top of page

DEVA Partisi Bursa’dan Ekonomi Tepkisi: “Türkiye’nin İhtiyacı Ayrıcalık Değil, Adalet”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Türkiye’de vatandaşların artan ekonomik yükler altında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Borç, vergi, kira ve temel yaşam maliyetlerini gündeme getiren Öztürk, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısı yaptı.

DEVA Partisi Bursa
Tayfun Öztürk’ten Ekonomi Çıkışı: “İşçiye Haciz, Emekliye Haciz; Ayrıcalıklı Kesimlere Zevkü Sefa”

Tayfun Öztürk’ten ekonomik tabloya sert eleştiri

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Türkiye’de ekonomik sıkıntıların toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çalışanlardan emeklilere, esnaftan işverenlere kadar geniş bir kesimin borç, vergi, kira, fatura ve temel yaşam maliyetleri arasında sıkıştığını savunan Öztürk, ekonomik sorunların yanı sıra kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısı yaptı.


Öztürk, vatandaşların ekonomik hayatlarını sürdürebilmek için giderek daha fazla fedakârlık yapmak zorunda kaldığını belirterek, yaşanan tablonun yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.


DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, ekonomik sıkıntıların toplumda aynı zamanda adalet ve güven tartışmasını da büyüttüğünü savundu.


“İnsanlar artık ay sonunu değil, ay sonuna nasıl ulaşacağını düşünüyor”

Öztürk, ekonomik koşullar nedeniyle çalışanların, emeklilerin, esnafın ve işverenlerin farklı başlıklarda zorluk yaşadığını belirtti.


Sabahın erken saatlerinde işe giden işçilerin kazançlarıyla ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını ifade eden Öztürk, emeklilerin ise maaşlarıyla kira, gıda, elektrik, su, doğalgaz ve sağlık harcamaları arasında tercih yapmak zorunda kaldığını savundu.


Esnafın kira ve vergi yüküyle, işverenlerin ise maaş, vergi, prim ve artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Öztürk, toplumun önemli bir bölümünün ortak bir ekonomik sıkışmışlık yaşadığını belirtti.

Öztürk, bu tabloyu “İnsanlar artık ay sonunu değil, ay sonuna nasıl ulaşacağını düşünüyor” sözleriyle değerlendirdi.


“Haciz mekanizması vatandaşa sonuna kadar çalışıyor”

Ekonomik sıkıntılar nedeniyle borçlarını ödemekte zorlanan vatandaşların karşı karşıya kaldığı haciz ve icra süreçlerini de gündeme getiren Öztürk, devletin alacaklarını tahsil etme kapasitesinin güçlü olduğunu söyledi.


Maaşlara haciz, banka hesaplarına haciz, borç nedeniyle icra takibi, vergi ve prim yükleri ile esnafın biriken maliyetlerini sıralayan Öztürk, tartışmanın yalnızca tahsilat üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu.


Öztürk, “Devlet vatandaşından alacağını istemekte haklı olabilir. Ancak mesele yalnızca tahsilat değildir. Asıl mesele, bu sistemin adil olup olmadığıdır” ifadelerini kullandı.

Devlet mekanizmasının vatandaşa karşı güçlü olmasının tek başına sorun olmadığını belirten Öztürk, asıl meselenin bu gücün nasıl kullanıldığı olduğunu ileri sürdü.


“Vatandaşa karşı son derece güçlü olan devlet mekanizması, kamu kaynaklarının kullanımında da aynı kararlılığı ve şeffaflığı göstermek zorunda” diyen Öztürk, toplumdaki adalet duygusunun daha fazla zarar görmemesi gerektiğini vurguladı.


“Bir tarafta pazar filesini dolduramayan emekli, diğer tarafta ayrıcalık algısı”

Ekonomik tabloyu yalnızca gelir ve gider hesabı olarak değerlendirmeyen Öztürk, yaşanan sorunların aynı zamanda adalet ve güven meselesi olduğunu savundu.


Öztürk’e göre bir tarafta temel ihtiyaçlarını karşılamak için hesap yapan emekliler, çocuklarının eğitim giderlerini karşılamaya çalışan aileler, siftah yapmadan kepenk kapatan esnaflar ve çalışanlarının maaşlarını ödemek için mücadele eden işverenler bulunuyor.


Diğer tarafta ise kamu imkânlarından kimlerin, hangi ölçüde ve hangi ayrıcalıklarla yararlandığı konusunda toplumda soru işaretleri bulunduğunu ileri süren Öztürk, siyasetin bu sorulara açık ve şeffaf cevaplar vermesi gerektiğini belirtti.


“Yoksulluk insanı zorlar, adaletsizlik ise umudunu tüketir”

Öztürk, ekonomik krizin toplum üzerindeki etkisinin yalnızca gelir kaybı veya artan harcamalarla sınırlı olmadığını savundu.


“Yoksulluk ağırdır. Ancak vatandaşın kendisini sistem karşısında değersiz ve çaresiz hissetmesi daha ağırdır” diyen Öztürk, vatandaşların devletten temel olarak hak, eşitlik, adalet, şeffaflık ve liyakat talep ettiğini ifade etti.


Öztürk açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaş hakkını istiyor.Eşitlik istiyor.Adalet istiyor.Şeffaflık istiyor.Liyakat istiyor.İnsanca yaşamak istiyor.”

Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkinin yalnızca vergi, borç ve yükümlülükler üzerinden şekillenmemesi gerektiğini belirten Öztürk, sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.


“Vatandaş da ‘hesap ver’ diyebilmeli”

Öztürk’ün açıklamasındaki önemli başlıklardan biri de kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin oldu.

“Devlet vatandaşına ‘öde’ diyorsa, vatandaşın da devlete ‘hesap ver’ deme hakkı vardır” diyen Öztürk, kamu kaynaklarının toplum adına kullanıldığını hatırlattı.


Vergi sisteminin adil olması, kamu harcamalarının şeffaf biçimde denetlenmesi ve kamu görevlerinde liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini savunan Öztürk, ekonomik yükün toplumun geniş kesimlerine yüklenirken kamu kaynaklarının kullanımının da sorgulanabilir olması gerektiğini söyledi.

Öztürk şöyle devam etti:

“Vatandaştan fedakârlık bekleniyorsa önce kamu yönetimi kendi sorumluluğunun hesabını vermelidir. Vatandaş kemer sıkarken kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı sorusu cevapsız bırakılamaz. Tasarruf vatandaşa, ayrıcalık belli kesimlere; yük milyonlara, imkân birkaç kişiye olamaz.”

Öztürk’ten yapısal değişim çağrısı

Türkiye’nin ekonomik sorunlarının yalnızca maaş artışları veya dönemsel desteklerle çözülemeyeceğini ifade eden Öztürk, yapısal değişime ihtiyaç olduğunu savundu.


Bu kapsamda adil bir vergi sistemi, şeffaf kamu harcamaları, güçlü denetim mekanizmaları, liyakat esaslı kamu yönetimi, üretimi destekleyen ekonomi politikaları ile emekli ve çalışanları koruyan sosyal politikaların önemine dikkat çekti.


Öztürk, ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesinin hukuk, adalet ve şeffaflıkla mümkün olabileceğini belirtti.

“Mesele bir parti meselesi değil, milyonların meselesidir”

Öztürk, gündeme getirdiği ekonomik sorunların yalnızca DEVA Partisi veya başka bir siyasi grubun meselesi olmadığını da ifade etti.


Bu sorunların işçiden emekliye, esnaftan işverene, çiftçiden gence ve öğrenciden çocuklarının geleceği konusunda kaygı duyan anne-babalara kadar geniş bir kesimi ilgilendirdiğini savundu.


“Bu ülkenin gerçek yükünü taşıyan insanlar, alın teriyle çalışan insanlardır” diyen Öztürk, siyaset kurumunun görevinin vatandaşın üzerindeki yükü artırmak değil, bu yükü hafifletmek olması gerektiğini ifade etti.


“Türkiye’nin ihtiyacı ayrıcalık değil, adalet”

Öztürk açıklamasının sonunda Türkiye’nin ekonomik ve yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerini sürdürdü.

Öztürk, ülkenin daha fazla ayrıcalık yerine adalete, daha fazla israf yerine hesap verebilirliğe ve daha fazla yandaşlık yerine liyakate ihtiyaç duyduğunu savundu.


Açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla ayrıcalık değil, daha fazla adalet. Daha fazla israf değil, daha fazla hesap verebilirlik. Daha fazla yandaşlık değil, daha fazla liyakat. Halkın sırtından yükselen bir düzen değil, halkın yanında duran bir devlet anlayışı.”

Öztürk, ekonomik düzenin vatandaşın üzerine sürekli yeni yükler bindirmemesi gerektiğini belirterek, “Devlet güçlü olacaksa vatandaşa karşı değil, vatandaş için güçlü olmalı” dedi.

Sözlerini “Bu ülkenin gerçek sahipleri, emeğiyle, alın teriyle ve vergileriyle Türkiye’yi ayakta tutan milyonlardır” ifadeleriyle sürdüren Öztürk, açıklamasının son bölümünde haciz, ekonomik yük ve adalet tartışmasına dikkat çekti.


Öztürk açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“İşçiye haciz, emekliye haciz, ev geçindirene haciz; ayrıcalıklı kesimlere zevkü sefa düzeni artık son bulmalı. Türkiye’nin ihtiyacı yeni ayrıcalıklar değil, yeni bir adalet anlayışıdır. Çünkü adil Türkiye mümkündür.”

HABER KAYNAĞI ERDAL ORHAN

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page