top of page

Emekli Neden Asgari Ücretin Bile Altında Yaşamaya Zorlanıyor?

Ekonomik veriler, Türkiye’de emeklilerin geçim değil hayatta kalma mücadelesi verdiğini ortaya koyuyor.

Asgari Ücret

Türkiye’de emeklilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik tablo, artık istatistiklerin ötesine geçmiş durumda. Artan hayat pahalılığı, eriyen maaşlar ve yükselen temel gıda fiyatları, milyonlarca emekliyi geçim sıkıntısının da ötesinde açlık riskiyle karşı karşıya bırakıyor.


Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, yaptığı değerlendirmede emeklilerin içinde bulunduğu durumu rakamlarla ortaya koyarak, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini bir kez daha vurguladı. Pars’a göre bugün yaşananlar, siyasi bir tartışmadan çok sosyal bir alarm niteliği taşıyor.


📊 Rakamlar Yalan Söylemiyor

TÜRK-İŞ’in Aralık ayı verileri, emeklilerin neden geçinemediğini açıkça ortaya koyuyor. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 29 bin 828 TL, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 TL seviyesine ulaşmış durumda.


Bu tabloya karşılık Türkiye’de;

  • Asgari ücret 28 bin 75 TL

  • En düşük emekli maaşı 16 bin 881 TL

olarak uygulanıyor. Ortaya çıkan fark, emeklinin daha maaşını almadan açlık sınırının yaklaşık 13 bin TL altında kaldığını gösteriyor.


Kenan Pars, bu durumu şu sözlerle özetliyor:“Asgari ücret geçim için belirleniyorsa, emekli bu ülkede yaşamıyor mu? Emeklinin geliri neden bunun altında tutuluyor?”


🧾 Gündem Var, Emekli Yok

Yılın son döneminde kamuoyu büyük ölçüde asgari ücret tartışmalarına odaklanırken, milyonlarca emekli, dul ve yetimin bu tartışmaların dışında kaldığına dikkat çekiliyor. TÜED Uludağ Şubesi’ne göre bu durum artık bir tesadüf değil, sistematik bir görmezden gelme halini almış durumda.


Pars, önümüzdeki aylarda açlık ve yoksulluk sınırlarının daha da yükseleceğini belirterek, emekli maaşlarının daha cebe girmeden eridiğini ifade ediyor. Artan fiyatlar karşısında maaşların alım gücü her geçen gün biraz daha düşüyor.


🛒 “Marketin Önünden Geçemiyoruz”

Ekonomik krizin en görünür yüzü ise emeklilerin günlük yaşamında ortaya çıkıyor. Kenan Pars, Anadolu’nun birçok kentinde benzer manzaralarla karşılaşıldığını söylüyor.


Bugün emeklilerin büyük bir bölümü temel gıdalara erişmekte zorlanıyor. Et, balık ve süt gibi ürünler emekli sofralarından büyük ölçüde çıkmış durumda. Yapılan araştırmalar, emeklilerin yüzde 90’ından fazlasının açlık sınırının altında gelirle yaşamaya çalıştığını ortaya koyuyor.

Bu tablo, emeklilerin yaşamaktan çok hayatta kalmaya zorlandığını gösteriyor.


⚖️ “Bu Gelir İnsani Değil”

TÜED Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars’e göre, asgari ücretin altındaki bir gelir insani yaşam koşullarıyla bağdaşmıyor. Buna rağmen emeklilere reva görülen maaş, bu sınırın da oldukça altında kalıyor.


Pars, emeklilerin herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini vurgulayarak, “Biz sadaka değil, insanca yaşam istiyoruz,” ifadelerini kullanıyor.

Derneğin talepleri ise net:

  • En düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmeli

  • Seyyanen zam uygulanmalı

  • İntibak düzenlemesi hayata geçirilmeli


Bu taleplerin sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğunun altı çiziliyor.


🔮 2026 Umut mu, Endişe mi?

Emekliler yeni yıla umutla değil, ciddi bir kaygıyla giriyor. 2026’ya dair beklentilerin giderek azaldığını belirten Pars, emeklilerin geleceğe güvenle bakabilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini ifade ediyor.


TÜED, çağrısını doğrudan karar alıcılara yönelterek, yeni yılın gerçekten emekliler için bir dönüm noktası olması gerektiğini vurguluyor.

DERİN BAKIŞ

Bir ülkede emeklilerin yaşam koşulları, yalnızca ekonomik değil, toplumsal vicdanın da göstergesidir.


Peki, emeklilerin açlık sınırının altında yaşadığı bir sistemde sosyal adaletten söz etmek mümkün mü?

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page