CHP Nilüfer Başkanı Deniz Baykal’dan Bozbey ve Erdem için sert çıkış
- Mert Morava

- 15 dakika önce
- 4 dakikada okunur
CHP Nilüfer İlçe Başkanı Av. Deniz Baykal, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in devam eden yargı süreçleri sonuçlanmadan parti üyeliklerinin askıya alınmasına karşı çıktı. Baykal, masumiyet karinesi ve hukukun üstünlüğüne dikkat çekerek siyasi kararların kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının yerine geçmemesi gerektiğini savundu.

CHP Nilüfer’den Bozbey ve Erdem tartışmasına itiraz
CHP Nilüfer İlçe Başkanı Av. Deniz Baykal, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile önceki dönem Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in devam eden yargı süreçleri sonuçlanıncaya kadar parti üyeliklerinin askıya alınması yönündeki açıklamaya karşı çıktı. Baykal, yargı süreci tamamlanmadan ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan siyasi yaptırım uygulanmasını doğru bulmadığını açıkladı.
Baykal’ın açıklaması, CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek’in Bozbey ve Erdem’in davaları sonuçlanana kadar parti üyeliklerinin askıya alınmasını öneren açıklamasının ardından geldi. Şimşek, daha önce her iki isim açısından masumiyet karinesinin geçerli olduğunu vurgulamış, ancak yargı süreçleri tamamlanana kadar üyeliklerin askıya alınmasını önermişti.
Baykal ise değerlendirmesinde hukukun üstünlüğü, masumiyet karinesi ve parti içi demokrasi vurgusunu öne çıkardı.
“Bu Parti Kişilerden ve Makamlardan Çok Daha Büyüktür”
CHP Nilüfer İlçe Başkanı Baykal, açıklamasında CHP’nin kişilerden, görevlerden ve dönemsel siyasi tartışmalardan daha büyük olduğunu belirtti.
Baykal’a göre parti içerisinde yaşanan sorunların çözüm adresi partiden uzaklaşmak değil, CHP’nin kendi demokratik yapısı, hukuku ve örgütü içerisinde aranmalı.
Bu yaklaşım doğrultusunda farklı görüşlerin ve eleştirilerin parti içerisindeki demokratik mekanizmalarla ele alınması gerektiğini savunan Baykal, siyasi tartışmaların örgütsel dayanışmayı ortadan kaldırmaması gerektiği mesajını verdi.
Bozbey ve Erdem için “yol arkadaşlığı” vurgusu
Baykal, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in uzun yıllar CHP çatısı altında siyaset yaptığını belirterek, her iki ismin de seçim dönemlerinde örgütle birlikte mücadele ettiğine dikkat çekti.
Baykal, zor dönemlerde geçmişte birlikte siyaset yapılan isimlerin yalnız bırakılmasının CHP’nin örgüt kültürüyle bağdaşmadığını savundu.
Açıklamasında, siyasi dayanışmanın yalnızca başarı dönemlerinde değil, siyasi ve hukuki açıdan zor süreçlerde de gösterilmesi gerektiğini belirten Baykal, “yol arkadaşlığı” kavramını öne çıkardı.
“Kesinleşmiş Mahkûmiyet Yoksa Kimse Suçlu İlan Edilemez”
Açıklamanın en dikkat çeken bölümünde Baykal, devam eden yargı süreçleri hakkında net bir tavır ortaya koydu.
Baykal, Bozbey ve Erdem hakkında yürütülen süreçlerin hukuk içerisinde, özgür, adil ve şeffaf biçimde sonuçlandırılması gerektiğini belirtti.
İddiaların araştırılması ve varsa suçun hukuk önünde karşılığının bulunmasının doğal olduğunu ifade eden Baykal, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan kişilerin suçlu ilan edilmesine ve siyasi olarak dışlanmasına karşı olduğunu söyledi. Bu ifade, Baykal’ın açıklamasının yayımlanan haberlerde de öne çıkan temel noktalarından biri oldu.
“Masumiyet Karinesi Sadece İyi Günlerde Hatırlanmaz”
Baykal’ın açıklamasında masumiyet karinesi özel bir yer tuttu.
Masumiyet karinesinin yalnızca siyasi açıdan rahat dönemlerde değil, özellikle zor zamanlarda savunulması gereken bir hukuk ilkesi olduğunu belirten Baykal, devam eden bir yargı süreci ile kesinleşmiş suçluluk arasında ayrım yapılması gerektiğini savundu.
Bu kapsamda siyasi makamların yargı makamlarının yerine geçmemesi gerektiğini ifade eden Baykal, devam eden davaların sonucunun yargı tarafından belirlenmesi gerektiğini belirtti.
Baykal’ın açıklamasındaki bu yaklaşım, Bozbey ve Erdem’in parti üyeliklerinin yargı süreçleri sonuçlanmadan askıya alınmasına ilişkin parti içerisindeki tartışmanın hukuki boyutunu öne çıkardı.
Parti üyeliklerinin askıya alınmasına karşı çıktı
Baykal, parti üyeliklerinin askıya alınması konusunda da görüşünü açıkça ortaya koydu.
CHP Nilüfer İlçe Başkanı, yargı süreçleri sonuçlanmadan Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in parti üyeliklerinin askıya alınmasını doğru bulmadığını ve aynı şekilde istifaya yönlendirilmelerine de karşı olduğunu açıkladı.
Baykal, parti içindeki siyasi sorumluluk ve disiplin tartışmalarının ayrıca değerlendirilebileceğini belirtirken, devam eden yargı sürecinin kesin bir hüküm ortaya koymadığı aşamada kişilerin siyasi olarak dışlanmasına karşı olduğunu ifade etti.
CHP’nin parti hukuku vurgusu
Baykal’ın açıklamasında parti içi demokrasi ve CHP’nin kendi örgütsel hukukuna sahip çıkması gerektiği yönündeki değerlendirmeler de öne çıktı.
Eleştiri, itiraz ve fikir ayrılığının siyasi partiler içerisinde doğal olduğunu belirten Baykal, bu farklılıkların dışlama veya tasfiye anlayışına dönüşmemesi gerektiğini savundu.
Baykal’ın yaklaşımı, parti içerisindeki görüş ayrılıklarının demokratik mekanizmalar aracılığıyla ele alınması gerektiği yönünde şekillendi.
“Zor Günlerde Vefa Gösterilmiyorsa Örgüt Olmanın Anlamı Nedir?”
Baykal açıklamasında “vefa” kavramını da gündeme taşıdı.
Yıllarca CHP için mücadele eden, seçim çalışmalarında görev alan ve parti adına siyasi sorumluluk üstlenen isimlerin zor günlerinde yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Baykal, gerçek örgüt dayanışmasının özellikle zor dönemlerde ortaya çıktığını savundu.
Bu nedenle Bozbey ve Erdem’in karşı karşıya bulunduğu süreçte parti örgütünün dışlayıcı bir tavır yerine dayanışmayı koruması gerektiğini ifade etti.
“Kişiler Değişir, Makamlar Değişir, CHP Kalır”
Baykal, CHP’nin kurumsal kimliğine ilişkin mesajında ise şu ifadeleri kullandı:
“Kişiler değişir. Görevler değişir. Makamlar değişir. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kalır”
Baykal, kişisel siyasi hesapların partinin kurumsal geleceğinin önüne geçmemesi gerektiğini savunurken, CHP’nin örgütsel gücünün karşılıklı siyasi yıpratmadan değil, dayanışmadan geçtiğini belirtti.
Açıklamasında geçmişte CHP için mücadele eden isimlerin bugün yaşadıkları sorunlar nedeniyle yalnız bırakılmaması gerektiğini de yineleyen Baykal, zor günlerde yol arkadaşlarının yanında durulmasını örgütsel sorumluluk olarak değerlendirdi.
Nilüfer örgütünden parti yönetimine mesaj
Baykal’ın açıklaması, Bozbey ve Erdem’in parti üyeliklerine ilişkin tartışmanın yanı sıra CHP’nin parti içi yönetim anlayışına yönelik bir değerlendirme olarak da öne çıktı.
CHP Nilüfer İlçe Başkanı sıfatıyla yapılan açıklamada örgüt iradesi, parti içi demokrasi ve hukukun üstünlüğünün birlikte korunması gerektiği vurgulandı.
Baykal, parti yönetiminin kararlarına yönelik farklı görüşlerin bulunabileceğini ortaya koyarken, bu görüş ayrılıklarının CHP içerisinde demokratik tartışma çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.
Bursa’da CHP içerisindeki tartışmanın odağında yer alan konu, Berhan Şimşek’in Bozbey ve Erdem’in devam eden davaları sonuçlanana kadar üyeliklerinin askıya alınmasını önermesiyle gündeme gelmişti.
Baykal’ın açıklaması ise bu öneriye yerel örgüt düzeyinden açık bir itiraz olarak yansıdı.
“Adalet Herkes İçin, Hukuk Herkes İçin”
Baykal, açıklamasının sonunda siyasi tavrını adalet, hukuk ve parti dayanışması başlıkları üzerinden ortaya koydu.
Kişilerin siyasi konumlarına veya parti içerisindeki görevlerine göre farklı hukuk standartlarının uygulanmaması gerektiğini savunan Baykal, adalet ilkesinin herkes için aynı şekilde işletilmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda ise şu mesajı verdi:
“Adalet herkes için, hukuk herkes için, Cumhuriyet Halk Partisi hepimiz için.”
Baykal’ın açıklamasıyla birlikte Bozbey ve Erdem’in parti üyeliklerinin geleceğine ilişkin tartışma, CHP
Bursa ve Nilüfer örgütünde yeni bir boyut kazandı.
Önümüzdeki süreçte devam eden yargı dosyalarının seyri ile CHP yönetiminin konuya ilişkin atacağı adımlar, tartışmanın nasıl şekilleneceği açısından belirleyici olacak.




Yorumlar