İmar Yasasındaki Kaos Ne Anlama Geliyor? İbrahim Hacıoğlu’nun Eleştirileri Neler?
- Mert Morava

- 5 Oca
- 2 dakikada okunur
İmar yasasındaki gecikmeler ve yıkım kararları tartışma yaratıyor. İbrahim Hacıoğlu, hukuksuzlukları eleştirerek “Bu hukuksuzluğu toleransla karşılamayacağız!” mesajını verdi.

İmar Yasası Uygulamasında Kaos
İmar Yasası’ndaki gecikmeler ve merkezi hükümetin belirsiz politikaları, şehirlerde kaos yaratıyor. İbrahim Hacıoğlu, bu durumun ne belediyelerin ne de yerel yönetimlerin tek sorumluluğu olmadığını belirterek, sorunun asıl kaynağının merkezi hükümetin eksik planlamaları olduğunu vurguladı.
İmar Barışı: Güven ve Çelişki
2018’de çıkarılan İmar Barışı düzenlemesi, vatandaşlara umut verirken, bugün yıkım tehditleriyle çelişkili bir duruma dönüşmüş durumda. Hacıoğlu, devletin verdiği sözleri yerine getirmediğini ve yıkım tehditlerinin toplumsal güveni zedelediğini söyledi:
“Devlet yapıların yasal hale gelmesini vaat etti, para topladı, ancak bugün ‘Yıkacağım!’ diyor. Bu nasıl bir düzen?”
Belediyelere Sert Mesaj: Hukuk ve Vicdan
Hacıoğlu, belediyelerin plansız yıkım kararlarını eleştirerek, bunun hukuki ve vicdani açıdan yanlış olduğunu belirtti. Dar gelirli vatandaşların mağduriyetini artıran bu uygulamaların toplumu kutuplaştırdığını ifade etti.
Siyasi Baskılar ve Belediye Bağımsızlığı
CHP’li belediyelerin merkezi hükümet baskısı altında hareket etmek zorunda kaldığını söyleyen Hacıoğlu, siyasi hesapların halkın sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı. Belediyelerin bağımsız duruş sergileyip çözüm odaklı projeler üretmesi gerektiğini belirtti.
Toplumsal Yıkım ve Vicdanlı Çözümler
İmar yasası ve yıkım süreçlerinin sadece hukuki değil, toplumsal yıkıma yol açtığını söyleyen Hacıoğlu, dar gelirli kesimlerin yıllarca yaşadıkları evlerinden edilmesinin toplumsal travmaya yol açtığını belirtti.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde imar politikaları ve yerel yönetim uygulamaları açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Çözüm Önerileri: Adalet ve Planlama
Hacıoğlu, sorunların çözümü için yerel yönetimlerin merkezi hükümetle iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Çözüm süreci tüm toplumu kapsayan, hukukun üstünlüğünü esas alan bir reform olarak planlanmalı. “Ceza değil, adalet istiyoruz; laf değil, plan istiyoruz!” mesajını verdi.
Derin Bakış
İmar yasası uygulamalarındaki aksaklıklar ve yıkım kararları, sadece bireyleri değil, toplumun devlete güven duygusunu ve toplumsal istikrarı de etkiliyor. Hacıoğlu’nun çağrısı, hukukun üstünlüğü ile vicdani çözümlerin bir arada yürütülmesi gerektiğini gösteriyor.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde şehirleşme ve merkezi-yerel yönetim ilişkileri açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Daha önceki ilgili içeriklere göz atın:










Yorumlar