İrfan Özen’den Erozyon Haftasında Kritik Mesaj: Kuraklık ve Gıda Tehlikesi Kapıda
- Mert Morava

- 19 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Türkiye’m Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, TEMA Vakfı’nın 17–30 Kasım Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında düzenlediği etkinliğe katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Bu yılki teması “Kuraklık ve Gıda Güvenliği” olarak belirlenen etkinlikte, toprağın su, gıda ve iklim döngüsündeki kritik rolü yeniden vurgulandı.
TEMA Vakfı Mustafakemalpaşa İlçe Sorumluluğu ile Yüzbaşı Sabri Bey Mahalle Sorumluluğu tarafından 19 Kasım 2025’te Adnan Menderes Meydanı’nda açılan stant yoğun ilgi gördü. Etkinliğe Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Derya Deniz Kanar, siyasi parti temsilcileri, PAŞADER Başkanı Murat Tunçel, dernek yöneticileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ziyaretçilere TEMA gönüllüleri Rasim Balaban ve Ezel Tuna tarafından kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı.
Etkinlikte yapılan konuşmalarda, dünyanın her saniye 1.260 ton, yani 42 kamyon dolusu verimli toprağı erozyonla kaybettiği hatırlatıldı. Bu kaybın yalnızca toprak değil, su ve gıda güvenliği açısından da büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Türkiye’de son yıllarda kurak alanların %5,5 arttığı, iklim değişikliğinin yağış rejimlerini bozarak toprak sağlığını giderek zayıflattığı aktarıldı.
Tarımda kullanılan su oranının dünyada %70, Türkiye’de ise %77 seviyesinde olduğuna dikkat çekilirken, aşırı sulama, yanlış tarım uygulamaları, kimyasal gübreler ve pestisitlerin hem toprak ekosistemine hem de su kaynaklarına zarar verdiği ifade edildi. Bilgilendirmede, “500 yılda oluşan 1 santimetre toprağın, Türkiye’de 16 yılda yok olduğu” vurgulandı.
Bilimsel verilere göre dünya topraklarının %33’ünün bozulmuş durumda olduğu, mevcut gidişatın sürmesi hâlinde bu oranın 2050’de %90’a ulaşacağı belirtildi. Kuraklığın her geçen yıl arttığı, toprak sağlığının giderek düştüğü ve dünya genelinde kurak alanların son 30 yılda 4,3 milyon km² büyüdüğü kaydedildi.
Etkinlikte öne çıkan mesaj ise netti: “Toprak yoksa su yok, su yoksa gıda yok.”
Toprağın karbonu tutarak iklim krizinin etkilerini azalttığı, yağışların büyük bölümünü depolayarak pınarları ve akarsuları beslediği, dolayısıyla çözümün merkezinde yine toprağın yer aldığı vurgulandı.
🔎 Derin Bakış
Erozyon, kuraklık ve toprak kaybı artık sadece çevresel bir sorun değil; gıda güvenliğinden ekonomik istikrara, kırsal yaşamdan kentleşmeye kadar geniş bir yelpazeyi etkileyen toplumsal bir mesele hâline geliyor. Türkiye gibi tarımsal üretime bağımlı ülkelerde bu kayıplar erken fark edilmezse, geleceğin en büyük kriz başlığı “gıdaya erişim” olabilir.
Peki, toplum olarak toprağın önemini yeterince kavrıyor muyuz ve sürdürülebilir tarım için gerekli dönüşümü hızlandırabilecek miyiz?










Yorumlar