top of page

“Çalışan Yoksullar Ülkesi Olduk” – İsmail Doru’dan Ekonomiye Dikkat Çeken Çıkış

“Çalışan Yoksullar Ülkesi Olduk” – İsmail Doru’dan Ekonomiye Dikkat Çeken Çıkış

İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, artan hayat pahalılığı ve gelir kaybının en ağır yükünü emekliler ile işçilerin taşıdığını belirterek ekonomik tabloya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Doru, asgari ücretin altında kalan emekli maaşlarının “hayatın olağan akışına aykırı” olduğunu söyleyerek, 2008’de yürürlüğe giren ve kamuoyunda “SSK zulüm yasası” olarak anılan düzenleme kaldırılmadıkça kalıcı iyileşme sağlanamayacağını ifade etti.


“Emekliye Harçlık Değil Hak Verilsin”

Doru, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının seçim dönemlerinde verilen bayram ikramiyeleriyle giderilemeyeceğini belirterek şu sözlere yer verdi:


“Bu insanları yoksulluğa sürükleyip üç-beş kuruşluk harçlıklarla oyalanmalarını beklemek ne adil bir yönetim anlayışıdır ne de sağlıklı bir sosyal politika yaklaşımıdır. Emekliye sadaka değil; yıllarca ödedikleri primlerin karşılığı olan hakları verilsin.”


Asgari Ücret Tartışması: “Kur Korumalı Olmak Zorunda”

Yıl sonu yaklaşırken yeniden gündeme gelen asgari ücret belirleme sürecini de eleştiren Doru, görüşmelerin “gereksiz şekilde uzatıldığını” öne sürdü.


“Ülkeyi yönetmek kolay ama asgari ücreti belirlemek zor öyle mi?Aylardır hesap yapıyorlar. Bu süreç hem zaman kaybı hem de halkın sabrıyla oynuyor. Asgari ücret kur korumalı olmak zorundadır.”


Doru ayrıca, komisyon üyelerinin toplum gerçeklerinden uzak olduğunu savunarak, “Asgari ücreti belirleyenlerin maaşı 200 bin TL. Halkın halinden nasıl anlasınlar?” dedi.


“İşçi Açlık Sınırında, Çalışan Yoksullar Ülkesi Gerçeği”

Ekonomik koşulların insan onurunu zedeleyen bir noktaya geldiğini söyleyen Doru, Türkiye’de milyonlarca kişinin artık yalnızca yaşam mücadelesi değil, “hayatta kalma savaşı” verdiğini dile getirdi.


“Her gün işe giden milyonlarca emekçi günü borçla kapatıyor. İnsanlar kira, fatura, gıda ve ilaç arasında sıkışmış durumda. Devletin görevi vatandaşını ezdirmek değil, refah içinde yaşatmaktır.”


Doru’nun açıklamaları, ekonomik eşitsizlik ve sosyal politikalar üzerine yapılan tartışmalara yeni bir boyut kazandırırken, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Derin Bakış

Ekonomik Gerginlik Toplumsal Güveni Nasıl Etkiliyor?

Ekonomik kriz dönemlerinde en kırılgan kesimlerin işçiler ve emekliler olması, gelir dağılımındaki adaletsizliği daha görünür hale getiriyor. Bu tür sert açıklamalar, toplumun ekonomik beklentilerini ve sosyal politikalara yönelik eleştirilerini yansıtıyor.


Peki, ekonomik baskı arttıkça sosyal adalet taleplerinin siyasetteki karşılığı nasıl şekillenecek?

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page