top of page

Bursa’da “Ekonomik Çöküş” Uyarısı: “Enflasyon Maaşları Daha Cebe Girmeden Eritti”

TÜİK’in 2026 Ocak enflasyon verisi (yıllık %30,7) sonrası Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Karabayır, memur ve emeklilerin ekonomik çıkmaza sürüklendiğini söyledi.

Bursa’da “Ekonomik Çöküş

TÜİK’in 2026 Ocak ayı enflasyon rakamları, memur ve emekli maaşlarının alım gücündeki kaybı bir kez daha görünür hale getirdi. Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, verilerin ardından yaptığı değerlendirmede, mevcut maaş politikalarının kamu çalışanları ve emekliler için sürdürülemez hale geldiğini vurguladı.


Karabayır, Ocak ayında mal ve hizmet fiyatlarının ortalama %4,84 oranında artması ve yıllık TÜFE’nin %30,7 olarak gerçekleşmesinin, yıl başında belirlenen enflasyon hedefinin çok hızlı şekilde aşılmasına yol açtığını söyledi. 2026 için hedeflenen %16’lık enflasyonun, yılın ilk ayında neredeyse üçte birine ulaştığını belirten Karabayır, hedeflerin gerçekçi olmadığını savundu.


“Hedefler daha Ocak’ta çöktü”

Karabayır, “Henüz yılın başında gelinen bu nokta, enflasyonla mücadelede izlenen politikaların dar ve sabit gelirli kesimleri korumaktan ne kadar uzak olduğunu açıkça ortaya koymuştur” dedi.


Bu tespit, Bursa’daki kamu çalışanları ve emekliler için özellikle hayat pahalılığının etkisini gündeme taşıyor. Çünkü gelirlerin erimesi, sadece bütçe sıkıntısı değil, aynı zamanda sosyal dayanışma ve adalet tartışmasını da beraberinde getiriyor.


“Yapılan zamlar enflasyon karşısında hükmünü yitirdi”

Ocak ayında memur ve emeklilere 6 ay için %11 oranında maaş artışı yapıldığı ve ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verildiği hatırlatıldı. Ancak Karabayır, bu artışların daha ilk ayda gerçekleşen enflasyon karşısında büyük bölümünün eridiğini belirtti.


“Maaş artışları daha cebe girmeden enflasyon karşısında erimiştir. Yapılan düzenlemeler, piyasa gerçekleriyle örtüşmemekte, memur ve emeklinin yaşadığı hayat pahalılığını karşılamaktan uzaktır.”

Bu değerlendirme, Bursa’daki kamu çalışanlarının gelirlerinin reel olarak düşmesini ve aile bütçelerinin daha da zorlanmasını gündeme taşıyor.


Önümüzdeki beş ay “daha derin bir geçim mücadelesi”

Karabayır, Ocak enflasyonunun, önümüzdeki beş ay boyunca memur ve emekliler için eriyen maaşlar ve daralan bütçeler anlamına geldiğini belirtti. Aileleriyle birlikte sayıları 25 milyona yaklaşan geniş bir kesimin alım gücünün sürekli düşmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.


“Bir yanda her geçen gün zorlaşan hayat şartları, diğer yanda hızla yok olan alım gücü… Kamu çalışanları ve emekliler adeta ekonomik bir çıkmaza sürüklenmektedir.”


Bu ifade, Bursa’daki çalışan ve emekli ailelerin günlük yaşamındaki zorlanmanın sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu gösteriyor.


“Uyardık, bugün yaşananlar söylediklerimizi doğruladı”

Türk Sağlık-Sen olarak yılbaşında yapılan uyarıların hatırlatıldığı açıklamada, maaş artışlarının ekonomik gerçeklere göre yeniden belirlenmemesi halinde adil ve sürdürülebilir bir maaş politikasının mümkün olmayacağı belirtildi.


Bugün gelinen noktada, sadece bir aylık enflasyonun altı aylık maaş artışının büyük bir kısmını silip süpürmesinin, memur ve emeklinin artık nefes alamaz hâle geldiğini net biçimde gösterdiği vurgulandı.


“Enflasyonla mücadele dar gelirlileri feda etmek olamaz”

Karabayır, enflasyonla mücadele kapsamında dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücünün feda edilmesinin sosyal adaletle bağdaşmadığını belirtti.


“Ülke büyürken pastadan hak ettiği payı alamayan memur ve emekliler, enflasyon yükseldiğinde de ilk kaybeden olmaktadır. Bu tablo, kamu çalışanlarının korumasız bırakıldığını açıkça göstermektedir.”


Türk Sağlık-Sen’in talepleri: “Hemen müdahale”

Karabayır, gelinen noktada acil ve zorunlu adımların atılması gerektiğini belirterek şu talepleri sıraladı:

  • Memurlara ek zam yapılması

  • Bu artışın refah payı ile desteklenmesi

  • Gerçekleşen enflasyonun aylık olarak maaşlara yansıtılması


Karabayır, aksi hâlde 2026 yılının memur ve emekliler açısından en zor yıllardan biri olacağı uyarısında bulundu.


“Beklentimiz; maaşları enflasyon karşısında sürekli eriyen kamu çalışanları için adaletin bir an önce tecelli etmesi, memur ve emeklilerimizin bütçelerinde oluşan ağır yükün gecikmeksizin hafifletilmesidir. Bu gidişata mutlaka dur denilmelidir.”


Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın ekonomik politikaları, kamu çalışanlarının refahı ve toplumsal yaşamı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.

Derin Bakış

Bursalılar açısından bakıldığında, memur ve emeklinin gelir kaybı sadece “maaş” meselesi değil; sosyal adalet, şehir hakkı ve gelecek güvenliği açısından da kritik bir konu. Bu sadece ekonomik verilerin yükselmesi değil, aynı zamanda toplumun dar gelirli kesimlerinin yaşam standartlarının korunması ile ilgili bir eşik. Bu durum, Bursa’nın sosyal dayanışma ve refah politikalarının yeniden tartışılmasını gerektiriyor.


Bu gelişme önümüzdeki günlerde Bursa’nın ekonomik politikaları, kamu çalışanlarının refahı ve toplumsal yaşamı açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.

daha önceki benzer içeriklere göz at


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page