top of page

Bu mu Sosyal Devlet? Emekliler Neden Açlık Sınırında Yaşıyor?

Artan yaşam maliyetleri karşısında zorlanan emekliler için TÜED Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars’tan dikkat çeken açıklamalar geldi.

Artan yaşam maliyetleri karşısında zorlanan emekliler için TÜED Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars’tan dikkat çeken açıklamalar geldi.

Türkiye’de milyonlarca emekli, yükselen enflasyon ve art arda gelen zamlar karşısında geçim mücadelesi veriyor. Hayat pahalılığı her geçen gün artarken, sabit gelirle yaşamaya çalışan emeklilerin durumu toplumsal bir sorun haline gelmiş durumda. Bu tabloya ilişkin en sert çıkışlardan biri ise Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars’tan geldi.


Pars, yaptığı açıklamada emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntının artık bireysel bir geçim problemi olmaktan çıktığını, sosyal devlet anlayışını doğrudan ilgilendiren yapısal bir krize dönüştüğünü ifade etti.


“Emekli Yaşamıyor, Ayakta Kalmaya Çalışıyor”

Kenan Pars, yıllarını çalışarak geçirmiş, prim ödemiş ve üretime katkı sunmuş milyonlarca emeklinin bugün temel ihtiyaçlar arasında seçim yapmak zorunda kaldığını vurguladı. Elektrik, doğalgaz, gıda, kira ve ilaç giderlerinin hızla arttığını hatırlatan Pars, emekli maaşlarının bu artışların çok gerisinde kaldığını dile getirdi.


Pars’a göre emekliler artık “geçinmeye” değil, yalnızca hayatta kalmaya çalışıyor. Bu durumun ekonomik krizden öte, ciddi bir sosyal çöküşün göstergesi olduğunu savundu.


TÜİK Verileri ile Sokak Gerçeği Arasında Uçurum

Açıklamada dikkat çeken başlıklardan biri de resmi enflasyon verileriyle vatandaşın yaşadığı gerçekler arasındaki fark oldu. Pars, açıklanan oranların emeklinin günlük yaşamındaki fiyat artışlarını yansıtmadığını belirterek, pazar yerinde ve markette bambaşka bir tabloyla karşılaşıldığını ifade etti.


Emeklinin cebine giren maaş artışlarının, mutfaktaki yangını söndürmeye yetmediğini söyleyen Pars, bu durumun gelir adaletsizliğini daha da derinleştirdiğini kaydetti.


Yüzdelik Zam Eleştirisi: “Eşitsizlik Üretiyor”

Kenan Pars, emekli maaşlarına yapılan yüzdelik zamların adil olmadığını vurguladı. Bu yöntemin düşük maaş alan emeklileri daha da dezavantajlı hale getirdiğini savunan Pars, seyyanen zam çağrısını yineledi.


Tüm emeklilere eşit şekilde yapılacak bir artışın, gelir dağılımındaki bozulmayı kısmen de olsa telafi edebileceğini belirten Pars, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılmasının artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti.


“2025 Emekliler İçin Kritik Bir Eşik”

Pars, 2025 yılına girilirken emeklilerin beklentilerinin görmezden gelinmesinin ciddi toplumsal sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Emeklilerin sabrının tükendiğini belirten Pars, kalıcı ve yapısal çözümler talep ettiklerini dile getirdi.


Refah payı, gerçekçi maaş düzenlemeleri ve emeklinin alım gücünü koruyacak adımların ertelenemez olduğunu vurguladı.


“Emekli Sadaka Değil, Hakkını İstiyor”

Açıklamanın en çarpıcı mesajlarından biri ise emeklilerin taleplerine ilişkin oldu. Pars, emeklilerin yardım ya da geçici destek değil, yıllar boyunca ödedikleri primlerin karşılığını istediklerini söyledi.


Sosyal devlet anlayışının, emekliyi görmezden gelerek sürdürülemeyeceğini ifade eden Pars, bu yaklaşımın vicdanlarda kabul görmediğini sözlerine ekledi.

Derin Bakış

Emeklilerin yaşadığı bu tablo, yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanabilecek bir durum olmaktan çıktı. Sosyal devlet, en kırılgan grupları koruyabildiği ölçüde anlam kazanır.


Peki, uzun yıllar çalışmış ve sisteme katkı sunmuş emeklilerin bu koşullarda yaşamaya zorlanması, toplumun geleceği açısından ne anlatıyor?


Bu sorun ertelenmeye devam ederse, sosyal dengeler nasıl etkilenecek?

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page