Mudanya’da İmar Fırtınası: Vicdan mı, Beton mu Kazanacak?
- Mert Morava

- 21 Şub
- 2 dakikada okunur
Mudanya’da bağ evi ve köy yerleşimlerine yönelik yıkım kararları büyük tartışma yarattı.
İbrahim Hacıoğlu, hukuki değil vicdani çöküş uyarısı yaptı.

Bursa’nın Mudanya ilçesinde alınan yıkım kararları, hem köy yerleşimlerini hem de bağ evlerini kapsayarak gündemde tartışma yaratıyor. İbrahim Hacıoğlu adına yapılan açıklamalarda, kararların teknik değil, doğrudan adalet ve barınma hakkı ile ilgili olduğu vurgulandı. Hacıoğlu, “Halkın hafızası sandıktan büyüktür. Bu kararlar halkın vicdanında hükümsüzdür” ifadelerini kullandı.
Yıkımlar Hukuki mi, Vicdani mi?
Hacıoğlu, Mudanya’da bağ evi ve köy içi yapıların hedef alınmasına sert tepki gösterdi. Açıklamada, yıkım kararlarının hiçbir mahallenin özel olarak hedef alınmadığı ancak tüm uygulamaların eşitlik ve hukuk ilkelerine uygun şekilde takip edileceği belirtildi.
Buna rağmen toplumsal huzursuzluk artıyor. Yıkımların Ramazan ayına denk gelmesi ise ayrı bir tartışma başlığı oluşturuyor. Hacıoğlu, bunun “idari değil vicdani körlük” olduğunu savunarak, ailelerin psikolojik olarak yıpratıldığını vurguladı.
Belediyeye ve Siyasi Partilere Açık Soru
Açıklamada, sessiz kalan siyasi aktörlere yönelik sert mesajlar verildi:
“Bugün evler yıkılırken hangi taraftasınız?”
“Yarın seçim çalışmasında ne diyeceksiniz?”
“Evlerinizi yıktık, yine bizi seçin mi diyeceksiniz?”
Hacıoğlu, yaklaşan seçimler öncesi Mudanya halkının hem yıkanları hem de susanları not ettiğini ifade etti.
Yapı Kayıt Belgeleri ve Hukuki Güvenlik
Toplantıda Yapı Kayıt Belgesi sahiplerinin karşılaştığı iptaller, para cezaları ve yıkım kararları ele alındı. Hacıoğlu, belediyelerin planlama sorumluluğunu yerine getirmemesinin mağduriyetin temel nedeni olduğunu savundu.
İmar Barışı’nın bir af olmadığını, geçerli belgelerin iptalinin kazanılmış haklara müdahale anlamına geldiğini belirtti.
Toplumsal Güven Krizi
Deprem gerçeğine dikkat çeken Hacıoğlu, yapıların kayıt altına alınmasının kamu yararı açısından zorunlu olduğunu ifade etti. Ancak mevcut uygulamanın bireysel değil toplumsal bir güven krizine yol açtığını vurguladı.
Halkın devlete güveninin yeniden tesis edilmesi için kapsamlı yasal düzenleme çağrısı yapıldı.
Derin Bakış: Bu Sadece İmar Meselesi Değil
Bu sadece bir yıkım veya imar uygulaması değil; Mudanya’da sosyal adalet, şehir hakkı ve vicdan meselesi. Bağ evleri ve köy yerleşimleri üzerinden yürütülen uygulamalar, toplumsal dengeyi doğrudan etkiliyor.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın kırsal alan planlama politikaları, yerel yönetim anlayışı ve toplumsal yaşamı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
DAHA ÖNCEKİ BENZER İÇERİKLERE GÖZ ATIN



Yorumlar