Erkan Sezgin Yazdı: Bir Fotoğrafın Ardındaki Vicdan Sınavı
- Mert Morava

- 6 gün önce
- 2 dakikada okunur
Gazeteci ve köşe yazarı Erkan Sezgin, kamuoyuna yansıyan bir fotoğraf üzerinden şiddet, vicdan ve toplumsal sorumluluk kavramlarını sorguladı.

Bu kare bir fotoğraf değil…
Bu kare, insanlığın vicdanına tutulmuş bir aynadır.
Bir babanın yüzündeki yara, aslında bir çocuğun kalbine düşen gölgedir.
Bir çocuğun morarmış gözü, dünyanın körleşmiş vicdanıdır.
Ve o küçücük bedenin hastane yatağındaki sessizliği… En yüksek çığlıktan daha ağırdır.
Bu fotoğrafa bakınca insan şunu soruyor:
1. Biz ne zaman bu kadar acımasız olduk?
2.Hangi öfke, hangi kin, hangi vicdansızlık bir çocuğun gözündeki ışığı söndürebilir?
Bir baba, canından bir parçayı koruyamamış olmanın acısıyla susar.
Bir çocuk, anlam veremediği bir dünyanın ortasında susar.
Ama asıl susmaması gereken biziz.
Şiddet sadece vurmak değildir.
Şiddet; görmezden gelmektir.
Şiddet; “bana ne” demektir.
Şiddet; üç maymunu oynamaktır.
Oysa bir çocuğun gözündeki morluk, sadece bir darbenin izi değildir.
Toplumun sustuğu her anın izidir.
Geç kalınmış her müdahalenin izidir.
Sahip çıkılmamış her değerin izidir.
Bir çocuk güvende değilse, hiçbirimiz güvende değiliz.
Bir baba çaresizse, insanlık sınıfta kalmıştır.
Bu fotoğrafı paylaşmak değil mesele…
Bu fotoğrafın bizde bir şey değiştirmesi mesele.
Çünkü çocuklar susar.
Ama vicdan susmamalı.
Not... Adaletin savunucuları savcı hâkim emniyet teşkilatına gönül teşekkür ederim..
ERKAN SEZGİN
GAZETECİ & KÖŞE YAZARI
Derin Bakış: Susmak da Bir Tavırdır
Toplumsal olaylar karşısında sessizlik, çoğu zaman tarafsızlık değil; edilgen bir onay anlamına gelebilir. Duyarlılık ise yalnızca paylaşmakla değil, bilinç geliştirmekle mümkün.
Bu fotoğrafı paylaşmak değil mesele.O fotoğrafın bizde bir şey değiştirmesi mesele.
Toplum olarak çocukların korunması konusunda daha yüksek bir farkındalık geliştirmek, yalnızca bugünün değil, geleceğin de meselesidir. Bu gelişme önümüzdeki günlerde çocuk güvenliği ve toplumsal bilinç açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Sizce şiddetle mücadelede en büyük sorumluluk kime ait: bireye mi, aileye mi, topluma mı?
DAHA ÖNCEKİ BENZER İÇERİKLERE GÖZ ATIN



Yorumlar