Sadettin Uzluk Uyardı: Bursa’nın Dereleri Boşa Akıyor, Çöp Alanı Alarm Veriyor
- Mert Morava

- 26 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Bursa’nın yıllardır gündemden düşmeyen iki temel problemi var: derelerin boşa akması nedeniyle yaşanan su verimsizliği ve Hamitler bölgesindeki katı atık depolama alanının kapasite sınırına dayanması.
Yazar Sadettin Uzluk, bu iki konunun artık acil çözüme ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Boşa Akan Dereler, Değerlendirilmeyen Su Kaynağı
Osmangazi sınırlarından geçen Gökdere, Cilimboz ve Misi Deresi, her yıl aynı döngüyü yaşıyor:Yazın debisi düşüyor, kış ve baharda taşma riski taşıyor; ancak bu su kaynakları hiçbir değerlendirme yapılmadan Nilüfer Çayı’na karışarak kayboluyor.
Gökdere yıllardır yüksek duvarlarla bir kanal içerisine alınmış durumda. Misi Deresi ise “İtalyan kanalı” olarak bilinen güzergâhtan ovaya bırakılıyor. Uzluk’a göre, en temel çözüm çok açık:“Derelere bent yapılır, biriktirilen su yeşil alan ve park sulamasında kullanılır.”
Benzer uygulamaların Afyonkarahisar ve Eskişehir’de hem turizme katkı sunduğu hem de belediyelere ciddi tasarruf sağladığı biliniyor.
Ancak bu önerilerin Bursa’da karşılık bulmaması dikkat çekiyor.
Hamitler Çöplüğü Alarm Veriyor: Koku, Kapasite ve Bekleyen Proje
Kentteki ikinci büyük sorun ise Hamitler Katı Atık Depolama Alanı. Kapasitenin sınırına gelen bölge, özellikle yaz aylarında çevre mahallelere yayılan kokuyla vatandaşları zor durumda bırakıyor.
Uzluk, bu konuda da bilimsel ve ekonomik olduğunun altı çizilen bir projenin aylar önce yetkililere sunulduğunu belirtiyor. Projenin iddia edilen özellikleri şöyle aktarılıyor:
Atık tamamen bertaraf ediliyor (sıfır çöp hedefi)
Enerji üretimi sağlanıyor
Tarımsal gübre çıkıyor, çiftçiye ücretsiz verilebiliyor
Ekipmanların tamamı yerli üretim
Belediyeden herhangi bir harcama gerektirmiyor
Karbon salınımı için hibeye uygun
Ancak Uzluk’a göre, proje sunulmasına rağmen süreç ilerlemiyor ve bu durum kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.
Derin Bakış
Bursa’nın iki temel sorunu, yalnızca teknik ya da bürokratik meseleler değil; aynı zamanda kent yönetimi, kaynak kullanımı ve kamusal önceliklere bakış açısını da ortaya koyuyor. Suyun yönetilememesi ya da atık meselesinin çözümsüz kalması, bir kentin geleceğini doğrudan etkileyen sosyolojik ve çevresel sonuçlar doğurabilir.
Peki Bursa, elindeki fırsatları değerlendiren şehirler arasına girebilecek mi, yoksa bu sorunlar yeni nesiller için daha da büyüyen bir yüke dönüşecek mi?



Yorumlar