Kestel’de Bu Ölüm Önlenebilir miydi? Denetimsizlik mi Can Aldı?
- Mert Morava

- 31 Oca
- 2 dakikada okunur
Bursa Kestel’deki göçük faciası, iş güvenliği ve sosyal adalet tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Peki bu ölüm gerçekten bir kaza mıydı?

Bursa’nın Kestel ilçesinde meydana gelen göçük faciası, bir iş kazasının çok ötesinde soruları beraberinde getirdi. Denetimsizlik, plansız yapılaşma ve sosyal güvenlik açıklarının iç içe geçtiği olayda, 74 yaşındaki Aslan Kurtuluş enkaz altında kalarak hayatını kaybetti.
Olay, yalnızca bir can kaybı değil; yıllardır biriken ihmaller zincirinin acı bir sonucu olarak kamuoyunun gündemine oturdu.
Edinilen bilgilere göre, Kestel’in gelişime açık ve ilçenin önemli geçiş noktalarından biri olarak gösterilen bölgede sürdürülen yapılaşma çalışmaları sırasında göçük meydana geldi. Gürsu’da ikamet ettiği öğrenilen Aslan Kurtuluş’un, ileri yaşına rağmen geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda kaldığı ifade edildi.
Ancak asıl tartışma, bu çalışma alanının uzun süredir yeterli denetimden yoksun olduğu iddialarıyla başladı.
Göçük Nasıl Meydana Geldi?
Olayın ardından bölgeye sevk edilen Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, AFAD ve arama kurtarma ekipleri, yoğun çamur ve dengesiz zemin koşullarına rağmen saatlerce zamana karşı yarıştı. Beton ve demir yığınları arasında sürdürülen çalışmalar, facianın boyutunu gözler önüne serdi.
Buna rağmen tüm müdahalelere karşın Aslan Kurtuluş kurtarılamadı.
❓ Bu Ne Anlama Geliyor?
Kestel’de yaşanan bu olay, yalnızca bir iş kazası olarak mı değerlendirilmeli, yoksa daha derin bir ihmal zincirinin sonucu mu? Uzmanlar, özellikle yaşlı iş gücünün ağır ve riskli işlerde çalışmak zorunda kalmasının sosyal güvenlik sistemine dair ciddi bir uyarı niteliği taşıdığı görüşünde.
Asıl soru şu: Bu koşullar gerçekten kaçınılmaz mıydı?
Siyasi Tepki: “Bu Bir Kaza Değil, İhmal”
Anahtar Parti Kestel İlçe Başkanı Serhan Aşar, olayın ardından yaptığı açıklamada sert ifadeler kullandı. Aşar, yaşananların öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu savunarak, sürecin plansız ve denetimsiz şekilde yürütüldüğünü dile getirdi.
Aşar, “Kontrolsüz ve denetimsiz bir yapılaşma anlayışı, bugün bir cana mal oldu. Bu bir kaza değil, açık bir ihmaldir” değerlendirmesinde bulundu.
“74 Yaşında Bir Yurttaş Neden Hâlâ Çalışmak Zorunda?”
Aşar’ın açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri, 74 yaşındaki bir yurttaşın hâlâ ağır iş koşullarında çalışmak zorunda kalması oldu.
Bu durumun yalnızca iş güvenliği değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu vurgulayan Aşar, “Bu tablo, sosyal devlet anlayışının sorgulanması gerektiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Buna rağmen benzer risklerin farklı bölgelerde devam ettiği yönündeki iddialar, endişeleri artırıyor.
“Bu Olayın Üzeri Kapatılmamalı”
Aşar, olayın takipçisi olacaklarını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Sorumluların tespit edilmesi ve ihmali bulunan herkesin hukuki süreçle karşı karşıya kalması gerektiğini ifade etti.
Bu çağrı, Kestel’de yaşanan facianın yalnızca yerel değil, Bursa genelinde iş güvenliği ve denetim mekanizmalarını yeniden gündeme taşımasına neden oldu.
🔍 DERİN BAKIŞ | ALGORİTMA ÇAPASI
Kestel’de yaşanan bu facia sadece bir iş kazası değil; şehir hakkı, sosyal adalet ve güvenli çalışma koşulları meselesi olarak da okunmalı. Özellikle Bursa gibi sanayi ve yapılaşmanın yoğun olduğu kentlerde, denetimsiz projeler yalnızca bugünü değil, kentin geleceğini de tehdit ediyor.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın kent planlama politikaları, iş güvenliği yaklaşımı ve toplumsal yaşamı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Peki, bu acı deneyim gerçekten bir dönüm noktası olacak mı?




Yorumlar