28 Bin TL Asgari Ücretle Geçinmek Mümkün mü? DEVA Partili Öztürk’ten Çarpıcı Çıkış
- Mert Morava

- 29 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
2026 için belirlenen 28 bin 75 TL asgari ücret tartışma yarattı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, rakamın insanca yaşamdan uzak olduğunu söyledi.

2026 yılı için açıklanan net 28 bin 75 TL asgari ücret, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken siyasi cepheden eleştiriler de gecikmedi. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, belirlenen rakamın “müjde” olarak sunulmasına sert tepki gösterdi. Öztürk’e göre bu ücret artışı, milyonlarca çalışanın yaşam mücadelesini hafifletmek yerine daha da ağırlaştıracak.
Asgari ücretin yalnızca bir rakam olmadığını vurgulayan Öztürk, mevcut ekonomik koşullar altında bu ücretle geçinmenin neredeyse imkânsız hale geldiğini ifade etti. Açıklamasında, artan kira, gıda, enerji ve ulaşım maliyetlerine dikkat çekerek, ücret artışının reel anlamda bir iyileşme sunmadığını savundu.
“Bu Rakam İnsanca Yaşam Değil, Ayakta Kalma Mücadelesi”
Tayfun Öztürk, yaptığı değerlendirmede asgari ücretin bir yaşam standardı göstergesi olması gerektiğini söyledi. Açıklanan rakamın ise temel ihtiyaçları dahi karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti.
Öztürk, “Açıklanan bu ücret, milyonlarca çalışana aslında tek bir soru soruyor: Bu şartlarda nasıl dayanacaksınız? 28 bin TL, insanca yaşam değil; her ay borçla, kısıntıyla ve kaygıyla sürdürülmeye çalışılan bir hayattır” ifadelerini kullandı.
Sosyal devlet anlayışının, vatandaşına yalnızca hayatta kalmayı değil, onurlu bir yaşamı garanti etmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, mevcut ücret politikasının bu ilkeyle örtüşmediğini dile getirdi.
Ekonomik Kriz Sadece Çalışanı Değil Herkesi Etkiliyor
DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, yaşanan ekonomik sorunların yalnızca asgari ücretlilerle sınırlı kalmadığını da ifade etti. Esnafın, küçük işletmelerin ve işverenlerin de ciddi bir baskı altında olduğunu belirten Öztürk, ekonomideki tabloyu “cinnet hali” olarak tanımladı.
Öztürk’e göre artan maliyetler nedeniyle birçok esnaf kepenk kapatmak zorunda kalırken, iflas oranları tarihsel seviyelere ulaştı. Orta sınıfın giderek eridiğini söyleyen Öztürk, toplumun geniş kesimlerinin borçlanarak ayakta kalmaya çalıştığını belirtti.
“Orta Sınıf Yok Oluyor, Umutsuzluk Derinleşiyor”
Ekonomik göstergelerin toplum üzerindeki etkisine dikkat çeken Öztürk, gelir dağılımındaki bozulmanın sosyal yapıyı da tehdit ettiğini ifade etti. Orta sınıfın zayıflamasının, ekonomik dengenin yanı sıra toplumsal huzuru da olumsuz etkilediğini vurguladı.
“İnsanlar artık geleceğe dair umut kuramıyor. Gençler göç etmeyi düşünüyor, aileler ay sonunu getirme derdinde. Bu sadece bir ekonomik sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir alarmdır” diyen Öztürk, mevcut politikaların sürdürülebilir olmadığını savundu.
DEVA Partisi’nden Adil Ekonomi Vurgusu
DEVA Partisi’nin ekonomi anlayışının merkezinde adalet olduğunu belirten Tayfun Öztürk, çalışanların alın terinin karşılığını alacağı bir sistemin şart olduğunu söyledi. Fırsat eşitliğinin sağlanmadığı ve gelir dağılımının adil olmadığı bir ekonominin uzun vadede toplumsal sorunlar doğuracağını dile getirdi.
Öztürk, “Bugün mesele yalnızca asgari ücrete yapılan zam değildir. Asıl mesele, adil bir yaşam düzeni kurabilmektir. Çalışanın emeğinin değer gördüğü, sosyal refahın herkes için erişilebilir olduğu bir sistem inşa edilmelidir” dedi.
Yapısal Reform Çağrısı Sürüyor
DEVA Partisi’nin ekonomik yapının yeniden inşası için yapısal reform çağrılarını sürdürdüğünü belirten Öztürk, çözüm önerilerinin kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceğini ifade etti. Ekonomik politikaların kısa vadeli değil, toplumun tamamını kapsayan uzun vadeli bir vizyonla ele alınması gerektiğini vurguladı.
2026 asgari ücreti üzerinden yapılan bu tartışmalar, Türkiye’de gelir adaleti, sosyal devlet ve ekonomik
yönetim konularının önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağını gösteriyor.
🔎 DERİN BAKIŞ
Asgari ücret tartışması yalnızca bir maaş meselesi değil; toplumun geleceğe olan inancının da bir göstergesi. Geçim kaygısı derinleştikçe, sosyal dayanışma zayıflıyor, umut yerini belirsizliğe bırakıyor.
Peki, ekonomik politikalar bu şekilde devam ederse, toplumun dayanma eşiği nerede kırılacak?
Asgari ücret, geçim krizi ve ekonomik reformlara dair daha önce yayımladığımız analiz ve siyasi açıklamalar için şu tarz haberlere tıklayın










Yorumlar