Türkiye’de maden ruhsatları gerçekten şeffaf mı?
- Mert Morava

- 19 Mar
- 2 dakikada okunur
Türkiye’nin maden politikası TBMM’de tartışıldı.
Tüm partiler ortak araştırma önergesi verdi.
Kamu yararı, çevre ve iş güvenliği gündemde.

Olay ne? TBMM’de maden ruhsatlandırma süreçlerinin araştırılması için ortak önerge
Kimler verdi? Yeni Yol Grubu (Gelecek-Saadet-DEVA), CHP, İYİ Parti, DEM Parti
Öne çıkan vekiller: Selçuk Özdağ, Necmettin Çalışkan, Sema Silkin Ün, Şerafettin Kılıç
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Yeni Yol Grubu (Gelecek-Saadet-DEVA), CHP, İYİ Parti ve DEM Parti, maden ruhsatlandırma süreçlerinin araştırılması amacıyla ortak Meclis Araştırma Önergesi verdi. Önerge, başta Muğla olmak üzere Türkiye genelindeki ruhsat süreçlerinin şeffaflığını mercek altına almayı hedefliyor.
“Madenler kamuya ait ortak bir değerdir”
Yeni Yol Grubu adına konuşan Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Türkiye’nin maden açısından zengin bir ülke olduğunu ve kaynakların doğru yönetildiğinde kalkınmaya katkı sağlayacağını belirtti. Özdağ, yer altı kaynaklarının 86 milyon vatandaşın ortak malı olduğunu ve tahsis süreçlerinin şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini söyledi.
2022’den bu yana verilen 11 bin 549 maden ruhsatının yalnızca 1.537’sinin açık ihale yoluyla, kalan 10 bin 12 ruhsatın ise ihale dışı yöntemlerle tahsis edildiğini belirtti. Özdağ, bu durumun kamu vicdanında soru işaretleri yarattığını ifade etti.
“Maden yasası 15 kez değiştirildi”
Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Maden Yasası’nın bugüne kadar 15 kez değiştirildiğini hatırlattı. Yapılan değişikliklerin, işçi ölümlerini önlemek veya kamu yararını artırmak için değil, ruhsat süreçlerini hızlandırmak amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Çalışkan, parklar, zeytinlikler ve meraların madencilik faaliyetlerine açıldığını belirterek, Meclis komisyonu kurulmasının önemine dikkat çekti.
“Madencinin yaşamı madenlerden daha değerlidir”
Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, madenciliğin kalkınma stratejisinde yeri olduğunu ancak bunun iş güvenliği, çevre ve tarım alanlarının korunması pahasına yapılamayacağını vurguladı.
Ün, madencilik faaliyetlerinin tarım alanları üzerinde yıkıcı etkiler oluşturduğunu ve şirketlerin faaliyetleri sonrası geride kirlenmiş toprak ve kuruyan su kaynakları bıraktığını ifade etti. Sürdürülebilir kalkınma anlayışının benimsenmesi gerektiğini belirtti.
“Maden politikası millî çıkarları gözetmeli”
Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Türkiye’nin altın, bor, krom ve bakır gibi önemli maden rezervlerine sahip olduğunu vurguladı.
Kılıç, ruhsatların hızla dağıtıldığını ve kamu denetiminin zayıfladığını ifade etti. Kaz Dağları’nda yaşanan ağaç kesimleri ve Erzincan İliç’teki altın madeni faciasını hatırlatarak, madencilik politikalarının insan hayatı, çevre ve kamu yararı gözeterek yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Derin Bakış
“Bu gelişme önümüzdeki günlerde maden politikası, çevre koruma ve kamu yararı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.”
Meclis’te tüm partilerin ortak hareket etmesi, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda hukuki ve çevresel açıdan da dikkatle incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Araştırma önergesi, hem şeffaflık hem de kamu güveni açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Türkiye’den gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
Daha Önceki Benzer İçeriklere Göz Atın
kaynak:“Yeni Yol” Deva-Saadet-Gelecek TBMM Basın Ofisi



Yorumlar