundu.


Salgın gerçeği ve zorunluluk vurgusu

Kadıoğlu, toplu taşımada bulaşıcı hastalık riskinin herkes tarafından bilindiğini, ancak yaşlıların buna rağmen otobüse bindiğini söyledi. “Bu çoğu zaman bir zorunluluktan ya da güçlü bir insani ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Kimse keyfinden risk almaz” dedi. Kadıoğlu, bu noktada “yaşlıların hayata tutunma çabası”nı toplumsal bir gerçeklik olarak tanımladı.


“Bugün eleştirenler yarın kendileri yaşlanacak”

Kadıoğlu, konuşmasının sonunda toplumun vicdanına seslenerek, yaşlılara yönelik ayrımcı dilin terk edilmesi gerektiğini söyledi. “Bugün yaşlıları eleştirenlerin yarın kendilerinin de yaşlanacağını unutmaması gerekir. Kimsenin yaşlı yurttaşlarımıza ‘evinde otur, dışarı çıkma’ deme hakkı yok” dedi. Kadıoğlu, yaşlıların hayatın içinde tutulmasının toplumun gücünü artıracağını savundu.

Derin Bakış

Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın kent politikaları, toplu taşıma yönetimi, sosyal hizmet anlayışı ve toplumsal yaşamı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir. Çünkü bu sadece “ücretsiz ulaşım” meselesi değil; şehirde yaşlanmanın, kent hakkının ve sosyal adaletin nasıl tanımlanacağıyla ilgili bir mesele. Bursa’da yaşlıların kentle bağı güçlendikçe, sosyal hayatın da daha kapsayıcı olması beklenir.


Peki Bursa, yaşlılarına daha fazla destek sunarken aynı zamanda kent kaynaklarını nasıl adil dağıtacak?

Daha önce yayınlanan içeriklere göz atın


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page