EMEDFED’ten Türkiye Siyasetine Sert Eleştiriler: İşte Mesajlar
- Mert Morava

- 26 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Emekli ve Emekçi Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Örgütten ve Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, mevcut siyasi düzeni sert sözlerle eleştirdi.
Özüpak, siyasetin artık halkın çıkarlarını değil, sermayenin menfaatlerini öncelik haline getirdiğini vurguladı: “Bugün ülkeyi yönetenler halkı değil, kendi cüzdanlarını düşünüyor. Cüzdan şiştikçe vicdan küçülüyor, makam yükseldikçe insanlık çöküyor.”
Halktan Kopuk Siyaset Eleştirisi
Özüpak, halktan kopuk siyasetçilerin ülkeyi yönetemeyeceğini vurguladı. “Halkın derdini bilmeyen, pazara çıkmayan, kira ödemeyen biri milyonlarca insanı temsil edemez. Acıyı bilmeyenin vicdanı olmaz. Vicdanı olmayanın siyaset yapması bu millete hakarettir” dedi.
Emekçinin, İşçinin ve Emeklinin Sesi
Türkiye’nin gerçek temsilcilerinin, halkla iç içe olan, alın teriyle hayatını sürdüren kişiler olması gerektiğini vurgulayan Özüpak, “Bu ülkenin yönünü toklar değil açlar çizer. Halkın arasına karışmayan, sadece lüks sofralarda poz verenler bu millete hizmet edemez” ifadelerini kullandı.
Meclis ve Para Odaklı Siyasete Tepki
Siyasette para gücünün hâkimiyetini sert bir dille eleştiren Özüpak, “Meclis’e parayla koltuk alanlar değil, alın teriyle hayat kuran koca yürekli insanlar girmeli. Para babalarının hükmettiği bir Meclis bu millete çare olamaz. Bu düzenin değişmesi gerekiyorsa ilk adım budur” diye konuştu.
Vicdanı Büyümüş Temsilcilere İhtiyaç Var
Özüpak’a göre Türkiye artık sahici, adaletli ve cesur temsilcilere ihtiyaç duyuyor: “Bu ülkenin ihtiyacı; makam uğruna ruhunu satanlar değil, halka hizmet etmeyi namus bilen gerçek temsilcilerdir. Ta ki halk kendi evlatlarını, kendi içinden çıkanları Meclis’e taşıyana kadar.”
EMEDFED’ten Mücadele Mesajı
Özüpak, açıklamasının sonunda emeklinin ve emekçinin yanlarında olduklarını vurguladı: “Bu ülke vicdanı kurumuş siyasetçilere bırakılmayacak kadar değerlidir. EMEDFED olarak bu düzen değişene kadar halkın yanındayız. Halk susmayacak, biz susmayacağız!”
Derin Bakış
Bu açıklamalar, Türkiye’de siyasi düzenin halktan kopuk olduğunu ve toplumsal adaletin sağlanmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sizce emekçi ve emeklinin sesi, siyasette gerçekten yeterince temsil ediliyor mu? Bu durum uzun vadede toplumsal yapıyı nasıl etkiler?










Yorumlar