Çataltepe mağduriyeti büyüyor: ÇATSANDER’den adalet çağrısı
- Mert Morava

- 21 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Bursa’da uzun süredir gündemde olan Çataltepe mağduriyeti, ÇATSANDER’in (Çataltepe Sanayici ve Esnaf Dayanışma Derneği) yeni açıklamasıyla yeniden alevlendi. Dernek, 3.200 esnafın yaşadığı ekonomik kayıpların sadece bireysel bir sorun olmadığını, toplamda yaklaşık 16 bin kişiyi etkileyen büyük bir toplumsal mağduriyete dönüştüğünü vurguladı.
ÇATSANDER, yaptığı değerlendirmede mağduriyetin boyutuna dikkat çekerken, sürecin ihmaller zinciri hâline gelmesine tepki gösterdi. Açıklamada, “Bu insanların alın teri yok sayıldı; hangi siyasi görüşten olursa olsun sorumluların adalet karşısına çıkması gerekir” ifadeleri yer aldı. Dernek, esnafın yıllardır süren hak arayışının artık görmezden gelinemeyecek noktaya ulaştığını belirtti.
Kamuoyunda daha önce yer alan ve Sedat Peker’in kimi iddialarına atıfta bulunulan süreç hakkında dernek, herhangi bir kişiyi doğrudan suçlamadan, soru işaretlerine dikkat çekti. Yapılan açıklamada, “Bu iddiaların gölgesi ortadayken, sorumluluk taşıyan herkes hukuk önünde hesap verebilmeli” denildi.
Dernek, seçim dönemlerinde sıkça kullanılan “helalleşme” söylemlerini de eleştirerek bu yaklaşımın mağduriyet yaşayan binlerce kişi için bir çözüm olmadığını ifade etti. Esnafın ve ailelerin beklentisi, siyasi mesajlardan ziyade somut adımların atılması yönünde.
ÇATSANDER, adalet mekanizmasının süreci hızlandırması gerektiğini vurguladı: “Devleti zarara uğrattığı iddia edilen kim varsa, yargının huzuruna çıkmalı. 16 bin kişinin emeği yıllardır karşılık bekliyor.”
Bursa kamuoyu, soruların yanıtlanmasını ve sürecin hangi aşamada olduğunu öğrenmek istiyor. Esnafın haklarını ne zaman alacağı, iddiaların hukuki karşılığının nasıl şekilleneceği ve sorumluluk alan kurumların nasıl bir adım atacağı, sürecin geleceğini belirleyecek.
Çataltepe mağduriyeti, sadece ekonomik bir kayıp değil; uzun süredir çözüm bekleyen, toplumun geniş kesimlerini etkileyen bir adalet mücadelesi olmayı sürdürüyor.
Derin Bakış
Bölgesel ekonomik mağduriyetler, özellikle küçük esnafı ve ailelerini doğrudan etkileyen toplumsal travmalara dönüşebiliyor. Uzayan belirsizlik, hem ekonomik güveni hem de kurumlara duyulan toplumsal güveni zedeliyor. Çataltepe örneği, yerel yönetim-sivil toplum-devlet üçgeninde şeffaflık ve hesap verebilirliğin ne kadar yaşamsal olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Peki sizce bu tür toplumsal mağduriyetlerde adalete erişim neden bu kadar uzun sürüyor ve bu gecikme toplumda nasıl bir güven duygusu bırakıyor?










Yorumlar