Öğretmenler Neden İntihar Noktasına Geldi? Sendika Hangi Acil Talepleri Sıraladı?
- Mert Morava

- 6 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Hürriyetçi Eğitim Sen, Türkiye genelindeki eğitim çalışanlarının derinleşen ekonomik sorunlarına dikkat çekmek için büyük bir eylem başlattı. Sendika, dilekçe kampanyasıyla öğretmenlerin ve eğitim personelinin yaşadığı maaş kayıplarını, vergi yükünü ve artan yaşam maliyetlerini hükümete iletmek amacıyla kapsamlı bir çağrıda bulundu.
Sendika adına açıklamalarda bulunan Hürriyetçi Eğitim Sen Bursa 2 No’lu Şube Başkanı Selahattin Gürses, eğitim çalışanlarının ekonomik ve psikolojik açıdan kritik bir eşikte olduğuna işaret etti. Gürses’e göre yıllardır çözülemeyen gelir adaleti sorunu, bugün artık öğretmenlerin yaşamlarını sürdürebilmesini zorlaştıran bir noktaya gelmiş durumda.
Ekonomik Çöküş Kapıda: “Dayanacak Güç Kalmadı”
Sendikanın açıklamasında, eğitim çalışanlarının sadece düşük maaşlarla değil, aynı zamanda hızla artan borç yükleri ve yaşam giderleriyle mücadele ettiği vurgulandı.En çarpıcı ifadelerden biri ise dikkat çekti:
“Birçok öğretmen geçim sıkıntısı nedeniyle intiharın eşiğine geldi. Bu tablo, eğitim emekçilerinin yıllardır görmezden gelinmesinin sonucudur.”
Sendika, özellikle emekliliğe hazırlanan öğretmenlerin maaş kayıpları nedeniyle ciddi mağduriyet yaşadığını, ekonomik koşulların artık tahammül sınırlarını aştığını dile getirdi.
Sendikanın Acil Talepleri: “Bu Maddeler Derhal Hayata Geçirilmeli!”
Selahattin Gürses, öğretmenlerin ekonomik çöküşten kurtulması için acilen hayata geçirilmesi gereken 7 temel talebi açıkladı:
1. Uzman ve Başöğretmenlik Tazminatları Emekliliğe Yansıtılsın
Öğretmenlerin meslek hayatları boyunca kazandığı unvanların emeklilik maaşlarına etki etmemesi büyük bir kayıp oluşturuyor. Sendika, bu durumun adaletsiz olduğunu vurguluyor.
2. Tazminatlar Kıdem Yılına Göre Düzenlensin
Tüm öğretmenlerin kıdem yılı esas alınarak tazminatlardan yararlanabilmesi gerektiği savunuluyor.
3. Ek Ders, Sınav Görevleri ve Yan Ödemeler Emekliliğe Dâhil Edilsin
Öğretmenlerin en büyük kayıplarından biri olan bu alanın düzenlenmesi için sendika ısrarcı.
4. 8.077 TL’lik Seyyanen Zammın Emekli Aylıklarına Yansıtılması
Zammın emeklilik maaşlarına yansıtılmaması, öğretmenlerin alım gücünün daha da düşmesine yol açıyor.
5. 3600 Ek Gösterge Bekleyen Kamu Görevlilerine Verilsin
Birinci dereceye ulaşan tüm çalışanların 3600 ek gösterge hakkının gecikmeden uygulanması talep ediliyor.
6. Gelir Vergisi %15’e Sabitlensin
Maaşların özellikle yılın ikinci yarısında hızla düşmesine neden olan vergi dilimleri, eğitim çalışanlarının en güçlü itiraz noktalarından biri.
7. Enflasyon Farkı Aylık Olarak Maaşlara Yansıtılsın
Sendika, aylık enflasyon farkı uygulamasının olmamasının öğretmenlerin geçim derdini daha da ağırlaştırdığını belirtiyor.
Eğitimde Derin Yara: “Kalite Kaybı Kaçınılmaz Hale Geliyor”
Açıklamanın son bölümünde, ekonomik krizin yalnızca öğretmenleri değil, eğitim sisteminin bütününü olumsuz etkilediği ifade edildi. Artan yaşam maliyetlerinin psikolojik sorunları tetiklediği, öğretmenlerin mesleki motivasyonlarının hızla düştüğü belirtilerek şu çarpıcı cümleye yer verildi:
“Öğretmenler artık bu yükü taşıyamıyor. Sorun çözüme kavuşmazsa eğitimde kalite kaybı kaçınılmaz olur.”
Hürriyetçi Eğitim Sen, hükümetin eğitim çalışanlarının taleplerini dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, talepler karşılanmadığı takdirde daha sert eylemler yapılacağını duyurdu.
Derin Bakış
Eğitim çalışanlarının ekonomik sorunlarının bu kadar büyümesi, aslında Türkiye’deki eğitim yapısının kırılgan noktalarını da ortaya koyuyor.
Peki böylesine kritik bir meslek grubunun yaşadığı bu çöküş, gelecekte eğitimin niteliğini nasıl etkileyecek?
Öğretmenlerin yaşam standartlarının düşmesi, toplumun yarınlarına nasıl yansır sizce?










Yorumlar