Provokasyona Değil, Bayrağa Sarılma Zamanı
- Mert Morava

- 22 Oca
- 2 dakikada okunur
Gazeteci ve köşe yazarı Erkan Sezgin’in, bayrağımıza yönelik son günlerde yaşanan provokasyonlara ilişkin Kulishaber16’ya özel kaleme aldığı köşe yazısı.

Provokasyona Değil, Bayrağa Sarılma Zamanı. Ülkede bayrak üzerinden yürütülen tartışmalar büyürken herkesin durup bir kez daha düşünmesi gerekiyor. Çünkü konu sadece bir sembol değil; konu bu milletin ortak hafızası, ortak onuru ve ortak geleceğidir.
Biz bu bayrağın gölgesinde bir millet olduk. Aynı acıya ağladık, aynı sevinçte kenetlendik. Kimimiz doğuda, kimimiz batıda, kimimiz kuzeyde kimimiz güneyde… Ama hepimiz aynı ay yıldızın altında “biz” olmayı başardık. Bugün yaşananlar tesadüf değildir.
Toplumun sinir uçlarına bilerek dokunuluyor.
İnsanlar öfkelensin, saflar ayrılsın, kardeş kardeşe şüpheyle baksın isteniyor. Çünkü biliyorlar ki bu ülkeyi içeriden zayıflatmanın yolu, bayrak üzerinden kavga çıkarmaktır. Buradan açıkça söylüyorum: Bu açık bir provokasyondur.
Ve yine buradan milletin her ferdine çağrımdır: Aklımızı kiraya vermeyelim. Sokakta, sosyal medyada, ekranlarda dolaşan her söze teslim olmayalım. Öfkeyle atılan her adımın kime hizmet ettiğini iyi düşünelim.
Biz ne badireler atlattık…
Darbeler gördük, yokluk gördük, terör gördük ama dimdik ayakta kaldık. Çünkü en zor günlerde bile birbirimize tutunmayı bildik. Bugün de bu sınavdan geçiyoruz. Unutulmasın: Bayrak üzerinden siyaset yapılmaz.
Bayrak üzerinden ayrıştırma yapılmaz.
Bayrak, bu milletin ortak değeridir; kimsenin kişisel malı değildir. Bu ülkenin insanı sağduyuludur. Bu ülkenin insanı oyuna gelmez. Kim ne plan yaparsa yapsın, bu millet birlikten vazgeçmez. Bugün susmak değil, bağırmak değil; sağduyuyla konuşmak, kardeşliğe sahip çıkmak zamanıdır.
Bir kez daha altını çiziyorum: Provokasyona gelmeyeceğiz. Birliğimizden vazgeçmeyeceğiz. Bayrağımıza daha sıkı sarılacağız. Çünkü biz bir milletiz. Ve bu bayrak altında yaşamaya, birlikte yürümeye devam edeceğiz.
Erkan Sezgin
Gazeteci – Köşe Yazarı
22.01.2026
Derin Bakış
Toplumlar en çok ortak sembolleri üzerinden sınanır. Bayrak gibi değerler yalnızca birer simge değil, kolektif hafızanın ve aidiyetin taşıyıcısıdır. Bu nedenle provokasyonlar, bireyden çok toplumsal refleksleri hedef alır.
Asıl soru şu: Öfkeyle mi hareket edeceğiz, yoksa sağduyuyla ortak değerlerimize daha sıkı mı sarılacağız?
Yazarın Daha Önceki Analizleri için Göz atın



Yorumlar