top of page

Kadına Şiddet Neden Durdurulamıyor? İYİ Parti’den Çarpıcı Sorular

25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde İYİ Parti’nin açıklaması

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında açıklama yapan İYİ Parti Bursa Kadın Politikaları İl Başkanı Sevilay Önder ve ilçe kadın başkanları, Türkiye’de her geçen yıl artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek sert bir tepki gösterdi. Önder, artık rakamların değil, gerçek hayatların kaybedildiğini vurguladı ve topluma güçlü bir çağrı yaptı.


“Kadınlar korkarak değil, özgürce yaşamalı”

Sevilay Önder, açıklamasının ilk bölümünde Türkiye'nin kadın cinayetleri tablosuna dikkat çekerek sözlerine şöyle başladı:


“Her gün bir kadın daha aramızdan koparılıyor. Bu sadece istatistik değil; bir annenin, bir kız kardeşin, bir komşunun yok oluşu. Kadınların güvenle yaşama hakkını kimse elinden alamaz. Buna izin vermeyeceğiz.”


Önder, kadınların yaşam hakkının toplumun en temel değeri olduğunu vurguladı ve “Kadın yaşarsa aile yaşar, toplum yaşar, Türkiye yaşar” sözleriyle mücadele kararlılığını dile getirdi.


“Bu bir anma günü değil; her gün yeniden yaşanan acıların adıdır”

İYİ Parti Kadın Politikaları İl Başkanı, 25 Kasım’ın sadece bir farkındalık günü değil, ülkede yıllardır devam eden acı tablonun sembolü olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

“Bugün bir anma günü değil, bu ülkede her gün yeniden yaşanan acının adıdır. Kadınlar susturuluyor, yok sayılıyor ve öldürülüyor. Artık yeter.”


2025’in acı tablosu: 482 kadın öldürüldü

Önder, 2025 yılına ait çarpıcı verileri kamuoyuyla paylaştı:

  • 482 kadın hayatını kaybetti.

  • Kadınların %65’i kendi evlerinde öldürüldü (geçen yıl oran %57).

  • Koruma kararı olmasına rağmen öldürülen 9 kadın var.


Önder bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Bir kadının en güvende olması gereken yer olan ev, mezarına dönüşüyor. Devlet ‘seni koruyacağım’ diyor ama koruma kararı kağıt üzerinde kalıyor.”


“Bu bireysel bir mesele değil; sorumlusu siyasettedir”

Kadına yönelik şiddetin sosyal ve siyasi boyutlarına dikkat çeken Önder, üç yapısal sorunu şöyle sıraladı:

  1. Kadını eşit birey olarak görmeyen zihniyet,

  2. Cezasızlığı besleyen adalet sistemi,

  3. Etkisiz koruma mekanizmaları.


Önder, kadınların yaşam tercihlerinin hâlâ “erkek tahakkümü” tarafından sınırlandırıldığını belirtti:

“Kadının kıyafeti, işi, eğitim hayatı, boşanma kararı bahane ediliyor. Bu bahaneler kadınların mezar taşına yazılıyor.”


“İktidara soruyoruz: Neden kadınları koruyamıyorsunuz?”

Açıklamada siyasal iktidara yönelik kritik sorular yöneltildi:

  • Caydırıcı cezalar neden hâlâ yok?

  • TBMM neden acil toplanmıyor?

  • Haksız tahrik ve iyi hâl indirimleri neden kaldırılmıyor?

  • Koruma kararları neden uygulanmıyor?

  • Kadını korumakla yükümlü kurumlar neden işlemiyor?


Önder, TBMM Kadına Yönelik Şiddet Komisyonu raporunun 4,5 ay önce sunulmasına rağmen hiçbir adım atılmadığını hatırlatarak:


“O günden bu yana 106 kadın daha öldürüldü. Bu bile başlı başına bir vicdan muhasebesidir.”

dedi.


“Çözüm var ve zor değil”

Şiddetin önlenebilir olduğunu söyleyen Sevilay Önder, dünya genelinde başarı sağlamış yöntemleri sıralayarak Türkiye’de de uygulanabileceğini vurguladı:

  • Etkin ve hızlı işleyen koruma sistemi,

  • Elektronik kelepçe zorunluluğu,

  • Acil müdahale ekipleri,

  • Ağırlaştırılmış cezalar,

  • Kadına yönelik şiddet davalarında ihtisas mahkemeleri,

  • Uzman kolluk birimleri,

  • Fail odaklı rehabilitasyon programları.

“Bu adımlar için gereken tek şey irade ve siyasi cesarettir.”


İYİ Parti’nin mücadele politikası

Önder, partisinin yıllardır sürdürdüğü çalışmaları hatırlatarak:

  • Kadına yönelik şiddet çalıştaylarının yapıldığını,

  • TBMM’ye kapsamlı öneriler sunulduğunu,

  • Bakanlıklara ve STK’lara raporlar iletildiğini,

  • Ülke genelinde kadın buluşmaları düzenlendiğini

ifade etti.


“Biz bu mücadeleyi yılın 365 günü sürdürüyoruz. Kadın güçlendirilmeden şiddet bitmez.”


Üç kritik adım: “Bunlar yapılmadan kadınlar ölmeye devam eder”

Önder’in altını çizdiği üç temel politika:

  1. Kadının statüsünün güçlendirilmesi ve eşit temsil,

  2. Haksız tahrik ve iyi hâl indirimlerinin tamamen kaldırılması,

  3. Koruyucu–önleyici mekanizmaların hızlı işleyeceği bir sistem kurulması.


“Kadınlar yaşamalı; çünkü kadın yaşarsa Türkiye yaşar”

Açıklamanın sonunda Önder şu güçlü sözleri paylaştı:


“Bu ülkede hiçbir kadın yalnız yürümeyecek. Kadınları yaşatamayan bir ülke geleceğini yaşatamaz. Biz değiştirmeye kararlıyız. Kadın yaşayacak, Türkiye değişecek.”

Derin Bakış

Toplum Neden Değişemiyor? Şiddetin Kökü Daha Derinde Olabilir mi?

Kadına yönelik şiddet her yıl artarken, rakamların ötesinde çok daha derin bir toplumsal sorunla karşı karşıya olduğumuz görülüyor. Uzmanlara göre şiddeti besleyen zihniyet dönüşmediği sürece yasal düzenlemeler tek başına yeterli olmayacak. Aile yapısından eğitim sistemine, kültürel normlardan medyadaki temsil biçimlerine kadar toplumun her alanı bu sorunla doğrudan bağlantılı.


Peki sizce, kadına yönelik şiddeti gerçekten bitirecek olan şey nedir: Daha güçlü yasalar mı, yoksa toplumsal bir zihniyet devrimi mi?


Kadına yönelik şiddetle ilgili önceki haberimizi okumak için tıklayın:


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page