Suça Sürüklenen Çocuklar Kimlerin Sorumluluğu? İYİ Parti’den Çarpıcı Çıkış
- Mert Morava

- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur
İYİ Parti Kestel’den çocuk adalet sistemine sert eleştiri geldi. “Bu sadece hukuk değil, geleceğimiz meselesi.” Peki çözüm nerede?

İYİ Parti Kestel Kadın Politikaları Başkanı Sibel Efe, suça sürüklenen çocuklara ilişkin yaptığı yazılı basın açıklamasıyla kamuoyuna dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Mevcut çocuk adalet sisteminin vicdanları yaraladığını ifade eden Efe, konunun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki bir mesele olduğunun altını çizdi.
Efe’ye göre çocukların cezaevleriyle anılması, bireysel hatalardan çok daha derin bir yapısal soruna işaret ediyor.
“Bu mesele yalnızca bir hukuk başlığı değil; bir vicdan ve gelecek meselesidir.”
Ancak asıl tartışma, “suça sürüklenen çocuk” kavramının nasıl ele alındığında düğümleniyor.
Bu Ne Anlama Geliyor?
Sibel Efe, kamuoyunda sıkça yanlış anlaşılan “suça sürüklenen çocuk” tanımına dikkat çekerek, bu çocukların fail değil mağdur olduğunu vurguladı.
“Suça sürüklenen çocuk; 18 yaşını doldurmamış, kanunla suç sayılan bir fiili işlediği iddia edilen ya da bu fiilden etkilenen çocuktur. Buradaki temel yaklaşım, çocuğun suçlu değil, suça itilen bir birey olduğudur.”
Efe’ye göre bu çocuklar; yoksulluk, ihmal, şiddet, eğitimden kopuş ve sosyal eşitsizlik gibi ağır koşulların ortasında büyüyor.
Ancak buna rağmen çözüm, çoğu zaman cezalandırma üzerinden ilerliyor.
İYİ Parti’den Çarpıcı Çıkış ; “Bu, Kanayan Bir Yaradır”
Çocukların suçla anılmasının arkasında yatan nedenlerin yeterince sorgulanmadığını belirten Efe, bu durumun toplumun tamamını ilgilendiren derin bir sosyal yara olduğuna dikkat çekti.
“Hiçbir çocuk bir sabah uyanıp ‘bugün suç işleyeceğim’ diyerek yola çıkmaz. Onlar, sistemin görmezden geldiği hayatların içine doğarlar. Hiçbir çocuk suçlu doğmaz.”
Ancak asıl soru şu:Bu çocuklar neden okuldan önce karakolla tanışıyor?
Aslında Kimi Yargılıyoruz?
Efe, açıklamasında topluma doğrudan bir soru yönelterek tartışmayı daha da derinleştirdi:
“Gerçekten kimi yargılıyoruz? Çocuğu mu, yoksa onu oraya sürükleyen sistemi mi?”
Bu soruya verilecek cevabın, yalnızca çocuk adalet sistemini değil, ülkenin sosyal politika rotasını da belirleyeceğini vurguladı.
İYİ Parti’nin yaklaşımının net olduğunu belirten Efe, partilerinin temelinde insan onuru, sosyal adalet ve fırsat eşitliği bulunduğunu ifade etti.
Cezalandırıcı Değil, Koruyucu Adalet Mümkün mü?
İYİ Parti’nin çocuk politikalarının cezalandırma değil; koruma, önleme ve onarma temelli olduğunu belirten Efe, çocukların üstün yararının esas alınması gerektiğini söyledi.
“Hiçbir çocuk yoksulluğun, ihmalin ve şiddetin bedelini cezaevlerinde ödememelidir. Eğitim ve rehabilitasyon esas olmalı, sosyal destek devletin asli görevi olarak sağlanmalıdır.”
Buna rağmen mevcut uygulamalar, bu yaklaşımın uzağında bir tablo çiziyor.
Bu Bir Sosyal Alarm mı?
Son yıllarda suça sürüklenen çocuk haberlerinin artmasının tesadüf olmadığını ifade eden Efe, bunun açık bir sosyal alarm olduğunu dile getirdi. İYİ Parti’nin çözüm önerileri ise şu başlıklarda toplandı:
Eğitime erişimin güçlendirilmesi
Aile destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması
Risk altındaki çocukların erken tespiti
Yerel yönetimler eliyle çocuk merkezlerinin artırılması
“Çünkü biz biliyoruz ki; önlenebilecek bir suç, kurtarılabilecek bir hayattır.”
Çocukların Yeri Neresi Olmalı?
Açıklamasının sonunda güçlü bir vurgu yapan Efe, çocuklara özgü, hızlı ve uzmanlaşmış bir adalet sisteminin şart olduğunu belirtti.
“Çocukların yeri cezaevleri değil; okullar, spor alanları, kültür ve sanat merkezleridir. Güçlü devlet çocuklarını cezalandıran değil, koruyan devlettir.”
🔍 DERİN BAKIŞ
Bu tartışma yalnızca suça sürüklenen çocuklar meselesi değil; şehir hakkı, sosyal adalet ve kuşaklar arası eşitlik meselesidir.Bu sadece bireysel vakalar değil, Bursa’nın ve Türkiye’nin sosyal politika kapasitesi ile ilgilidir.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın sosyal hizmet politikaları, yerel yönetimlerin çocuk odaklı çalışmaları ve toplumsal yaşamın geleceği açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Peki biz çocukları cezalandıran mı, koruyan bir şehir olmak istiyoruz?
Suça sürüklenen çocuklarla ilgili önceki içeriklere göz atın










Yorumlar