5 Milyon TL Eşik, Şirketlerin Nakit Akışını Nasıl Değiştirecek?
- Mert Morava

- 7 dakika önce
- 3 dakikada okunur
Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile fon ayırma eşiği 2 milyon TL’den 5 milyon TL’ye çıktı.
Bu “sessiz” düzenleme, binlerce şirketin mali dengesini doğrudan etkileyebilir.

Vergi mevzuatında yapılan bazı düzenlemeler, kamuoyunda geniş tartışma yaratmasa da şirketlerin bilançolarında derin etkiler bırakabiliyor. 31 Aralık 2025 tarihli ve 33124 sayılı (5. Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan 10803 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı da bu tür “sessiz ama etkili” düzenlemelerden biri olarak dikkat çekiyor.
Karar ile fon ayırma alt sınırı 2 milyon TL’den 5 milyon TL’ye yükseltiliyor. İlk bakışta teknik bir ayrıntı gibi görünse de, özellikle KOBİ’ler ve orta ölçekli işletmeler için mali yapıyı doğrudan etkileyen bir değişiklik.
Fon Ayırma Zorunluluğu Nedir?
Vergi sisteminde bazı indirim ve istisnalar mükelleflere önemli avantajlar sağlıyor. Ancak devlet, bu avantajların tamamen serbestçe kullanılmasını sınırlamak amacıyla, belirli tutarların üzerindeki kazançlar için özel fon hesabı ayrılmasını zorunlu kılıyor. Bu fon hesaplarına alınan tutarlar:
Ortaklara dağıtılamıyor,
İşletme dışı amaçlarla kullanılamıyor,
Belirli sürelerle işletme bünyesinde tutulmak zorunda kalıyor.
Bu uygulama, nakit ihtiyacı yüksek işletmeler açısından önemli bir kısıt oluşturabiliyor. Çünkü bilanço üzerinde “kâğıt üzerinde var olan” ancak fiilen kullanılamayan kaynaklar oluşabiliyor.
Eski Uygulama: 2 Milyon TL Eşiği
2025 yılı sonuna kadar geçerli olan düzenlemeye göre, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde kullanılan indirim ve istisnaların toplamı 2 milyon TL’yi aştığında, aşan tutar için fon ayırma zorunluluğu doğuyordu. Ancak son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, şirket bilançolarını reel büyüme olmaksızın şişirdi.
Bu da KOBİ’lerin gerçek nakit artışı yaşamamasına rağmen, rakamsal eşiklerin aşılması nedeniyle fon ayırmak zorunda kalmasına yol açtı.
Yeni Dönem: Fon Eşiği 5 Milyon TL’ye Yükseldi
10803 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile fon ayırma alt sınırı 5 milyon TL’ye çıkarıldı. Yeni düzenlemeye göre:
İndirim ve istisnalar toplamı 5 milyon TL’yi aşmıyorsa fon ayırma zorunluluğu bulunmuyor.
5 milyon TL’yi aşan kısım için fon ayırma yükümlülüğü devam ediyor.
Bu değişiklik, özellikle orta ölçekli işletmeler için mali esneklik anlamına geliyor. Şirketlerin öz kaynakları gereksiz yere kilitlenmeyecek, nakit akışı daha sağlıklı yönetilebilecek ve yatırım kararları daha gerçekçi planlanabilecek.
Bu Ne Anlama Geliyor?
Bu düzenleme, işletmelerin vergi avantajından yararlanırken “fon kilidi” ile karşılaşmasını azaltıyor. Yani şirketler, vergi avantajını kullanırken aynı zamanda finansal hareket alanını da daraltmak zorunda kalmayacak.
Ancak uzmanlar, düzenlemenin yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurguluyor. Bu değişiklik:
İndirim ve istisnaları ortadan kaldırmıyor,
Fon sistemini sona erdirmiyor,
Sadece fon ayırma alt sınırını yukarı çekiyor.
Yüksek tutarlı indirim ve istisnalardan yararlanan mükellefler için fon ayırma ve fonların kullanımına ilişkin sınırlamalar aynı şekilde geçerliliğini koruyor.
Selma Çalışır: “Tek Eşik, Yüzlerce İşletmeyi Rahatlatabilir”
Bağımsız denetçi ve mali müşavir Selma Çalışır, düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinde, “Vergi mevzuatında yapılan her değişiklik büyük bir reform olmak zorunda değil. Bazen tek bir eşik, yüzlerce işletmenin bilançosunu rahatlatır” dedi. Çalışır, 5 milyon TL’lik yeni fon sınırının özellikle enflasyonun bilanço kalemlerini şişirdiği bir dönemde yerinde bir düzenleme olduğunu belirtti.
Uygulamada Ne Değişecek?
Yeni düzenleme ile birlikte:
Şirketlerin öz kaynakları gereksiz yere kilitlenmeyecek,
Nakit akışı daha sağlıklı yönetilebilecek,
Kâr dağıtımı ve yatırım kararları daha gerçekçi planlanabilecek.
Bu sayede işletmeler, vergi avantajı sağlarken mali hareket alanlarını da daraltmak zorunda kalmayacak.
Derin Bakış
Bu düzenleme, sadece vergi mevzuatının teknik bir detayı değil; aynı zamanda küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomik sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım. Nakit yönetimindeki esneklik, işletmelerin yatırım yapabilme, istihdamı koruyabilme ve krizlere dayanabilme kapasitesini doğrudan etkiliyor.
Bu gelişme, önümüzdeki dönemde Bursa ve Türkiye genelinde KOBİ politikaları, istihdam ve ekonomik büyüme stratejileri açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
iş dünyası ve yatırım haberlerine göz at










Yorumlar