top of page

DEVA lideri Babacan’dan sert mesajlar: “Fakirden alıp zengine veriyorlar”

DEVA lideri Babacan’dan sert mesajlar: “Fakirden alıp zengine veriyorlar”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Yeni Yol Grubu toplantısında yaptığı konuşmada hem iç hem dış politikaya, hem de ekonomiye dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kıbrıs seçimlerinden asgari ücrete, tekstil sektöründen torba yasa teklifine kadar birçok başlıkta hükümeti eleştiren Babacan, “Bize görev biçenlerin anlaması lazım: Biz bu ülkenin yönetiminin tümüne talibiz” diyerek iddialı konuştu.


“Bizim için Kıbrıs, millî bir davadır”

Konuşmasına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı tebrik ederek başlayan Babacan, Kıbrıs Türk halkının iradesine saygının altını çizdi:

“Kıbrıs Türkü’nün kimliği ve egemenliği tartışmaya açık değildir. Türkiye, garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve refahı için kararlılıkla çaba gösterecektir.”

“Bazıları susabilir ama biz susmayacağız”

Gazze’deki ateşkes ihlallerine değinen Babacan, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi:

“Ateşkesten bu yana 97 Filistinli kardeşimiz daha öldü. Mazlumun kaderi, zalimin iki dudağı arasına bırakılamaz. Bazıları susabilir ama biz susmayacağız, mazlumun yanında dimdik duracağız.”

“Komisyon çoğulcu demokrasinin gereğini yapmalı”

TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Babacan, “Komisyon bugüne kadar önemli dinlemeler yaptı. Şimdi çoğulcu demokrasi ve katılımcılık anlayışının gereğini yapma zamanı,” dedi.


“Kimse polisimizi ve askerimizi düşman ilan edemez”

Diyarbakır’daki yürüyüşte yaşanan olaylara da değinen Babacan, toplumsal hassasiyet çağrısı yaptı:

“Bin yıllık kardeşlikten bahsederken polisimizi ya da askerimizi düşman diye kodlayan bir dil kabul edilemez. Bu, barışın dili olamaz.”

“Türkiye’de servetin %40’ı nüfusun %1’inde”

Ekonomiye geniş yer ayıran Babacan, gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti:

“Toplumun fakir yarısı, toplam servetin sadece %4’üne sahip. Türkiye’de büyük bir servet transferi yaşandı ve yaşanıyor. Fakirden alıp zengine veren bir sistem inşa edildi.”

“Tekstil sektörü 3 yılda 210 bin istihdam kaybetti”

Babacan, üretim ve ihracatta yaşanan düşüşe değindi:

“Son 3 yılda hazır giyim ve tekstil üretimi %22 azaldı, 210 bin kişi işini kaybetti. Bu sektör, iktidarın menfaat şebekesine dahil olmadığı için gözden çıkarıldı.”

“Asgari ücreti gerçek enflasyon üzerinden belirleyin”

Asgari ücret komisyonuna seslenen Babacan, “Asgari ücret bir rakam değil, bir sofradır, bir onurdur. Bu nedenle vatandaşın yaşam standartlarını yükseltecek şekilde belirlenmelidir” dedi.


“Torba yasa, halkın cebine yeni yükler bindiriyor”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki torba yasa teklifini eleştiren Babacan, “Bu torba yasa, maliye politikasını vergiye, haraca ve cezaya dayandırıyor. Tasarruf yok, yük hep vatandaşın sırtında,” ifadelerini kullandı.

“Bir bakkalın yanında 2 ay çıraklık yapmayanlar bu ülkenin ekonomisini yönetmeyi başaramaz.”

“16 milyon insanın emeklilik birikimine kastediyorlar”

Bireysel emeklilik sistemine ilişkin düzenlemelere tepki gösteren Babacan, “Cumhurbaşkanı’na devlet

katkısını sıfıra indirme yetkisi veriyorlar. Bu, 16 milyon insanın geleceğini tehlikeye atmak demektir,” dedi.


“IMF’siz IMF programı uyguluyorlar”

Vergi politikalarını sert bir dille eleştiren Babacan:

“Bu torba yasa, IMF’in bile uygulamadığı kadar zalim düzenlemeler getiriyor. Sosyal kaygısı olmayan ekonomi programı olmaz.”

“Biz bu ülkenin yönetiminin tümüne talibiz”

“Bize görev biçenlerin anlaması lazım. Biz bu ülkenin yönetiminin tümüne talibiz. Çünkü ülkeyi yönetmeye en hazır olan biziz. İtirazı olan varsa, hodri meydan! Canlı yayında her alanda tartışalım, millet karar versin.”

“Doğru bildiğimiz yoldan ayrılmayacağız”

“Her adımımızda hukuk, adalet, insan onuru ve milli değerler olacak. Türkiye, adalet ve özgürlükle gerçek refaha ulaşacak.”

Derin Bakış

Ali Babacan’ın konuşması, Türkiye’nin yönetim vizyonuna dair iddialı bir manifesto niteliğinde. Ekonomik kriz, adaletsizlik ve kutuplaşma söylemleri arasında, toplum yeniden adil bir düzen arayışında.


Peki, siyasi rekabetin ötesinde ortak akıl ve liyakat temelli bir yönetim anlayışı bu topraklarda yeniden filizlenebilir mi?

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page