Zam Yağmuru Sonrası Dikkat Çeken Çıkış: UTİYAP’tan Piyasaya Ahlak Uyarısı
- Mert Morava

- 27 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Asgari ücrete gelen zammın ardından artan fiyatlar tartışma yaratırken, UTİYAP Başkanı Halil Coşkun’dan piyasalara dikkat çeken bir etik çağrı geldi.

UTİYAP’tan Zam Tartışmalarına Net Tavır
Asgari ücrete yapılan artışın hemen ardından özellikle gıda sektöründe görülen ani fiyat yükselişleri, kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Uluslararası Ticaret İş İnsanları ve Yatırımcılar Platformu (UTİYAP) Başkanı Halil Coşkun, fiyat artışlarının hızına ve zamanlamasına dikkat çekerek, bu uygulamaların ticari etikle bağdaşmadığını ifade etti.
Coşkun, asgari ücret zammının açıklandığı günün ertesi sabahı market raflarında etiketlerin değişmiş olmasını “hayret verici” olarak nitelendirirken, UTİYAP üyesi işletmelerin bu tür uygulamalardan kesinlikle uzak duracağını vurguladı.
“Hayatın Doğal Akışına Aykırı Zam Kabul Edilemez”
UTİYAP Başkanı Halil Coşkun, yaptığı açıklamada ticaretin yalnızca kâr odaklı bir faaliyet olmadığını hatırlatarak, asgari ücret artışının fırsata çevrilmesini doğru bulmadıklarını dile getirdi. Coşkun, “Asgari ücrete yapılan artışın hemen ardından fiyatların yükselmesi, hayatın doğal akışına uymuyor. UTİYAP üyesi hiçbir iş yerinde bu yönde bir uygulama olmayacaktır” dedi.
Bu yaklaşımın yalnızca kurumsal bir tercih değil, aynı zamanda köklü bir ticaret anlayışının sonucu olduğunu belirten Coşkun, Anadolu’nun ve Bursa’nın tarihsel olarak güçlü bir esnaf kültürüne sahip olduğunu hatırlattı.
Asgari Ücret Artışı ve İş Dünyasına Etkileri
Asgari ücret artışının hem çalışanlar hem de iş dünyası açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Coşkun, bu sürecin sağduyulu yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. Devlet tarafından belirlenen oranlara saygı duyduklarını ifade eden UTİYAP Başkanı, fiyat artışlarının tek başına bu gerekçeyle açıklanamayacağını söyledi.
“Ekonomik şartlar zor olabilir, ancak bu zorluklar ticari etik ilkelerini rafa kaldırmanın gerekçesi olamaz” diyen Coşkun, kısa vadeli kazanç uğruna güven ortamının zedelenmesinin uzun vadede tüm piyasayı olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
Ticari Ahlak Vurgusu: “Asıl Sorun Etik Erozyon”
UTİYAP açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de ticari ahlak konusundaki değerlendirmeler oldu. Halil Coşkun, ekonomideki sorunların yalnızca makro göstergelerle sınırlı olmadığını, asıl kırılmanın etik değerlerde yaşandığını ifade etti.
Yaklaşık yarım asırdır ticaret hayatının içinde olan UTİYAP üyelerinin deneyimlerine atıfta bulunan Coşkun, geçmişte piyasanın hiçbir zaman tüm değerlerin önüne geçmediğini söyledi. Günümüzde ise ticari ilişkilerin güven temelinden uzaklaştığını, bunun da hem tüketici hem de esnaf açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.
2026 İçin Umut Mesajı
Zorlu geçen bir dönemin ardından yeni yıla umutla bakmak istediklerini belirten UTİYAP Başkanı, 2026 yılının ekonomik ve sosyal açıdan toparlanma yılı olması temennisinde bulundu. Coşkun’a göre bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için yalnızca ekonomik tedbirler değil, ahlaki ve etik değerlerin de yeniden güçlendirilmesi gerekiyor.
“Ticaret, karşılıklı güven üzerine kurulur. Müşterinin hakkını önceleyen bir anlayış yeniden hâkim kılınmalıdır” diyen Coşkun, bu yaklaşımın piyasalara istikrar kazandıracağını savundu.
Ticaret Bakanlığı’na Etik Seferberliği Çağrısı
Açıklamasında Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a da çağrıda bulunan Halil Coşkun, ülke genelinde bir “ticari etik seferberliği” başlatılmasının önemine değindi. Denetimlerin yanı sıra, bilinçlendirme çalışmalarının da artırılması gerektiğini ifade etti.
UTİYAP olarak üyelerinin etik kurallara uygun hareket etmesini en temel ilke olarak benimsediklerini vurgulayan Coşkun, bu duruşun yalnızca bugünü değil, geleceği de koruyacağını belirtti.
Derin Bakış: Ticaret Sadece Piyasa mı?
Asgari ücret artışları, enflasyon ve fiyat politikaları çoğu zaman teknik kavramlar üzerinden tartışılıyor. Ancak bu tartışmaların merkezinde insan ve güven unsuru yer almadığında, ortaya çıkan tablo toplumda derin bir huzursuzluk yaratıyor.
Ticaretin ahlaki boyutu yeniden güçlendirilmeden, ekonomik dengelerin kalıcı olarak sağlanması mümkün mü?
Peki sizce etik değerler piyasa şartlarının gerisinde mi kalmalı?










Yorumlar