Ramazan’da Bereket Ekranda, Gerçek Hayatta Kuyrukta: Ekonomik Kriz Sabit Gelirlileri Sarsıyor
- Mert Morava

- 21 Şub
- 2 dakikada okunur
Ramazan sofraları büyürken, geçim derdi derinleşiyor.
Muzaffer Genç, sabit gelirli çalışanların ekonomik krizin bedelini ödediğini vurguladı.

Bursa merkezli Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası, Ramazan ayı öncesinde ekonomik tabloyu masaya yatırdı. Muzaffer Genç tarafından yapılan açıklamada, sabit ücretli çalışanların Ramazan’da dahi geçim zorluklarıyla yüz yüze kaldığı ifade edildi. Genç, “Bu Ramazan’da değişen bir şey yok. Ekonomik krizin faturası yine sabit gelirli çalışanlara kesilmiştir” dedi.
Fitre Hesabı ve Gerçekler
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 yılı fitre bedelini 240 TL olarak açıklaması, dört kişilik bir ailenin yalnızca asgari gıda ihtiyacının 30 günlük karşılığının 28.800 TL’ye ulaştığını ortaya koydu. Buna karşılık:
Asgari ücret: 28.075 TL
Açlık sınırı: 31.223,88 TL
Yoksulluk sınırı: 101.706 TL (TÜRK-İŞ)
Genç, “Bir ailenin temel gıda ihtiyacı asgari ücreti aşmış durumda. Hangi ekonomik başarı hikâyesiyle açıklayacaksınız?” diyerek durumu sert şekilde eleştirdi.
Kamu Çalışanları Yoksulluk Sınırının Altında
2026 itibarıyla en düşük memur maaşı 59.896,56 TL olmasına rağmen, doktor ve profesörler hariç kamu çalışanlarının çoğu yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Genç, “Şube müdürü dahi yoksulluk sınırının yarısına yaklaşamıyorsa burada ciddi bir adaletsizlik vardır” dedi.
Asgari ücret ve maaş artışlarının enflasyon karşısında hızla eridiğine dikkat çekildi. “İnsanlar artık ibadete değil, mutfak hesabına odaklanıyor” vurgusu, ekonomik krizin manevi hayata etkisini de ortaya koyuyor.
Bu Ramazan Ekonomik Kriz Sabit Gelirlileri Nasıl Etkileyecek?
Reklamlar ve kamu spotlarında ışıltılı sofralar yer alırken, gerçekte çalışanlar ve emekliler market market dolaşıp indirim kovalıyor. Gıda fiyatlarının yüksekliği ve gelir eşitsizliği, Ramazan’ın manevi huzurunun önüne geçti.
Genç, bu durumu “Krizin sorumlusu çalışan değil. Tarım ve kırsal politikalar yıllardır yanlış uygulanıyor” diyerek özetledi.
Üretim Yerine İthalat Tercih Edildi
Sendika başkanı, tarımın stratejik bir alan olmasına rağmen plansız politikalar ve ithalata dayalı çözümler nedeniyle fiyatların yükseldiğini savundu. Talepler şöyle sıralandı:
Tarım alanları stratejik statüde korunmalı
Kırsal kesime destek ve teşvikler artırılmalı
Üretim yapan çiftçilere ÖTV muafiyeti sağlanmalı
Plansız göç politikalarına son verilmeli
Tarım Bakanlığı çalışanları angarya işlerden arındırılarak bilimsel üretime yönlendirilmeli
Buna rağmen, hükümetin politikaları değişmediği sürece, sabit ücretli çalışanların yükü her Ramazan daha da artıyor.
Derin Bakış: Bu Sadece Ekonomi Meselesi Değil
Bu sadece gıda fiyatları veya maaş tartışması değil; Bursa ve Türkiye’de sosyal adalet, şehir hakkı ve ekonomik eşitlik meselesi. Ramazan ayı vesilesiyle ortaya çıkan tablo, hükümet politikaları ve çalışan hakları açısından derin bir sorgulamayı zorunlu kılıyor.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın tarım, çalışma hayatı ve sosyal politikaları açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
DAHA ÖNCEKİ BENZER İÇERİKLERE GÖZ ATIN



Yorumlar