Köylerin Malları Geri Verilecek mi? Sarıbal’dan TBMM’ye Yeni Teklif
- Mert Morava

- 9 Şub
- 2 dakikada okunur
6360 sayılı kanunla tüzel kişiliği kaldırılan köylerin yeniden ihyası için CHP’li Orhan Sarıbal’ın TBMM’ye sunduğu kanun teklifi, köylünün mal varlıklarının iadesini amaçlıyor.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 6360 sayılı Büyükşehir Yasası kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan köylerin yeniden ihyası ve köylünün elinden alınan ortak malların iadesini hedefleyen kanun teklifinin TBMM’ye sunulduğunu açıkladı. Sarıbal, düzenlemenin sadece bir idari düzenleme olmadığını; köylünün emeğinin, toprağının ve geleceğinin gasp edilmesine yol açan bir süreç olduğunu söyledi.
“Köylerin tüzel kişiliği giderilirken ortak mallara el konuldu”
Sarıbal, 6360 sayılı kanunla binlerce köyün bir gecede tüzel kişiliğini kaybettiğini hatırlatarak, bu sürecin yalnızca idari bir değişiklik olarak sunulmasının gerçeği gizlediğini ifade etti. Sarıbal, “Köylerin tüzel kişiliği kaldırılırken, köylünün imeceyle, alın teriyle, yıllar boyunca biriktirdiği ortak mallarına da el konuldu” dedi.
Köy meraları, tarlalar, taşınmazlar ve ortak kullanım alanlarının köylünün rızası alınmadan belediyelere devredildiğini belirten Sarıbal, bunun “kamusal hizmet” kisvesiyle yapıldığını ancak sonuçlarının tamamen farklı olduğunu vurguladı.
“Kırsal alanlar rant projelerine açıldı”
Sarıbal, devir sürecinin ardından köylerin yaşam alanlarının, üretim sahalarının ve ortak mallarının sanayi ve ticari projelere açıldığını söyledi. “Köylünün yaşam alanları, üretim sahaları ve ortak malları; sanayiye, ticari projelere ve betonlaşmaya kurban edildi” diyen Sarıbal, bu sürecin tarımsal üretimi zayıflattığını ve kırsal yoksulluğu derinleştirdiğini belirtti.
Bu durum, Bursa’daki kırsal yerleşimler açısından da önemli bir uyarı. Çünkü köylerin tarımsal üretimi, kentlerin gıda güvenliği ve yerel ekonominin sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol oynuyor.
Kanun teklifi neleri değiştiriyor?
Sarıbal, TBMM’ye sunulan kanun teklifinin detaylarını paylaştı. Buna göre, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Ek 3’üncü maddesi kapsamında “kırsal mahalle” niteliği taşıdığı tespit edilen yerleşimlerin, herhangi bir idari işleme gerek kalmaksızın yeniden köy statüsüne kavuşması hedefleniyor.
Ayrıca, köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasıyla ilçe belediyelerine ya da diğer kamu idarelerine devredilen taşınır ve taşınmaz mallar, hak ve alacaklar yeniden köy tüzel kişiliğine iade edilecek. Bu düzenleme, köylünün mülkiyet hakkının yeniden tesis edilmesi anlamına geliyor.
Karacabey Hürriyet Köyü: Bir örnek, yüzlerce hikaye
Sarıbal, Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Hürriyet Köyü’nü örnek göstererek, yaşananların Türkiye genelindeki benzer mağduriyetlerin simgesi olduğunu söyledi. “Hürriyet Köyü’nde köylünün parasıyla alınan ortak araziler, köyün iradesi yok sayılarak bir gecede belediye mülkü haline getirildi” dedi.
Bu alanların tarımsal üretimden koparılarak sanayi ve rant projelerine açıldığını belirten Sarıbal, benzer örneklerin ülke genelinde yüzlerce köyde yaşandığını ifade etti.
“Bu bir köy kıyımıdır”
Sarıbal, Hürriyet Köyü örneğinin münferit olmadığını, Türkiye’nin dört bir yanında benzer mağduriyetlerin yaşandığını vurguladı. “Bu bir köy kıyımıdır. Bu, köylüyü toprağından koparma, tarımı tasfiye etme ve kırsalı sermayeye açma politikasıdır. Yüzlerce köy aynı kaderi paylaşıyor” dedi.
“Toprak köylünündür, geri alacağız”
Açıklamasını sert sözlerle tamamlayan Sarıbal, köylünün iradesini yok sayan anlayışa karşı mücadele edeceklerini söyledi. “Köylerimizi, meralarımızı, ortak mallarımızı geri alacağız. Toprak köylünündür, rantın değil” diyerek, adaletsiz düzenin hem Meclis’te hem sahada teşhir edileceğini belirtti.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın kırsal politikaları, tarımsal üretim ve yerel kalkınma anlayışı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Derin Bakış
Bursalılar açısından bakıldığında, köy yasası tartışması sadece “idari bir düzenleme” değil; şehir hakkı, tarımın geleceği ve toplumsal adalet meselesidir. Kırsal alanların mülkiyet yapısının değiştirilmesi, yerel üretimi ve yaşamı doğrudan etkiliyor. Bu durum, Bursa’nın kırsal yerleşimlerinde yaşayan yurttaşların “toprağa ve geleceğe dair güven” duygusunu zedeleyebilir. Bu sadece bir kanun teklifi değil, aynı zamanda kentlerin sürdürülebilirliği ve kırsal yaşamın korunması açısından kritik bir eşik.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın kırsal politikaları, tarımsal üretim ve yerel kalkınma anlayışı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
daha önceki benzer içeriklere göz at



Yorumlar