İznik’te “Ekümenik” Gerilim: Zafer Partisi’nden Egemenlik Uyarısı
- Mert Morava

- 8 May 2025
- 1 dakikada okunur

Türkiye’nin tarihsel kimliği ve ulusal egemenlik hassasiyetleri yeniden gündemde. Bu kez tartışmanın adresi İznik… Fener Rum Patrikhanesi’nin, İznik’te düzenlemeyi planladığı ve “ekümenik” sıfatıyla tanımlanan etkinlik, Zafer Partisi cephesinden sert tepkiyle karşılandı. Parti adına açıklama yapan Genel İdare Kurulu Üyesi Mahmut Kara, bu organizasyonu yalnızca bir dini anma olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine dönük siyasi bir mesaj olarak yorumladı.
🛑 "İznik Türk’tür, Türk kalacaktır"
Mahmut Kara’nın yazılı açıklamasında, Lozan Antlaşması’na ve üniter devlet yapısına açıkça vurgu yapıldı. Etkinliğin, 1700. yıl gerekçesiyle uluslararası meşruiyet arayışı taşıdığına dikkat çeken Kara, “Bu dayatmayı Türk milleti olarak reddediyoruz” dedi. Kara’ya göre bu tür organizasyonlar, sadece tarihî değil, aynı zamanda jeopolitik anlamlar taşıyan hassas girişimler.
🔥 “Sessiz kalmak ihanettir”
Kara, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında benzer bir girişimi kararlılıkla durdurduğunu hatırlatarak, aynı duruşun bugün de sergilenmesi gerektiğini vurguladı:“Milletimizin onuru, devletimizin bağımsızlığı söz konusu olduğunda sessiz kalmak ihanettir.”Bu sözler, Zafer Partisi'nin etkinliği yalnızca politik düzlemde değil, milli bir mesele olarak gördüğünün de göstergesi.
📣 İznik’te Protesto Çağrısı: “Kuvay-i Milliye Ruhuyla…”
Zafer Partisi, 10 Mayıs Cumartesi günü saat 14:00’te İznik’te yapılacak olan etkinliğe karşı demokratik tepkilerini göstermek isteyen vatandaşları alana davet etti.“Atatürk’ün izinde, Kuvay-i Milliye ruhuyla milletimize sahip çıkacağız” ifadesiyle çağrısını duyuran parti, toplumsal muhalefeti sokağa yansıtmaya hazırlanıyor.
🧭 Olayın Ardında Ne Var?
Söz konusu “ekümenik” etkinlik, dini bir çerçevede organize edilse de, uluslararası hukukta Fener Rum Patrikhanesi’nin statüsüne dair süregelen tartışmalar açısından oldukça kritik. Türkiye, Patrikhaneyi yalnızca İstanbul’daki Rum Ortodoks toplumu ile sınırlı bir dini kurum olarak tanırken, bazı dış aktörler bu yapıyı "ekümenik" (evrensel) otorite olarak tanımlama eğiliminde.
Zafer Partisi’nin tepkisi, bu statü tartışmasına karşı millî egemenlik temelinde bir direniş niteliği taşıyor.










Yorumlar