Emeklilerin 40.000 TL Taban Maaş Talebi Gerçekleşir mi?
- Mert Morava

- 29 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Türkiye genelinde emeklilerin geçim koşullarında yaşanan zorluklar, emekli örgütlerinin tepkisini giderek artırıyor. Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu, ekonomik koşulların artık sürdürülemez hale geldiğini belirterek üç temel talebini kamuoyuna duyurdu. Federasyon temsilcileri, mevcut maaş düzeylerinin “zekât-sadaka yaklaşımı” ile belirlendiğini savunarak, mücadelelerinin bir hak arayışı olduğunu ifade etti.
Açıklamayı yapan Federasyon Sözcüsü Sedat Hastürk, emeklilerin yıllarca ülkenin kalkınmasına destek verdiğini ancak bugün “bütçe dengesi” gerekçesiyle düşük gelir seviyesine mahkûm edildiğini belirtti.
Yaşam Maliyetleri Artarken Tepkiler Büyüyor
Hastürk, bekar bir çalışanın yaşam maliyetinin 37.000 TL’yi aştığını, açlık sınırının ise 28.500 TL seviyesine yükseldiğini hatırlatarak mevcut emekli maaşlarının bu tabloyla bağdaşmadığını söyledi.
Emeklilere teklif edilen asgari maaşı “vicdansızlık” olarak nitelendiren Hastürk, “Bugün milyonlarca emekliye kuru ekmek reva görülüyor” ifadelerini kullandı.
Emeklilerin tenceresinin kaynamadığını belirten Federasyon, yaşanan ekonomik sıkışmanın sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekti.
Üç Temel Talep: 40.000 TL Taban Maaş, İntibak Yasası ve Refah Payı
1. En Düşük Emekli Maaşı En Az 40.000 TL Olmalı
Federasyon, açlık sınırının yalnızca mutfak masrafını ifade ettiğini, kira, fatura, sağlık ve ulaşım giderleri eklendiğinde 40.000 TL’nin temel ihtiyaç seviyesine denk geldiğini savundu. Hastürk, “Emekli parkta yatmayacak. Yaşam maliyetleri karşısında 40.000 TL artık bir zorunluluktur” dedi.
2. Kök Maaş Problemi Çözülmeli – İntibak Yasası Çıkarılmalı
Mevcut sistemde milyonlarca emeklinin “Hazine desteği” adı altında sosyal yardım alan bir gruba dönüştüğünü belirten Federasyon, prim günü yüksek olan emeklilerin daha düşük maaş almasının “adalet duygusunu zedelediğini” ifade etti.
Hastürk, 2000 öncesi ve sonrası emekliler arasında oluşan farkları kapatacak İntibak Yasası’nın acilen çıkarılması gerektiğini vurguladı.
3. Büyümeden Pay ve Fatura Destekleri
Federasyon, maaş artışlarında gerçek enflasyon oranının baz alınması ve bunun üzerine refah payı eklenmesi gerektiğini belirtti. Kirada yaşayan emeklilere barınma desteği, enerji faturaları için ise gelir kaybını azaltacak ek düzenlemeler talep edildi.
“Emekliyiz, Bu Ülkenin Hafızasıyız”
Açıklamada, emeklilerin “bütçeye yük olarak görülmesine” tepki gösterildi. Hastürk, “Biz bu devletin hafızasıyız. Kaynak yok diyenler israfı durdursun, rantı kessin. Emeklinin hakkı ödenmelidir” dedi.
“Görmezden Gelinen Emekli Sandıkta Konuşur”
Federasyon, emeklilerin sabrının tükendiğini belirterek siyasi iradeye şu mesajı verdi:“Tenceresi kaynamayan emeklinin sesi sandıkta yükselir. Bu bir tehdit değil, tarihin bize öğrettiği gerçektir.”
DERİN BAKIŞ
Emeklilerin giderek ağırlaşan ekonomik koşullara karşı yükselen tepkisi, sosyal politikaların toplum üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıyor. Artan hayat pahalılığı, sabit gelir gruplarını en derinden etkileyen dinamiklerin başında geliyor. Emekli kesimin hak taleplerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet başlığı altında değerlendirilmesi gerektiği sık sık vurgulanıyor.
Peki, karar vericiler bu taleplere nasıl yanıt vermeli? Toplumsal adaletin ekonomik politikalarla dengelenmesi için hangi modeller daha sürdürülebilir olabilir?










Yorumlar