Kademeli Emeklilik Mağdurları İçin Çözüm Ne Zaman Gelecek?
- Mert Morava

- 9 Şub
- 3 dakikada okunur
Kademeli emeklilikte aynı prim ve emekle 17–20 yıl daha fazla çalışmaya zorlanan milyonlar için EMADDER Bursa temsilcisi Şimşek, “Bu düzen adaletsizlik” dedi.

Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Bursa İl Temsilcisi Gürkan Şimşek, kademeli emeklilik uygulamasının milyonlarca çalışanın hayatını derinden etkilediğini belirterek, sorunun teknik bir konu değil “adalet ve eşitlik” meselesi olduğunu vurguladı. Şimşek, aynı işte çalışan, aynı primi ödeyen ve aynı yükü taşıyan insanların yalnızca takvim farkı nedeniyle 17–20 yıl daha fazla çalışmaya zorlandığını belirterek, bunun “düzen” değil açık bir adaletsizlik olduğunu söyledi.
“Değişen sadece tarih, kaybeden milyonlar”
Şimşek, açıklamasında, “Değişen sadece tarihti. Ama sonuç, milyonlar için yıllarca süren bir kayıp oldu. Bunun adı düzen değil, açık bir adaletsizliktir” ifadelerini kullandı. Bu vurgu, kademeli emeklilikteki sorunun sadece bir teknik düzenleme değil, toplumsal eşitlik ve hak kaybı boyutuna sahip olduğunu gösteriyor.
Bu durum, Bursa’daki çalışanlar açısından da bir “gelecek güvencesi” sorunu haline geliyor. Çünkü çalışma hayatının son dönemlerinde yaşanan belirsizlik, bireylerin hem ekonomik hem de psikolojik olarak zorlanmasına yol açıyor.
“EMADDER bağımsızdır, yanlış algılara izin verilmeyecek”
Şimşek, son dönemde dernek hakkında ortaya atılan “federasyon bağlantısı” iddialarına da yanıt verdi. EMADDER’in hiçbir federasyonla bağının olmadığını söyleyen Şimşek, mücadelenin tamamen bağımsız şekilde yürütüldüğünü belirtti. Basın kuruluşlarına da çağrıda bulunan Şimşek, EMADDER’in adının başka yapılarla ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bu açıklama, kamuoyunda doğru bilginin yerleşmesi açısından önem taşıyor. Çünkü derneğin bağımsızlığı, taleplerin siyasi bir gündem oyunu değil, hak temelli bir mücadele olduğunu güçlendiriyor.
“Bu ne popülizm ne gündem oyunu”
Şimşek, kademeli emeklilik talebinin farklı alanlara çekilmek istendiğini belirterek, bunun kesin bir dille reddedildiğini ifade etti. “Bu mesele ne popülizmdir ne de bir gündem oyunu. Bu, yıllardır ötelenen bir adalet meselesidir” dedi.
Bu noktada, Bursa’daki emekçi kesim için bu tartışmanın “şehrin sosyal dokusuna” etkisi büyük. Çünkü emeklilik, sadece bireysel bir hak değil, ailelerin geleceğini doğrudan etkileyen bir güvence.
“EYT bir tercihti, kademeli emeklilik de çözülebilir”
Şimşek, EYT düzenlemesine de dikkat çekti. “Yüzyılın depremi yaşanmışken dahi EYT yasası çıkarıldı. İstenirse ‘deprem oldu, EYT iptal’ denebilirdi; ama denilmedi” diyerek, EYT’nin siyasi bir tercih olduğunu savundu.
Şimşek, EYT’nin kamuoyuna “bir anda emeklilik” algısıyla sunulduğunu ve bunun kademeli emeklilik tartışmalarına bilinçli bir manipülasyonla yansıtıldığını belirtti. 38–43 yaş aralığında emekliliklerin gerçekleştiğini hatırlatan Şimşek, bu gerçeğin yok sayılamayacağını söyledi.
Bu bölüm, Bursa’daki emekçi kesimin “eşitlik” talebinin yalnızca bir grup değil, tüm toplum için geçerli olduğunu ortaya koyuyor.
“Oyalama bitti, görmezden gelme devri kapandı”
Şimşek açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:“Oyalama bitti. Bahaneler tükendi. Görmezden gelme devri kapandı. 1 güne, 1 aya, 1 yıla karşılık 17–20 yıl kaybettirilen milyonların talebi son derece nettir: Adalet, ölçü ve kademeli geçiş.”
Bu ifade, kamuoyunda bir “bekleme süreci” değil, artık somut adımların atılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, Bursa’da da bu taleplerin giderek güçlenmesi beklenebilir.
“Söz emekçinin, çözüm kademede”
Şimşek, mücadelenin erken emeklilik isteği olmadığını belirterek, bunun anayasal eşitlik ve hak gaspının sona ermesi çağrısı olduğunu söyledi. “Çözüm masada değilse sokakta, sokakta değilse sandıkta konuşulur” sözleriyle kararlılığını ortaya koydu.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın sosyal adalet ve çalışma yaşamı politikaları açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın sosyal adalet politikaları, çalışma barışı ve yurttaş hakları açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Derin Bakış
Bursalılar açısından bakıldığında, kademeli emeklilik meselesi sadece “emeklilik yaşı” değil; şehir hakkı, sosyal adalet ve geleceğe güven sorunudur. Aynı iş, aynı prim ve aynı sorumluluğa rağmen sadece takvim farkı nedeniyle yıllarca daha fazla çalışmak zorunda bırakılan milyonların durumu, Bursa’da iş güvencesi ve eşitlik taleplerinin de yeniden gündeme gelmesine yol açıyor. Bu sadece bir yasal düzenleme değil, toplumsal barış ve çalışma barışı açısından da kritik bir eşik.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın sosyal adalet politikaları, çalışma barışı ve yurttaş hakları açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
daha önceki benzer içeriklere göz atın



Yorumlar