Gazeteci Erkan Sezgin Yazdı: Bursa Depremle Gerçekten Yüzleşti mi?
- Mert Morava

- 2 Şub
- 2 dakikada okunur
Depremin üzerinden bir yıl geçti ama sorular hâlâ ortada.
Gazeteci Erkan Sezgin, Bursa üzerinden Türkiye’nin depremle yüzleşme sınavını yazdı.

Aşağıda yer alan analiz, gazeteci ve köşe yazarı Erkan Sezgin tarafından Kulishaber16’ya özel olarak gönderilmiş olup, herhangi bir editoryal müdahalede bulunulmadan yayımlanmıştır.
2025’ten 2026’ya bir yıl geçti. Takvim değişti, manşetler değişti, gündemler değişti.
Ama deprem gerçeği yerinde duruyor.
Asıl soru şu: Biz bu bir yıl içinde gerçekten ne yaptık?
Depremden sonra herkes konuştu. Yetkililer konuştu, uzmanlar konuştu, ekranlar doldu taştı. “Ders aldık” denildi, “Bir daha yaşanmayacak” denildi, “Önlemler alınıyor” denildi.
Peki sonuç?
Aynı sokaklarda aynı binalar duruyor. Aynı kaçak katlar görmezden geliniyor. Aynı denetimsizlik devam ediyor. Aynı imar afları hâlâ konuşulabiliyor. Bir yıl geçti ama cesur bir yüzleşme göremedik.
Toplumsal bilinç sadece deprem günü paylaşılan siyah zeminli mesajlar değildir. Toplumsal bilinç, rahatsız edici sorular sormayı gerektirir.
Ve o soruları yüksek sesle sormak zorundayız: Neden hâlâ riskli binalarda yaşamaya mecbur bırakılıyoruz?
Neden sağlam yapı bir lüks gibi sunuluyor?
Neden denetim, felaket sonrası hatırlanıyor? Neden rant, insan hayatının önünde duruyor?
Deprem öldürmez.
Bunu artık herkes biliyor. Ama bilmek yetmiyor.
Bilip de yapmamak, ihmaldir.
Görüp de susmak, ortaklıktır. Unutmak ise yeni felaketlere davetiyedir.
Bu bir yıl içinde toplum olarak da kendimizi sorgulamalıyız. Kaçımız yaşadığı binayı gerçekten sorguladı?
Kaçımız “bana bir şey olmaz” rahatlığını terk etti?
Kaçımız yanlış yapılan bir şeye itiraz etti? Hep devleti, belediyeleri, kurumları işaret ediyoruz.
Evet, onların sorumluluğu büyük.
Ama toplum susarsa, yanlışlar kök salar.
Depremle yaşamayı öğrenmek demek, alışmak demek değildir.
Kabullenmek hiç değildir. Israrla, inatla, sürekli olarak önlem talep etmek demektir.
Bir yıl geçti. Ama bu yıl, hazırlık yılı olmadıysa bu suskunluğun bedelini bir sonraki depremde öderiz.
Ve o gün geldiğinde, “neden önlem alınmadı” sorusu artık sadece yöneticilere değil, hepimize sorulur.
Çünkü gerçek şu: Deprem bir doğa olayıdır. Ama felaket, ihmalin ürünüdür.
Ve evet, tekrar söylemek gerekiyor: Deprem değil, ihmal öldürür.
Erkan Sezgin
Gazeteci – Köşe Yazar
DERİN BAKIŞ
Bu değerlendirme yalnızca bir köşe yazısı değil; şehir hakkı, sosyal adalet ve güvenli yaşam meselesi olarak ele alınmalı. Çünkü bu sadece bir deprem meselesi değil, Bursa’da kent planlama anlayışı ve insan hayatına verilen değer meselesi.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın deprem politikaları, kent planlama anlayışı ve toplumsal yaşamı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Soru hâlâ ortada duruyor:Bursa, bir sonraki deprem gelmeden bu sessizliği bozabilecek mi?
benzer içeriklere göz atın










Yorumlar