DEVA Partisi: Su zammı Bursa’da ekonomik ve çevresel krizi derinleştirir
- Mert Morava

- 21 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Bursa’da alınan %30’luk su zammı kararı, şehir gündemini hareketlendirdi. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, karara sert tepki göstererek artışın ekonomik koşullarda zorlanan vatandaşları daha da sıkıntıya sokacağını ifade etti. Öztürk, kuraklık riskinin giderek arttığı bir dönemde su fiyatlarının yükseltilmesinin hem sosyal hem çevresel açıdan doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.
Öztürk, zammın Belediye Meclisi’nde özellikle CHP ve İYİ Parti’li üyelerin desteğiyle geçtiğini, Cumhur İttifakı üyelerinin ise karşı çıktığını ancak oylama stratejisinin tartışma yarattığını belirtti. Meclisteki tutumların kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu vurgulayan Öztürk, “Siyasi hesapların, Bursa halkının temel ihtiyaçları üzerinde gölge oluşturmasına izin verilemez” dedi.
DEVA Partisi İl Başkanı, su zammının yalnızca şehir ekonomisini değil, Türkiye genelinde su yönetimine ilişkin geleceği de ilgilendiren bir konu olduğunu belirtti. Su kaynaklarının doğru planlanmamasının, hem bütçeleri zorlayacağını hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından risk oluşturacağını söyledi.
Kentin bir diğer önemli gündemi olan yeşil şehircilik uygulamalarına da dikkat çeken Öztürk, artan betonlaşmanın hava kalitesini olumsuz etkilediğini, dikey bahçeler, yeşil çatılar ve sürdürülebilir mimarinin Bursa için hayati önem taşıdığını belirtti. Bu tür projelerin şehre nefes aldıracağını, enerji tasarrufu sağlayacağını ve yaşam kalitesini artıracağını ifade etti.
Öztürk, su zammı tartışmasıyla çevresel sorunların birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğini hatırlatarak, “Hem suyun yönetiminde hem de şehir planlamasında, tüm siyasi partiler ortak sorumlulukla hareket etmeli. Gelecek nesiller için sürdürülebilir bir düzen kurmak zorundayız” dedi.
DEVA Partisi’nin Bursa için adil, hesap verebilir ve doğayla uyumlu bir yönetim anlayışı savunduğunu belirten Öztürk, vatandaşların ihtiyaçlarını önceleyen politikaların öncelik olması gerektiğini vurguladı.
Derin Bakış
Su fiyatları yalnızca ekonomik bir mesele değildir; kentlerin çevresel planlamasını, sosyal adalet algısını ve güven duygusunu doğrudan etkileyen stratejik kararlardır. Artan yaşam maliyetlerinin gölgesinde atılan her adım, kent sakinlerinin yönetime duyduğu güveni güçlendirebilir veya zayıflatabilir. Su zammı tartışması bu açıdan sadece bir fiyatlama kararı değil, şehirdeki yönetim anlayışının da bir testi niteliğinde.
Peki sizce, temel ihtiyaçlar üzerindeki kararlar siyasi tartışmalardan tamamen bağımsız şekilde alınabilir mi?










Yorumlar