Sosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle Tutuklanan Orkun Özeller’e Tahliye
- Mert Morava

- 12 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Emekli Kurmay Albay Orkun Özeller, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin şikayeti üzerine hakkında açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle Özeller hakkında “kamu görevlisine alenen hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamalarından iddianame düzenlenmişti.
İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada savcı, Özeller’in halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraat etmesini, “kamu görevlisine hakaret” suçundan ise cezalandırılmasını ancak tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak tahliye edilmesini talep etti.
Karar öncesi son sözleri alınan Özeller, şunları söyledi:
“Ailem, sevdiklerim burada. Vatan sevgisi gerektiğinde hepsinden vazgeçebilmektir. Vatanım için, bayrağım için doğruları söylemeye devam edeceğim. Bedeli ne olursa olsun buna devam edeceğim. Teröristler serbest bırakılırken vatan için mücadele edenler hapse atılmaya çalışılıyor algısının önüne geçecek bir karar çıkacağını düşünüyorum.”
Mahkeme ise Özeller’in halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraatine, kamu personeline hakaret suçundan adli para cezasına ve tahliyesine karar verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Derin Bakış: Orkun Özeller Davası ve Toplumsal Algı
Emekli Albay Orkun Özeller’in tutuklanıp ardından tahliye edilmesi olayı, yalnızca hukuki bir süreçten ibaret değil, aynı zamanda Türkiye’de toplumsal değerler, devlet algısı ve bireysel ifade
özgürlüğü bağlamında önemli bir sosyolojik mesaj içeriyor.
Özeller’in duruşu, kendi ailesi ve sevdiklerini bir kenara bırakıp, vatan ve millet için doğru bildiğini açıkça söyleme kararlılığı, toplumda özveri ve cesaretin hâlâ güçlü bir değer olduğunu hatırlatıyor.
Sosyal medyada dile getirilen görüşler üzerinden açılan davalar, günümüzde kamusal alan ile bireysel ifade arasındaki hassas dengeyi gözler önüne seriyor. Özeller, bir yandan hukuki sistemin sınırlarını deneyimlerken, diğer yandan kamuoyuna, vatan sevgisinin sadece bir duygu değil, eylemle de gösterilmesi gereken bir erdem olduğunu kanıtladı. Onun sözleri ve kararlı duruşu, “Vatan için doğruları söylemek, bedeli ne olursa olsun vazgeçmemek” şeklindeki evrensel bir erdemi yeniden hatırlatıyor.
Sosyal ve kültürel açıdan bakıldığında, Özeller’in yaşadığı süreç, bireyin toplumsal sorumluluk ile kişisel risk arasında nasıl bir denge kurduğunun somut bir örneğini sunuyor. Toplum, böylesi cesur duruşları sorgularken, aynı zamanda özveri ve vatanseverliğin önemini de yeniden keşfediyor.
Özeller’in hikayesi, bize bir soru soruyor: Acaba toplum olarak, bedeli ne olursa olsun doğruları söyleyen bireyleri gerçekten takdir edebiliyor muyuz, yoksa onları yalnız bırakmakla mı yetiniyoruz?










Yorumlar