Zafer Partisi Mudanya’da İmralı Sürecini Sert Eleştirdi: “Çözülme ve Yıkım Projesi!”
- Mert Morava

- 5 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Mudanya İskele Meydanı’nda gerçekleşen basın toplantısı, Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlendi. Toplantıda, son günlerde kamuoyuna yansıyan “yeni çözüm süreci” ve “İmralı ziyareti” haberleri sert bir dille eleştirildi.
Cihat Gazi: “Çözülme ve Yıkım Projesi”
Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, GİK Üyesi Mahmut Kara, ilçe başkanları ve çok sayıda Mudanyalı vatandaşın katıldığı açıklamada şu mesaj verildi: “Bugün gelinen nokta bir çözüm değil, çözülme ve yıkım projesidir.”
Parti yetkilileri, sürecin amacının Türkiye’nin üniter yapısını zayıflatmak olduğunu vurguladı. Terör örgütü elebaşına af kapısının aralanması, Türkçe dışında resmi dil önerileri ve federasyon girişimlerinin masada olduğu iddia edildi.

Cihat Gazi, devlet ciddiyetinin zayıflatıldığına dikkat çekerek, “27 yıldır izole olan bir teröristten medet umulamaz. Terörle müzakere edilmez, mücadele edilir” dedi. Ayrıca, iktidarın önceki açıklamaları ile bugünkü iddialar arasındaki çelişkiye de sert tepki gösterdi.
Öğretmenler Günü Tepkisi: Vicdanları Kanatan Ziyaret
Toplantıda, söz konusu ziyaretin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde gerçekleşmiş olması da eleştirildi. Şehit öğretmenler anılarak, “Öğretmenlerimizi şehit edenlerle, şehitlerimizin gününde masaya oturmak
vicdanları kanatıyor” ifadeleri kullanıldı.
PKK Biliyor, Türk Milleti Bilmiyor: Bilgi Akışı Tartışmalı
Zafer Partisi ayrıca, görüşmelerin detaylarını Türk vatandaşlarının değil, terör örgütünün ajanslarının öğrenmesine de tepki gösterdi. TBMM’deki komisyon görüşmelerinin 10 yıl boyunca gizli tutulacağı
iddiası “ihanet” olarak nitelendirildi.
Açıklama, milletin terörle yapılan gizli pazarlıkları kabul etmeyeceğini vurgulayan şu sözlerle sona erdi: “Türkiye’nin bir karış toprağı pazarlık masasına konulamaz.”
Derin Bakış
Toplumsal Algı ve Devletin Rolü: Gizlilik Mi, Şeffaflık Mı?
Siyasi süreçler sadece siyasiler arasında yürütülmez; toplumun bilgiye erişimi, devletin güvenilirliği ve vatandaşın güven duygusu bu süreçleri doğrudan etkiler. İmralı süreci gibi gizli görüşmeler, toplumda derin bir güven kaybına yol açarken, devlet ciddiyeti ve şeffaflık arasındaki dengeyi tartışmaya açıyor.
Peki sizce, bir ülkenin birliği ve vatandaşın güven duygusu hangi durumda daha güçlü olur: Devletin şeffaflığıyla mı, yoksa sırlarla mı korunur?
Daha önceki Zafer Partisi siyasi açıklamaları için tıklayın:










Yorumlar