Bursa İçin Sürpriz Öneri: Baobab Ağaçları Neden Gündemde?
- Mert Morava

- 8 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Bursa’da son yıllarda hızla yükselen sıcaklık değerleri ve yağışlardaki belirgin azalma, şehirde kuraklık tehlikesini yeniden gündeme taşıyor. Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, yaptığı değerlendirmede kentin artık alışık olduğu iklim kuşağının dışında kaldığını belirterek “Bursa, yeni bir iklim gerçekliğiyle karşı karşıya” uyarısında bulundu.
Kadıoğlu’na göre şehir yalnızca sıcaklık artışından etkilenmiyor; tarım, içme suyu, yeraltı su kaynakları ve ekolojik denge aynı anda baskı altında. Bu nedenle yerel yönetimlerin geleceği doğru okumadan planlama yapmasının mümkün olmadığını vurguluyor.
Bursa’nın Su Yönetimi İçin ‘Gelecek Odaklı’ Planlama Uyarısı
Kadıoğlu, açıklamasında Bursa’nın geçmiş yıllardaki yağış verilerine göre değil, önümüzdeki on yılların kurak iklim koşullarına göre hazırlık yapması gerektiğini söyledi.
“Artık alıştığımız iklim düzeni yok. Sıcaklıklar artıyor, yağış rejimi değişiyor. Bilimsel veriye dayanmayan hiçbir planlamanın sürdürülebilirliği yok” diyerek mevcut şehir politikalarının yetersiz kaldığını ifade etti.
Baobab Modeli: Kuraklıkla Mücadelede Doğadan Gelen İlham
Kadıoğlu’nun dikkat çektiği noktalardan biri de dünyada kurak bölgelerde hayatta kalma başarısıyla bilinen Baobab ağaçları oldu.
Bu ağaçların piyasada konuşulmasının nedeni doğrudan Bursa’ya getirilmesi değil; sunduğu ekolojik modelin örnek alınması. Baobab, doğanın en etkili su yönetim çözümlerinden biri olarak biliniyor:
Gövdesinde 120 bin litreye kadar su depolayabiliyor,
Yaklaşık 2 bin yıl yaşayarak ekosisteme uzun süre katkı sunuyor,
C vitamini açısından zengin meyveler üretiyor,
Geniş gövdesiyle çeşitli canlılar için doğal yaşam alanı sağlıyor.
Kadıoğlu’na göre bu özellikler, Bursa’nın da gelecekte ihtiyaç duyabileceği dayanıklı ekolojik planlamalar için ilham niteliğinde.
“Biyolojik Çeşitlilik Artık Bir Lüks Değil”
Açıklamasında şehirde doğa temelli politikaların yeterince gündeme gelmediğini söyleyen Kadıoğlu, yerel yönetimlere çağrıda bulundu:
“Bursa’da hâlâ beton odaklı bir şehir planlaması devam ediyor. Oysa iklim krizi kapıda. Biyolojik çeşitliliğin korunması artık bir tercih değil, zorunluluktur.”
“Ekosistem Siyasetin Üzerindedir”
Kadıoğlu, su yönetimi ve yeşil alan politikalarında bilimsel kurumlarla işbirliğinin zorunlu olduğunu vurguladı:
“Kuraklık geldiğinde hiç kimsenin siyasi kimliği bir anlam taşımayacak. Bilime dayalı belediyecilik anlayışı artık mecburidir.”
Derin Bakış
Bursa’nın gelecekte nasıl bir ekolojik yapıya sahip olacağı, bugünden atılacak adımlara bağlı. Kuraklığa dirençli kentler, doğayla uyumlu politikalar geliştiren şehirlerden doğuyor. Peki sizce Bursa, iklim krizinin etkilerine karşı yeterli adımları atıyor mu? Bu değişim toplumsal yaşamı nasıl şekillendirir?
Bursa’da iklim değişikliğiyle ilgili daha önce yayımlanan haberimiz için tıklayın:










Yorumlar