Tahtakale Köylü Pazarı Neden 2,5 Yıldır Açılmadı? Üretici Neden Sokakta Kaldı?
- Mert Morava

- 1 dakika önce
- 3 dakikada okunur
150 yıllık gelenek durdu.
Üretici ürününü satacak yer bulamıyor.
Osmangazi’de pazar krizi büyüyor.

Bursa’nın kalbinde yer alan Tahtakale’de yıllardır süren bir gelenek sessizliğe büründü. Yaklaşık 150 yıldır köylerden gelen üreticilerin ürünlerini doğrudan halka ulaştırdığı Köylü Pazarı, son iki buçuk yıldır kurulamıyor. Bu durum hem üreticiyi hem de bölge halkını doğrudan etkileyen bir krize dönüştü.
Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’in sert açıklamaları ise tartışmayı yeniden alevlendirdi. “Söz verildi ama ortada hiçbir adım yok” sözleri, yaşanan sürecin en net özeti olarak öne çıktı.
Olay nasıl bu noktaya geldi?
Tahtakale Mahallesi, yalnızca bir yerleşim alanı değil, Bursa’nın ticari ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olarak biliniyor. Bölgede yer alan tarihi han çevresi, yıllar boyunca köylü pazarı geleneğinin merkezi oldu.
Ancak son yıllarda bu geleneğin kesintiye uğraması, üreticiler için ciddi bir sorun yarattı. Özellikle pazar alanının yeniden düzenleneceğine dair verilen sözlerin hayata geçirilmemesi, tepkilerin büyümesine neden oldu.
“Söz verildi ama neden yapılmadı?”
Belediye neden harekete geçmedi?
İsmail Demir, Osmangazi Belediye Başkanı’nın mahalle ziyaretinde köylü pazarının yeniden kurulacağına dair söz verdiğini hatırlattı. Ancak aradan geçen zamana rağmen sahada herhangi bir somut adım atılmadığını vurguladı.
Ne bir proje, ne bir inşaat çalışması ne de planlama sürecine dair görünür bir gelişme olmaması, hem mahalle sakinlerinde hem de üreticilerde hayal kırıklığı yarattı.
Tahtakale Köylü Pazarı Üretici neden sokakta kaldı?
Demir’e göre yaşanan sorun sadece bir pazar alanının eksikliği değil, doğrudan üreticinin yaşamını etkileyen bir kriz.
Osmangazi’nin kırsal mahallelerinde üretim yapan çiftçiler, ürünlerini satabilecekleri düzenli bir alan bulamadıkları için alternatif yollar arıyor. Ancak bu durum çoğu zaman sorunlara yol açıyor.
Üreticiler:
Sokak aralarında satış yapmak zorunda kalıyor
Cami önlerinde tezgâh açmaya çalışıyor
Pazar alanı dışında satış yaptığı için müdahaleyle karşılaşıyor
Bu tablo, üretici ile yerel yönetim arasında bir gerilim oluşturuyor.
Zabıtayla karşı karşıya gelen üretici ne yaşıyor?
Demir’in dikkat çektiği en önemli noktalardan biri de zabıta müdahaleleri oldu. Kayıt dışı satış yapmak zorunda kalan üreticilerin mallarına el konulması ve ceza kesilmesi, sorunu daha da derinleştiriyor.
Bu durum, üreticinin cezalandırıldığı bir sistem algısı oluştururken, çözüm üretilememesi eleştirilerin merkezine yerleşiyor.
Çözüm ne olabilir?
Demir’e göre çözüm oldukça net: Üreticiye yer gösterilmeli ve sistem kurulmalı.
Öne çıkan çözüm önerileri ise şöyle:
Tahtakale’de mevcut alan genişletilerek yeniden düzenlenmesi
Dikkaldırım gibi bölgelerde büyük bir üretici pazarı kurulması
Ulaşımı kolay, modern bir pazar kompleksi oluşturulması
Bu tür projelerin yalnızca ticari değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik katkı sağlayacağı belirtiliyor.
STK iş birliği modeli mümkün mü?
Daha önce başarılı örnekler var mı?
Demir, Bursa’da daha önce hayata geçirilen başarılı projelere de dikkat çekti. Özellikle belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının birlikte kurduğu köylü pazarlarının hâlâ aktif olduğu ifade ediliyor.
Benzer bir modelin Osmangazi’de de uygulanabileceği, böylece hem üreticinin hem de tüketicinin kazançlı çıkacağı vurgulanıyor.
Bursa için neden önemli?
Bursa, üretim kültürüyle öne çıkan bir şehir. Kırsal üreticinin doğrudan tüketiciyle buluşması ise bu kültürün en önemli parçalarından biri.
Tahtakale Köylü Pazarı gibi alanlar yalnızca alışveriş noktası değil; aynı zamanda yerel ekonominin canlı
kalmasını sağlayan merkezler olarak görülüyor.
Bu nedenle yaşanan sorun, sadece bir pazar meselesi değil; Bursa’nın üretim geleneğinin geleceğiyle doğrudan ilgili.
Derin Bakış: Üretim Kültürü Kayboluyor mu?
Tahtakale’de yaşanan süreç, Türkiye’de yerel üretimin şehirle buluşma biçimini sorgulatan önemli bir örnek sunuyor. Geleneksel pazarlar ortadan kalktıkça, küçük üreticinin sistem dışına itilme riski artıyor.
Bu durum uzun vadede hem üreticiyi hem de tüketiciyi etkileyebilir. Çünkü aracısız satışın azalması, fiyat dengelerini ve gıda erişimini de değiştirebilir.
Yerel yönetimlerin bu noktada alacağı kararlar, sadece bugünü değil gelecekteki üretim modelini de belirleyecek.
Bu gelişme önümüzdeki günlerde yerel yönetim politikaları, kırsal kalkınma ve üretici hakları açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
Bursa’dan ve Türkiye’den gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
Daha Önceki Benzer İçeriklere Göz Atın



Yorumlar