Yapı Kayıt Mağduriyeti İçin TBMM’ye Çağrı: “Yıkmayın, Kalıcı Çözüm Üretin”
Yapı Kayıt Belgesi ve imar sorunları nedeniyle yaşanan mağduriyetler yeniden gündeme geldi. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, TBMM’ye kapsamlı ve kalıcı düzenleme çağrısı yaptı. Hacıoğlu, çözüm arayışları sürerken vatandaşların evlerinin yıkılmamasını istedi.

Yapı Kayıt mağduriyeti ve imar sorunları nedeniyle yaşanan sıkıntılar yeniden gündeme geldi. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kapsamlı ve kalıcı çözüm çağrısında bulundu. Hacıoğlu, planlama ve düzenleme süreçleri devam ederken vatandaşların yılların emeğiyle oluşturduğu evlerinin çözüm kapısı açılmadan yıkılmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye’de uzun yıllardır devam eden imar sorunları, Yapı Kayıt Belgesi uygulamasından yararlanan veya çeşitli nedenlerle imar mevzuatıyla karşı karşıya kalan vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerle gündeme geliyor.
İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, konunun yalnızca yapıların teknik durumu ya da belediyelerin imar planları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Hacıoğlu, imar sorunlarının vatandaşların mülkiyet beklentileri, barınma koşulları, aile düzenleri ve yıllardır yaşadıkları çevreyle olan bağları açısından da ele alınması gerektiğini ifade etti.
Yapı Kayıt mağduriyeti yalnızca imar sorunu değil
Hacıoğlu, Yapı Kayıt mağduriyetinin yalnızca mevzuata uygunluk çerçevesinde değerlendirilmesinin eksik kalacağını savundu.
Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu yapıların arkasında yıllarca emek verilerek oluşturulan yaşam alanlarının ve ailelerin birikimlerinin bulunduğuna dikkat çekildi.
Hacıoğlu, konuya ilişkin açıklamasında, “Yapı Kayıt mağduriyeti yalnızca imar sorunu değildir; mülkiyet, barınma ve aile düzeniyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle konu TBMM tarafından kapsamlı şekilde ele alınmalı ve kalıcı çözüm üretilmelidir” ifadelerini kullandı.
Dernek, bu nedenle sorunun geçici veya parçalı düzenlemeler yerine kapsamlı bir yasal çerçevede ele alınmasını istiyor.
“Planlama devam ederken acele etmeyin”
İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin çağrısında öne çıkan başlıklardan biri de yıkım kararları oldu.
Hacıoğlu, vatandaşların sorunlarına çözüm bulunmadan geri dönüşü olmayan işlemlerin gerçekleştirilmemesi gerektiğini belirtti. Özellikle imar planlaması ve mevzuata ilişkin çalışmaların sürdüğü bölgelerde yıkım kararlarının yeni mağduriyetlere yol açabileceğini ifade etti.
Hacıoğlu, “Planlama devam ederken acele etmeyin. İnsanların yılların emeğiyle yaptığı evleri çözüm kapısı açılmadan yıkmayın” çağrısında bulundu.
Derneğin yaklaşımına göre çözüm ihtimali bulunan dosyalarda önceliğin yıkım yerine hukuki ve idari çözüm yollarının değerlendirilmesi gerekiyor.
“Çözüm ihtimali varken neden yıkım?”
İmar Yasasına Takılanlar Derneği tarafından kamuoyuna yöneltilen sorulardan biri de “Çözüm ihtimali varken neden yıkım?” oldu.
Dernek, planlama ve düzenleme süreçleri devam ederken vatandaşların evlerinin yıkılması halinde, ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek olası bir çözümün bazı aileler açısından anlamını yitirebileceğine dikkat çekiyor.
Hacıoğlu da bu noktaya dikkat çekerek, “Planlama devam ederken neden vatandaş mağdur edilsin?” ifadelerini kullandı.
Dernek Başkanı, imar sorunlarının çözümünde kamu yararı, hukuk ve vatandaşların haklarının birlikte gözetilmesi gerektiğini savundu.
İmar sorunlarında yıkım yerine çözüm çağrısı
İmar sorunlarının farklı bölgelerde uzun yıllardır vatandaşların yaşamını etkilediğini belirten Hacıoğlu, çözümün yalnızca yıkım ve cezai yaptırımlar üzerinden oluşturulmaması gerektiğini ifade etti.
Hacıoğlu, imar sorunlarının akılcı, adil ve uygulanabilir yöntemlerle ele alınması gerektiğini söyledi.
“İmar sorunları yıkımla değil; akılcı, adil ve vatandaşın hakkını gözeten çözümlerle ele alınmalıdır” diyen Hacıoğlu, merkezi yönetim, TBMM, yerel yönetimler ve ilgili kurumların ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Derneğin temel yaklaşımı ise iki başlıkta özetleniyor: Yıkımdan önce çözüm, mağduriyetten önce adalet.
Vatandaşların yaşam alanları da dikkate alınmalı
Dernek, özellikle uzun yıllardır aynı evlerde yaşayan vatandaşların durumunun yalnızca yapıların teknik özellikleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.
Bir evin, o evde yaşayan aile açısından yalnızca beton ve duvardan oluşan bir yapı olmadığını belirten Hacıoğlu, yıllarca biriktirilen emeğin, aile düzeninin ve yaşam alanlarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Hacıoğlu, imar düzenlemelerinde vatandaşların yaşam gerçeklerinin göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çekti.
Yıllardır aynı mahallede yaşayan, çocuklarını aynı çevrede büyüten ve ekonomik imkanları doğrultusunda evlerini oluşturan vatandaşların bir anda evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasının ciddi sosyal sonuçlar doğurabileceğini belirten Hacıoğlu, kamu politikalarının bu gerçeklikten kopuk hazırlanmaması gerektiğini söyledi.
Hacıoğlu, “Bir vatandaşın en doğal hakkı; evinde, mahallesinde ve yıllardır yaşadığı yerde güven içinde hayatını sürdürebilmektir” ifadelerini kullandı.
İmar sorunları kişisel çekişmelerin konusu olmamalı
İmar Yasasına Takılanlar Derneği, sorunların kişiler veya kurumlar arasındaki çekişmeler üzerinden değil, hukuk ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini de savunuyor.
Hacıoğlu, vatandaşların siyasi görüşü, ekonomik durumu veya kişisel ilişkilerinden bağımsız olarak eşit ve adil bir hukuki çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Dernek Başkanı, “İmar sorunları kişisel çekişmelerin değil, hukukun, adaletin ve kamu vicdanının konusu olmalıdır” dedi.
Bu açıklamayla birlikte dernek, imar sorunlarının kişisel tartışmaların ötesinde ele alınarak daha kapsamlı bir çözüm sürecine taşınması gerektiği görüşünü ortaya koydu.
TBMM’ye kapsamlı düzenleme çağrısı
İmar Yasasına Takılanlar Derneği, mevcut mağduriyetlerin parça parça ve geçici düzenlemelerle değil, kapsamlı bir yasal çerçeveyle çözüme kavuşturulmasını talep ediyor.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, TBMM’nin farklı bölgelerdeki imar sorunlarını bütüncül biçimde ele alması ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin nedenlerini değerlendirerek kalıcı çözüm oluşturması gerektiği vurgulanıyor.
Hacıoğlu, yapılacak düzenlemelerde şehirlerin planlı gelişimi ile vatandaşların mülkiyet ve barınma hakkının birlikte gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
Planlı kentleşme ile vatandaşın hakkı birlikte ele alınmalı
Hacıoğlu, imar sorunlarına çözüm aranmasının plansız yapılaşmayı teşvik etmek anlamına gelmemesi gerektiğinin de altını çizdi.
Derneğin planlı kentleşmenin önemini kabul ettiği, ancak geçmişten gelen sorunların çözümünde vatandaşların mevcut yaşam koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
Derneğin yaklaşımına göre şehirlerin planlı gelişimi ile vatandaşların kazanılmış hak ve beklentileri arasında adil bir denge kurulması gerekiyor.
Bu kapsamda yeni düzenlemelerin yalnızca mevcut sorunlara çözüm üretmekle sınırlı kalmaması, gelecekte benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için gerekli hukuki ve planlama altyapısını da kapsaması gerektiği ifade ediliyor.
“Bir vatandaşımız daha ‘Sesimi duyun’ diyorsa…”
İmar Yasasına Takılanlar Derneği, çalışmalarını vatandaşların yaşadığı mağduriyetleri gündeme taşımak ve çözüm arayışlarını desteklemek amacıyla sürdürdüğünü belirtiyor.
Hacıoğlu, açıklamasının sonunda toplumsal dayanışma çağrısı yaptı.
Hacıoğlu, “İmar Yasasına Takılanlar Derneği olarak vatandaşlarımızın sesinin duyulması ve mağduriyetlerin hukuk çerçevesinde çözüme kavuşması için mücadelemizi sürdürüyoruz. Bir vatandaşımız daha ‘Sesimi duyun’ diyorsa, hep birlikte kulak vermeliyiz.” mesajını verdi.
Çağrının özeti: Yıkım değil, çözüm
İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin açıklaması, Yapı Kayıt Belgesi ve imar sorunları nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin bir çözüm çağrısı ortaya koyuyor.
Dernek; vatandaşların evlerinin ve yaşam alanlarının korunmasını, imar planlama süreçlerinin hızlandırılmasını, hukuki belirsizliklerin giderilmesini ve TBMM tarafından kapsamlı bir çözüm oluşturulmasını talep ediyor.
İbrahim Hacıoğlu’nun açıklamalarında öne çıkan temel mesaj ise, planlama süreçleri devam ederken vatandaşların mağdur edilmemesi ve çözüm ihtimali bulunan durumlarda yıkım yerine hukuki ve idari çözüm yollarının değerlendirilmesi oldu.
Hacıoğlu’nun mesajı şu ifadelerle özetlendi:
“Planlama devam ederken vatandaş mağdur edilmesin. Çözüm ihtimali varken yıkım yoluna gidilmesin. Yıkımdan önce çözüm, mağduriyetten önce adalet sağlansın.”
Dernek, önümüzdeki süreçte Yapı Kayıt Belgesi ve imar sorunları nedeniyle mağduriyet yaşayan vatandaşların sorunlarını kamuoyuna taşımayı ve yasal çözüm arayışlarını sürdürmeyi planladığını belirtiyor.





Yorumlar