CHP Yıldırım İlçe Teşkilatında Neler Oluyor? İlhamî Gün’den Dikkat Çeken Çıkış
- Mert Morava

- 20 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
CHP Yıldırım eski İlçe Başkanı İlhamî Gün, geçmiş döneme ilişkin yargı süreci ve mevcut ilçe yönetimine dair dikkat çeken ifadelerle kamuoyuna seslendi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yıldırım İlçe Örgütü’nde yaşanan gelişmeler, parti tabanında ve kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Partinin bir önceki dönem Yıldırım İlçe Başkanı olan İlhamî Gün, yayımladığı kapsamlı kamuoyu açıklamasıyla hem devam eden bir yargı sürecine hem de mevcut ilçe yönetimine ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
Gün, önceki görev döneminde ilçe yönetiminde görev alan bir kişi tarafından silahlı ölüm tehdidine maruz kaldığını ve bu olaya ilişkin hukuki sürecin halen devam ettiğini hatırlattı. Açıklamada, söz konusu davada sanık konumundaki kişinin savunmasını üstlenen avukatın, bugün CHP Yıldırım İlçe Başkanı olarak görev yapmasının ciddi bir etik ve siyasi tartışma yarattığı vurgulandı.
İlçe Yönetimine Yönelik Etik Tartışma
İlhamî Gün, açıklamasında CHP’nin tarihsel değerleri, siyasal duruşu ve örgüt kültürüyle bağdaşmadığını düşündüğü bir tabloya işaret etti. Özellikle mağdur sıfatıyla yer aldığı bir davada, mevcut ilçe başkanının hukukçu kimliğiyle kendisine yönelik itham ve küçültücü ifadeler kullandığını öne süren Gün, bu durumun yalnızca bireysel bir mesele olmadığını savundu.
Gün’e göre yaşananlar, parti içi dayanışma ve adalet duygusunu zedeleyen bir sürece dönüşmüş durumda.
Duruşma Sonrası Tepki Çeken İfadeler
Açıklamada dikkat çeken bir diğer başlık ise 9 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştiği belirtilen duruşmaya ilişkin değerlendirmeler oldu. Gün, söz konusu duruşmada tehdidin “kurgu”, “manipülasyon” ve “siyasi kazanç amacıyla oluşturulmuş bir senaryo” şeklinde nitelendirilmesinin, yalnızca kendisini değil, kamuoyunun adalet algısını da olumsuz etkilediğini ifade etti.
Bu söylemlerin, parti içi tartışmanın ötesinde, toplumsal vicdan açısından da sorgulanması gerektiği görüşü dile getirildi.
“Parti Zarar Görmesin Diye Sustuk”
İlhamî Gün, tüm bu yaşananlara rağmen ilçe kongresi sonrasında partinin zarar görmemesi adına yapıcı bir tutum benimsediklerini, alanlarda ve etkinliklerde CHP adına çalışmaya devam ettiklerini belirtti.
Ancak gelinen noktada, mevcut ilçe başkanının tutumlarının ayrıştırıcı ve dışlayıcı bir çizgiye evrildiğini savundu.
Bu yaklaşımın, CHP’nin köklü dayanışma kültürüyle örtüşmediğini ifade eden Gün, sessiz kalmanın artık mümkün olmadığını vurguladı.
Dayanışma Yemeğine Katılmama Kararı
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise alınan somut karar oldu. İlhamî Gün ve ekip arkadaşları, ilçe başkanlığı tarafından düzenlenen dayanışma yemeğine katılmama kararı aldıklarını ve benzer tutumu ilerleyen süreçte de sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.
Bu kararın parti içindeki birçok isim tarafından merak edildiğini belirten Gün, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına açıklama yapma gereği duyduklarını ifade etti.
“Partinin Kurumsal Kimliği Zarar Görüyor”
Gün, mevcut ilçe başkanının tutum ve davranışlarının CHP’nin siyasal mücadele anlayışına, ideolojik duruşuna ve kurumsal kimliğine zarar verdiğini düşündüklerini belirterek, parti yönetimlerine çağrıda
bulundu.
Açıklamanın sonunda, CHP’nin ilgili yönetim kademelerinin süreci dikkatle izlemesi ve gerekli hassasiyeti göstermesi beklentisi dile getirildi.
Derin Bakış
CHP Yıldırım’da yaşanan bu süreç, yalnızca bir ilçe örgütü tartışması olmanın ötesinde, Türkiye’de siyaset–etik–hukuk ilişkisini yeniden gündeme taşıyor.
Parti içi demokrasinin, farklı görüşlere tahammülün ve örgütsel dayanışmanın sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor?
Bu tür krizler, siyasal partilerde nasıl yönetilmeli ki hem bireysel adalet duygusu hem de kurumsal bütünlük korunabilsin?










Yorumlar