top of page

Yeni İmar Düzenlemesine Sert Tepki: “Hukuki Kıskaca Dönüşen Bir Sistem Kuruluyor”

Türkiye’de imar ve arazi düzenlemesine ilişkin yeni yasa maddeleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, düzenlemeyi sert sözlerle eleştirerek milyonlarca vatandaşı etkileyebilecek belirsiz bir hukuk sistemi oluşturulduğunu savundu. Tartışmalar özellikle abonelik iptali, yapı tanımı ve ceza mekanizmaları üzerinden yoğunlaşıyor.

Yeni İmar Düzenlemesine Sert Tepki

Türkiye’de imar ve arazi kullanımına ilişkin yeni yasa maddeleri kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor. Özellikle kırsal alanlar, tarım arazileri, hobi bahçeleri ve ruhsatsız yapı stokunu ilgilendiren düzenlemeler sahada geniş yankı uyandırırken, farklı kesimlerden sert eleştiriler geliyor.


İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, düzenlemeye ilişkin yaptığı değerlendirmede kanun metninin ciddi hukuki belirsizlikler içerdiğini savundu. Hacıoğlu, düzenlemenin teknik bir revizyon olmaktan çok, geniş bir yaşam alanını etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.


“Hukuki Kıskaca Dönüşen Bir Düzenleme”


İbrahim Hacıoğlu, yeni düzenlemeyi sert sözlerle eleştirerek şu ifadeyi kullandı:

“Bu bir düzenleme değil, milyonlarca vatandaşı potansiyel suçlu ilan eden topyekûn bir hukuki kıskacın ilanıdır”


Hacıoğlu’na göre özellikle “izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesis” ifadesi, sınırları net çizilmemiş geniş bir tanım içeriyor. Bu durumun farklı yorumlara açık bir alan yarattığı ve uygulamada ciddi sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.


Kırsal Yapılar ve Tarım Arazileri Tartışma Konusu

Düzenlemenin en çok tartışılan yönlerinden biri, kırsal alanlardaki yapıların durumu oldu.

Hacıoğlu’na göre bu düzenleme;

  • Tarım arazilerindeki yapıları

  • Hobi bahçelerini

  • Kooperatif konutlarını

  • Köy yerleşimlerindeki eski yapıları

doğrudan etkileyebilecek geniş bir kapsam içeriyor.


Bu durumun “kaçak yapı” tanımının ötesine geçerek, uzun yıllardır kullanılan yaşam alanlarını da tartışmalı hale getirebileceği ifade ediliyor.


Abonelik Sistemi Üzerinden Yükselen Tartışma

Düzenlemede en çok dikkat çeken başlıklardan biri de elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerine ilişkin hükümler oldu.


Mevcut aboneliklerin durumu konusunda açık bir iptal düzenlemesi bulunmamasına rağmen, “abonelik tesis edilmez” ifadesi farklı yorumlara neden oldu.

Bu noktada değerlendirmelerde bulunan Hacıoğlu, belirsizliğin ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti:

“Bir yorum mevcut sistemin devam edeceğini söylerken, diğer yorum doğrudan mevcut elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin bile illegal sayılarak iptal edilmesinin önünü açıyor”


Ceza Mekanizması ve Kurumlara Yönelik Yük

Düzenlemenin 23, 24 ve 25. maddeleri, özellikle ceza mekanizması nedeniyle dikkat çekiyor.

Kooperatiflerin tarım arazilerinde mülkiyet edinmesine getirilen sınırlamalar ve artan para cezaları, sahada “caydırıcılığın ötesinde baskı mekanizması” olarak yorumlanıyor.


En çok tartışılan madde ise Madde 25 oldu.


100 Bin TL’lik Ceza Sistemi Tartışması

Yeni düzenlemeye göre izinsiz yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanması yasaklanıyor. Buna rağmen abonelik işlemi yapan kurumlara her işlem için 100 bin TL ceza uygulanacağı belirtiliyor.


Ayrıca aboneliğin 30 gün içinde iptal edilmemesi durumunda her ay için yeniden 100 bin TL ceza kesileceği ifade ediliyor.


Bu durum, hem yerel yönetimler hem de dağıtım şirketleri üzerinde ciddi bir uygulama baskısı oluşturuyor.


“Sorun Vatandaş Değil, Planlama Eksikliği”

Hacıoğlu, yaşanan sorunun temelinde vatandaş değil, uzun yıllardır süren planlama eksiklikleri olduğunu savundu.


Açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

“Milyonlarca yapı vatandaşın keyfi inşası değil; belediyelerin yıllarca süren imar ihmalleri, planlama eksiklikleri ve yapısal boşlukların sonucudur”


Bu nedenle çözümün yalnızca cezai düzenlemelerle değil, kapsamlı bir planlama reformuyla mümkün olabileceği ifade ediliyor.


“Çözüm Yıkım Değil, Kayıt Altına Alma Olmalı”

İmar sorununa ilişkin çözüm önerilerini de paylaşan Hacıoğlu, yaklaşımın cezadan ziyade düzenleme ve kayıt altına alma yönünde olması gerektiğini söyledi.


Riskli yapıların dönüşüm sürecine dahil edilmesi, güvenli yapıların korunması ve mevcut stokun netleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Belirsizlik ve Uygulama Endişesi

Uzman değerlendirmelerine göre düzenlemenin en kritik sorunu, uygulama çerçevesinin yeterince net olmaması.


Bu durumun sahada farklı yorumlara yol açabileceği ve çok sayıda vatandaşın idari süreçlerle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.


Yeni imar düzenlemesine ilişkin tartışmalar sürerken, özellikle abonelik sistemi, yapı tanımı ve ceza mekanizmaları üzerinden yoğun eleştiriler gündeme geliyor.


İbrahim Hacıoğlu’nun açıklamaları, düzenlemenin yalnızca teknik değil, sosyal ve hukuki etkileri olan geniş kapsamlı bir tartışma alanı yarattığını ortaya koyuyor.


Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte en kritik konu, düzenlemenin nasıl uygulanacağı ve sahada nasıl yorumlanacağı olacak.

HABER KAYNAĞI ERDAL ORHAN

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page