top of page

1 Milyar Dolarlık BYD Yatırımı Neden Durdu? DEVA’dan Sert Tepki

Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en büyük yabancı yatırımlarından biri olarak duyurulan BYD fabrikasıyla ilgili yeni gelişmeler tartışmaları yeniden alevlendirdi. Şirket yöneticilerinin yatırım sürecine ilişkin açıklamaları sonrası DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, projenin geldiği noktaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Öztürk, kamuoyuna büyük bir ekonomik başarı olarak sunulan yatırımın sahadaki karşılığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

1 Milyar Dolarlık BYD Yatırımı Neden Durdu
DEVA İl Başkanı Tayfun Öztürk: BYD Fabrikasında Belirsizlik Büyüyor, “Bir Çivi Bile Çakılmadı”

Türkiye’nin elektrikli araç sektöründe önemli bir adım olarak görülen BYD yatırımı yeniden siyasi ve ekonomik tartışmaların merkezine yerleşti. Geçtiğimiz yıl Manisa’da kurulacağı açıklanan ve yaklaşık 1 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olduğu belirtilen fabrikanın geleceğine ilişkin ortaya çıkan yeni bilgiler, yatırım sürecine yönelik soru işaretlerini artırdı.


Kamuoyuna yapılan açıklamalarda Türkiye’nin üretim kapasitesini güçlendirecek stratejik yatırımlardan biri olarak gösterilen proje, uzun süre ekonomi yönetiminin en önemli örneklerinden biri olarak sunuldu. Düzenlenen toplantılar, yapılan açıklamalar ve yatırım anlaşmasına ilişkin verilen mesajlar, projenin kısa süre içerisinde üretime geçeceği yönünde beklenti oluşturmuştu.


Ancak son günlerde uluslararası basına yansıyan açıklamalar farklı bir tabloyu gündeme taşıdı.


Yatırım sürecine ilişkin soru işaretleri arttı

Şirket yöneticilerinin Reuters’a yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’de planlanan yatırımın mevcut durumda ilerlemediği ifade edildi. Açıklamalarda, şirketin önceliğini Avrupa’daki üretim planlarına verdiği ve özellikle Macaristan’daki tesis çalışmalarına yoğunlaştığı belirtildi.


Yapılan değerlendirmelerde Manisa’da planlanan fabrikanın inşaatına henüz başlanmadığı ve üretim takvimine ilişkin net bir planın bulunmadığı yönündeki ifadeler dikkat çekti.

Bu gelişmelerin ardından siyasi partilerden de konuya ilişkin açıklamalar gelmeye başladı.


DEVA İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten sert açıklama

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, yatırımın kamuoyuna sunuluş biçimi ile gelinen nokta arasında önemli bir fark oluştuğunu savundu.


Öztürk açıklamasında,

“Daha dün ekranlara çıkıp Türkiye’nin yatırım üssü olduğunu anlatanlar, BYD yatırımını ekonomik başarının sembolü olarak pazarlıyordu. Bakanlar konuştu, törenler yapıldı, manşetler atıldı. Bugün geldiğimiz noktada ise ortada fabrika yok, üretim yok, istihdam yok. Varsa yoksa propaganda var.”

ifadelerini kullandı.


Öztürk, yatırım sürecinin yalnızca açıklamalar üzerinden değil, sahadaki somut gelişmeler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.


Vergi teşvikleri yeniden tartışma konusu oldu

Açıklamasında yatırımcılara sağlanan teşvik mekanizmalarına da değinen Öztürk, kamu kaynaklarının kullanımının sorgulanması gerektiğini belirtti.


Şu ifadeleri kullandı:

“20 yıl vergi muafiyeti verildi. Sayısız teşvik açıklandı. Milletin kaynakları seferber edildi.


Peki sonuç ne oldu?


Bir çivi bile çakılmadı. Türkiye’ye yatırım geliyor diye alkış tutanlar bugün neden sessiz?


Eğer Türkiye’nin yatırım ortamı anlatıldığı kadar güçlü ve güven verici olsaydı, yatırımcı neden rotasını Macaristan’a çevirirdi?”


Türkiye’de son yıllarda yabancı yatırım çekme politikaları ekonomi yönetiminin öncelikli başlıkları arasında yer alırken, büyük ölçekli yatırımların hayata geçme süreci de kamuoyu tarafından yakından izleniyor.


Ekonomi uzmanları, yatırım kararlarında vergi avantajlarının önemli rol oynadığını ancak tek başına belirleyici unsur olmadığını vurguluyor. Küresel şirketlerin yatırım tercihlerini etkileyen unsurlar arasında hukuk sistemi, finansal öngörülebilirlik, lojistik avantajlar, iş gücü yapısı ve siyasi istikrar gibi birçok başlık bulunuyor.


Ekonomik başarı nasıl ölçülmeli?


DEVA İl Başkanı Öztürk, açıklamasının devamında ekonomik performansın yalnızca duyurular üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti.

“Ekonomide başarı; reklam kampanyalarıyla, törenlerle, sosyal medya paylaşımlarıyla değil, yükselen fabrika bacalarıyla ölçülür. Ortada üretim varsa başarı vardır. Ortada istihdam varsa başarı vardır. Ancak bugün baktığımızda geriye kalan tek şey gerçekleşmeyen vaatlerdir.”

sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.


Türkiye ekonomisinde özellikle yüksek katma değerli üretim ve elektrikli araç yatırımları son yıllarda stratejik öneme sahip alanlar arasında gösteriliyor. Bu nedenle BYD gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin yatırım kararları yalnızca ilgili şehirleri değil, ülke ekonomisinin genel görünümünü de etkileyen gelişmeler arasında değerlendiriliyor.


Vatandaşın beklentisi istihdam ve üretim

Manisa’da kurulması planlanan fabrikanın gündeme geldiği ilk dönemde binlerce kişiye istihdam sağlayabileceği yönünde beklentiler oluşmuştu. Bölgesel kalkınma açısından önemli görülmesi nedeniyle yatırımın yaratacağı ekonomik hareketlilik sıkça dile getirildi.


Yatırımın gecikmesi veya planlanan takvimin dışında ilerlemesi halinde, özellikle istihdam beklentisi içinde olan vatandaşlar açısından da soru işaretleri ortaya çıkıyor.


Uzmanlara göre büyük sanayi yatırımları yalnızca üretim tesislerinden ibaret değil. Yan sanayi, lojistik, hizmet sektörü ve bölgesel ticaret üzerinde de önemli etkiler oluşturuyor. Bu nedenle yatırım süreçlerinde yaşanan her değişiklik geniş bir ekonomik çevreyi etkileyebiliyor.


Gözler bundan sonraki süreçte


Öztürk açıklamasının sonunda yatırım ortamının güçlendirilmesi için yalnızca teşviklerin yeterli olmayacağını savundu.

“Yatırımcıyı ikna etmek için vergi indirimi dağıtmak yetmiyor. Hukukun üstünlüğü, öngörülebilir ekonomi politikaları, kurumsal güven ve istikrar gerekiyor. Bugün yaşanan tablo bunun en açık göstergesidir. Çünkü yatırımcı alkışa değil, güvene yatırım yapar. Güvenin olmadığı yerde ise milyar dolarlık projeler bile kağıt üzerinde kalır.”

ifadelerini kullandı.


BYD yatırımına ilişkin süreç önümüzdeki dönemde ekonomi çevreleri, yerel yönetimler ve siyasi aktörler tarafından yakından takip edilmeye devam edecek. Şirketten ve ilgili kurumlardan gelecek yeni açıklamalar, projenin geleceğine ilişkin belirsizliklerin giderilmesinde belirleyici olacak.

HABER KAYNAĞI ERDAL ORHAN

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page