Tahliyeler, BTK Yetkileri, Deprem Dosyaları… Özdağ’dan Yargı Paketine Dikkat Çeken Uyarılar
- Mert Morava

- 14 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, 11. Yargı Paketi’nin yapısal sorunları çözmek yerine geçici adımlar içerdiğini savundu ve “adalete güven krizi” uyarısı yaptı.

Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifine yönelik kapsamlı eleştirilerde bulundu. Özdağ, Türkiye’de adalet sistemine duyulan güvenin ciddi biçimde zedelendiğini belirterek, adaletin siyasal tercihlere göre hatırlanan bir kavram hâline gelmemesi gerektiğini vurguladı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un daha önce dile getirdiği “Devletin varlık sebebi adaleti sağlamaktır” sözlerini hatırlatan Özdağ, bu yaklaşımın teoride doğru olduğunu ancak pratikte ciddi bir karşılığı bulunmadığını ifade etti. Yargı sisteminin içinden çıkılamaz bir dosya yüküyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Özdağ, resmi verilere göre yargı teşkilatında 12 milyonu aşkın derdest dosya bulunduğunu belirtti. Bu tablonun, adaletin geciktiğini ve vatandaşın devlete olan güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
📊 Toplumun Yarısı Adil Yargılandığına İnanmıyor
TÜİK’in Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na atıf yapan Özdağ, toplumun yüzde 46,4’ünün yasaların herkese eşit ve tarafsız uygulanmadığını düşündüğünü belirtti. Bu oranın son yılların en yüksek seviyesi olduğuna dikkat çeken Özdağ, “Vatandaşın neredeyse yarısı hukuk karşısında eşit olmadığı hissini taşıyorsa, ortada yalnızca teknik değil, derin bir sistem krizi vardır” dedi.
⚖️ 11. Yargı Paketi Beklentileri Karşılıyor mu?
Yargı Paketi’nin gerekçesinde yargı bağımsızlığını güçlendirme, hukuki güvenliği artırma ve yargılamaları hızlandırma gibi hedefler yer alsa da Özdağ’a göre teklif bu iddiaları karşılamaktan uzak. Paketi “günü kurtarmaya yönelik, parçalı ve geçici düzenlemeler bütünü” olarak nitelendiren Özdağ, yapısal reform ihtiyacının göz ardı edildiğini savundu.
🚨 Tahliye Düzenlemeleri Tartışma Yaratıyor
Kamuoyunda “Kovid-19 düzenlemesi” olarak bilinen tahliye mekanizmasının kapsamının genişletilmesine de değinen Özdağ, bu adımla on binlerce kişinin kısa sürede cezaevinden çıkmasının beklendiğini hatırlattı. Cezaevlerindeki doluluğun bir gerçek olduğunu kabul eden Özdağ, yalnızca tahliyeye odaklanan çözümlerin adalet duygusunu zedeleyebileceği uyarısında bulundu.
🏚️ Deprem Davaları İçin Açık Uyarı
6 Şubat 2023 depremlerini hatırlatan Özdağ, felakette on binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve deprem davalarının toplum vicdanında özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Deprem dosyalarında yargılananların af ya da benzeri düzenlemelerden yararlanmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Özdağ, bu dosyaların düzenleme kapsamı dışında tutulması gerektiğini dile getirdi.
🔐 BTK Yetkileri ve Dijital Haklar
Teklifte Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) verilen yeni yetkiler de Özdağ’ın eleştiri başlıkları arasında yer aldı. Hesap askıya alma, hat sınırlaması ve yüksek para cezaları gibi düzenlemelerin dijital özgürlükler açısından risk barındırdığını belirten Özdağ, denetimi şeffaf olmayan kurumlara geniş yetkiler tanınmasının hukuk devleti ilkesini zayıflatacağını ifade etti.
🏛️ Yargı Bağımsızlığı Sorunu Devam Ediyor
HSK’nın yapısından AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasına kadar birçok başlıkta sorunlar bulunduğunu söyleyen Özdağ, tutuklamanın istisna olmaktan çıkıp fiili bir cezaya dönüştüğünü savundu. Aynı suçu işleyen kişiler arasında farklı muamele algısının toplumsal adalet duygusunu derinden yaraladığını dile getirdi.
📌 Gerçek Reform Ne Olmalı?
Özdağ’a göre gerçek bir yargı reformu için:
HSK’nın yapısı köklü biçimde değiştirilmeli
Yürütmenin yargı üzerindeki etkisi sona ermeli
AYM ve AİHM kararları tartışmasız uygulanmalı
Tutuklama istisna hâline getirilmeli
Ceza politikalarında etki analizi zorunlu olmalı
Yargı Paketi’nin bu başlıkları içermediğini söyleyen Özdağ, düzenlemenin “tarihi reform” olarak sunulamayacağını ifade etti.
🔎 DERİN BAKIŞ: ADALET SADECE MAHKEME SALONU DEĞİLDİR
Adalet yalnızca mahkeme kararlarından ibaret değildir; toplumsal barışın, ekonomik güvenin ve devlet itibarının temelidir. İnsanların “hukuk beni korur mu?” sorusuna tereddütle yaklaştığı bir ülkede, geleceğe dair umut da zayıflar.
Peki adaletin yeniden güven veren bir kurum hâline gelmesi için siyaset ne kadar cesur davranabilir?










Yorumlar