İznik’te Yerel Gazeteciler Neden İçeri Alınmadı? Akreditasyon Krizi Ne Anlama Geliyor?
- Mert Morava

- 8 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis’in Türkiye temasları kapsamında düzenlenen İznik programı, ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarına geniş bir alan açarken, kentte yıllardır faaliyet gösteren yerel gazetecilerin etkinlikten dışlanması büyük tartışma yarattı. İlçenin tarihî gününde kendi basınının içeri alınmaması, “İznik basınına ambargo” yorumlarını beraberinde getirdi.
Yerel Basına Bariyer: ‘Akreditasyon Yok’ Gerekçesi
Etkinliği yerinden takip etmek üzere alana gelen Gazeteciler ve Medyacılar Cemiyeti İznik İlçe Başkanı Süleyman Bilir, onlarca gazetecinin bölgeye girebilmek için çabalamasına rağmen, belirsiz akreditasyon prosedürleri nedeniyle içeri alınmadığını açıkladı.
Bilir yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:
“İznik tarihinde böylesine önemli bir program gerçekleşiyor ama kendi ilçesinin basını kapının dışında bırakılıyor. Bu sadece gazetecilere değil, halkın haber alma hakkına yapılmış bir saygısızlıktır. İznik’in sesi İznik basınıdır, bizi yok sayamazsınız.”
“Yerel basını yok saymak tehlikeli bir eğilimdir”
Cemiyet tarafından yapılan açıklamada, yerel basının ulusal medya kadar önemli bir kamu görevi yürüttüğü vurgulanarak, İznik’te yaşanan olayın yalnızca bir ilçenin meselesi olmadığı belirtildi.
Cemiyet adına konuşan Marmara Bölge Başkanı ve Bursa İl Temsilcisi Erdal Orhan, sert bir dille tepki gösterdi:
“Yerel basın bu ülkenin damarlarıdır. İznik’te yaşanan dışlama yalnızca bölgesel bir hata değildir;
Anadolu basınının tamamına yönelik bir gözdağı anlamı taşır. Böyle bir uygulamayı reddediyoruz ve sessiz kalmayacağız.”
Gazeteciler Federasyonu’na çağrı: “Gereken yapılmalı”
Cemiyetin değerlendirmesine göre yaşanan durum sadece “akreditasyon karmaşası” olarak geçiştirilemez; olay, yerel basının mesleki itibarını zedeleyen açık bir müdahale niteliği taşıyor.
Bu nedenle Türkiye Gazeteciler Federasyonu başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunuldu:
“Bugün bu engellemelere karşı çıkmazsak, yarın sesimizi kimse duyamaz. Yerel basının itibarını korumak için derhal adım atılmalıdır.”
“İznik’i İzniklilere yasaklayamazsınız”
Etkinlik boyunca bariyerlerin ardında bırakılan gazeteciler, kendi şehrinin tarihî anına tanıklık edememenin üzüntüsünü yaşadı. İlçenin basın temsilcileri, adeta kendi topraklarında misafir muamelesi gördüklerini ifade etti.
Kamuoyunda da geniş yankı uyandıran bu uygulama için Cemiyet şu açıklamayı yaptı:
“İznik basını yalnız değildir. İznik’in haberine İznik basını sahip çıkar. Bu ambargo sadece basına değil;
İznik’in kimliğine, hafızasına ve kültürel değerine yöneliktir. Bu hatayı kabul etmiyor ve sürecin takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.”
Derin Bakış
Medyanın çeşitliliği, demokrasinin temel taşlarından biridir. Yerel basının görünmez kılınması, sadece gazetecilerin değil, halkın bilgiye erişim hakkının da zedelenmesi anlamına gelir.
Sizce uluslararası etkinliklerde yerel basının rolü güçlendirilmesi gereken bir unsur mu?
Bu tür ayrımcı uygulamalar toplumda nasıl bir etki yaratır?
İznik’te basın ve kamu erişimiyle ilgili daha önce yayımladığımız haberi okumak için:










Yorumlar