top of page

Mudanya’da Yıkımlar Başlar mı? İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Kritik Uyarılar

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Mudanya’da artan yıkım tehditlerine karşı “çözüm yıkım değil” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği

Mudanya’da uzun süredir devam eden imar belirsizliği, son dönemde yıkım söylentileriyle birlikte yeniden gündemin merkezine yerleşti. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Demokrat Parti İl Başkanlığı’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yaptığı açıklamalarda, hem yerel yönetimleri hem de merkezi idarenin imar politikalarını sert sözlerle eleştirdi.


Hacıoğlu, Mudanya özelinde yaşanan sürecin yalnızca yerel bir problem olmadığını vurgulayarak, Türkiye genelinde benzer sorunlarla karşı karşıya kalan milyonlarca vatandaşa dikkat çekti. Ruhsat alamayan, mevcut yapısında küçük bir düzenleme yapan ya da kırsal alanda barınma ihtiyacını karşılamaya çalışan yurttaşların, yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.


“Çözüm Yıkım Değil, Planlamadır”

İbrahim Hacıoğlu’na göre yaşanan krizin temelinde plansızlık yatıyor. 2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile birlikte köy statüsündeki birçok yerleşim alanının mahalleye dönüştürüldüğünü hatırlatan Hacıoğlu, bu değişimin beraberinde ciddi bir imar boşluğu oluşturduğunu söyledi.


Yasa gereği kısa sürede hazırlanması gereken imar planlarının yıllarca yapılmadığını belirten Hacıoğlu, bu süreçte vatandaşların adeta kaderine terk edildiğini savundu. Kırsalda yaşayan yurttaşların hayvancılık, tarım ya da barınma amaçlı yaptığı yapıların cezalar ve yıkım kararlarıyla karşılık bulmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.


Büyükşehir Yasası ve Kırsal Alan Gerçeği

Hacıoğlu’na göre Büyükşehir Yasası, kırsal yaşamı yok sayan bir anlayışla uygulandı. Köylerin şehir mantığıyla yönetilmeye çalışıldığını belirten Hacıoğlu, “Köylüye şehir kuralları dayatıldı ama şehir altyapısı sunulmadı” değerlendirmesinde bulundu.


İmar planı olmadan geçen yılların bedelinin bugün vatandaşa ödettirildiğini vurgulayan Hacıoğlu, “Plan yapmayanlar sorumluluktan kaçıyor, bedeli halk ödüyor” diyerek tepkisini dile getirdi.


İmar Barışı: Umuttan Hayal Kırıklığına

2018 yılında hayata geçirilen İmar Barışı düzenlemesi de Hacıoğlu’nun eleştirilerinin merkezinde yer aldı. İlk etapta çözüm umudu yaratan düzenlemenin, uygulama sürecinde ciddi sorunlara yol açtığını savunan Hacıoğlu, milyonlarca vatandaşın bugün “yanlış başvuru” gerekçesiyle mağdur edildiğini söyledi.


Başvuru yapan, ücret ödeyen ve yapı kayıt belgesi alan vatandaşların bugün yıkım tebligatlarıyla karşı karşıya kalmasının hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.


Mudanya’da Vatandaş Neden Cezalandırılıyor?

Mudanya’da imar planlarının uzun süredir tamamlanmaması, yapı yenileme ve güçlendirme çalışmalarını da durma noktasına getirdi. Hacıoğlu’na göre bu durum, özellikle dar gelirli vatandaşları daha da zor bir çıkmaza sürüklüyor.


“Evini yenileyemeyen, yaşanamaz hale gelen yapılar içinde hayatını sürdürmeye çalışan insanlar var” diyen Hacıoğlu, belediyelerin asli görevlerini yerine getirmediğini savundu.


“Yıkım Siyaseti Çöktü”

Hacıoğlu, cezalar ve yıkım kararlarıyla sorunların çözülemeyeceğini vurgulayarak, bu yaklaşımın toplumsal barışı zedelediğini söyledi. Sosyal belediyecilik anlayışının, vatandaşı korumayı esas alması gerektiğini belirten Hacıoğlu, mevcut uygulamaların bunun tam tersi yönde ilerlediğini dile getirdi.


Mudanya’da yaşananların Türkiye genelinde bir örnek teşkil ettiğini ifade eden Hacıoğlu, “Bugün Mudanya, yarın başka bir il” uyarısında bulundu.


Derneğin Talepleri Net

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin çözüm önerileri ise şu başlıklarda toplanıyor:

  • İptal edilen yapı kayıt belgelerinin güncellenmesi

  • Risk oluşturmayan yapıların kayıt altına alınması

  • Kırsal alanlarda tarım ve hayvancılık amaçlı yapılaşmanın yasal zemine kavuşturulması

  • Yıkım kararlarının geçici olarak durdurulması


Hacıoğlu, devletin mevcut yapıları yok etmek yerine kayıt altına alarak ekonomiye kazandırması gerektiğini savundu.

🔍 Derin Bakış: Bu Sadece İmar Sorunu mu?

Mudanya’da yaşananlar, aslında Türkiye’de planlama, yönetişim ve vatandaş-devlet ilişkilerinin bir yansıması olarak okunabilir. İmar meselesi, yalnızca yapıdan ibaret değil; barınma hakkı, sosyal adalet ve kamu yönetimi anlayışıyla doğrudan bağlantılı.


Peki, çözüm gerçekten yıkımda mı, yoksa yıllardır ertelenen planlama sorumluluğunda mı yatıyor?

Bu konuyla bağlantılı olarak daha önce yayınladığımız imar barışı, kentsel dönüşüm içeriklerine göz atabilirsiniz.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page