Eğitim Sustukça Türkiye’nin Geleceği Nasıl Sessizleşiyor?
- Mert Morava

- 9 Şub
- 1 dakikada okunur
Eğitimde yaşanan sessizlik, sadece okulları değil; geleceği de etkiliyor.
Meslek liseleri, usta öğreticiler ve atama bekleyen öğretmenler “görünmez” kılınıyor.

Sessiz Kalan Eğitim, Sessizleşen Gelecek
Bazen en büyük tehlike gürültüyle gelmez.
Ne slogan atar, ne kapı kırar, ne de manşet olur. Sessizce yerleşir hayatın içine. İşte bugün eğitimde yaşanan tam olarak budur.
Meslek liseleri yavaş yavaş susuyor.
Usta öğreticiler görünmez kılınıyor.
Ataması yapılmayan öğretmenler, umutlarını takvim yapraklarına asıyor.
Bu sessizlik; bir ihmalin, bir görmezden gelmenin, bir tercih meselesinin sonucudur. Ve her sessizlik gibi, bedeli gelecekte çok daha ağır ödenir. Çünkü eğitim sustuğunda yalnızca okullar değil, hayaller de kapanır.
Bir ülke üretmek istiyorsa önce öğretmelidir.
Bir ülke ayakta kalmak istiyorsa emeği yüceltmelidir.
Bir ülke yarını düşünüyorsa, bugünün öğretmenini, ustasını, öğrencisini yalnız bırakmamalıdır.
Bugün eğitimde, sağlıkta, istihdamda kamusal sorumluluğun geri çekildiği her adım; halktan uzaklaşan bir düzeni büyütür. Oysa devletin görevi sessiz kalmak değil, sesi duyulmayanın yanında durmaktır.
Bu bir talep değil, bir hatırlatmadır:
Sessiz kalan eğitim, sessizleşen bir geleceğin habercisidir.
Erkan Sezgin
Gazeteci köşe yazarı



Yorumlar