top of page

Çataltepe’de 18 Yıllık Bekleyiş: Esnafın Hak Sahipliği ve 504 İşyerlik Yeni Proje Gündemde

Bursa Kestel’de 2008 yılında başlayan Çataltepe Sanayi Sitesi projesi, aradan geçen 18 yıla rağmen hak sahipliği ve proje sürecine ilişkin tartışmalarla gündemde. ÇATSANDER, mağdur olduğunu belirttiği esnaf için şeffaflık ve somut çözüm çağrısı yaparken, TOKİ’nin resmi takviminde 504 işyerlik yeni proje için 16 Eylül 2026 tarihli ihale yer alıyor.

Çataltepe’de 18 Yıllık Bekleyiş
Çataltepe’de 18 yıldır bekleyen esnafın hakkı nasıl çözülecek?

Çataltepe’de 18 yıllık bekleyiş yeniden gündemde

 Çataltepe, 2008 yılında başlayan sanayi sitesi projesinin üzerinden geçen 18 yılın ardından yeniden Bursa gündeminin önemli başlıklarından biri oldu. Kestel’de planlanan proje kapsamında yıllardır işyeri beklentisi bulunan esnafın hak sahipliği, geçmiş süreçteki işlemler ve yeni yatırımın eski proje ile ilişkisi tartışılıyor.


Çataltepe Sanayi Sitesi Mağdurları Derneği (ÇATSANDER), yıllardır devam eden süreçte mağduriyet yaşadığını belirttiği esnafın haklarının korunmasını ve kamuoyunun merak ettiği başlıkların belgelerle açıklanmasını istiyor.


Dosyada yeni bir gelişme de bulunuyor. Ham metinde aktarılan resmi TOKİ ihale takvimine göre Kestel Çataltepe Mahallesi’nde 504 adet işyeri inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi için 16 Eylül 2026 tarihinde ihale yapılması planlanıyor.


Bu gelişme, yıllardır devam eden Çataltepe dosyasında yeni bir aşama beklentisi oluştururken, geçmişte projede yer alan esnafın yeni yatırımla nasıl ilişkilendirileceği sorusunu da gündeme getiriyor.


2008’de başlayan proje neden önemli?

Çataltepe projesinin başlangıçtaki amacı, Bursa’da farklı noktalarda faaliyet gösteren küçük sanayi işletmelerinin daha düzenli ve modern bir sanayi alanında toplanmasıydı.


Ham metinde yer alan bilgilere göre proje, BESOB öncülüğünde çeşitli kamu kurumları ve TOKİ’nin dahil olduğu bir süreç kapsamında gündeme geldi. Bursa’daki ruhsatsız veya sağlıksız koşullarda faaliyet gösteren küçük sanayi işletmelerinin Kestel Çataltepe’de oluşturulması planlanan alana taşınması hedeflendi.


Bu nedenle proje, yalnızca yeni işyerlerinin inşa edilmesine yönelik bir çalışma olarak değil, Bursa’daki küçük sanayi yapısının yeniden düzenlenmesine yönelik daha geniş bir proje olarak değerlendirildi.


Ancak aradan geçen yıllar içerisinde projenin ilerleyişi konusunda farklı aşamalar ve yeni yapılanmalar ortaya çıktı. Bu durum, projeye güvenerek planlama yaptığını belirten bazı esnaf açısından hak sahipliği ve gelecek konusunda soru işaretleri oluşturdu.


ÇATSANDER’den şeffaflık ve belge çağrısı

Çataltepe Sanayi Sitesi Mağdurları Derneği, uzun süredir projenin geçmişine ilişkin çeşitli soruların yanıtlanmasını talep ediyor.


Derneğin yaklaşımına göre tartışmanın merkezinde yalnızca yeni işyerlerinin ne zaman yapılacağı değil, geçmişte projeye dahil olan kişilerin haklarının hangi durumda olduğu da bulunuyor.


ÇATSANDER’in çağrısında öne çıkan ifade ise şu:

“Artık söz değil, hesap verilebilirlik ve somut çözüm istiyoruz.”

Dernek tarafından dile getirilen talepler arasında hak sahipliğinin netleştirilmesi, geçmiş ödemelerin ortaya konulması, devir işlemlerinin incelenmesi, kooperatif kayıtlarının şeffaflaştırılması ve kamu kurumlarının süreçteki sorumluluklarının açıklanması bulunuyor.


Buradaki iddiaların ve taleplerin, ÇATSANDER’in değerlendirmeleri olduğu ve kesinleşmiş hukuki tespitler olarak değerlendirilmemesi gerektiği önem taşıyor.


Projenin kooperatif süreci tartışmanın önemli başlıklarından

Ham metinde aktarılan bilgilere göre proje sürecinde özellikle 2019 yılı civarında kooperatif yapılanmasına ilişkin değişiklikler gündeme geldi.


Projenin BESKOOP isimli kooperatif yapısına devri ve başlangıçta projede yer alan bazı esnafın yeni yapılanmadaki durumları, Çataltepe dosyasındaki tartışma başlıklarından biri haline geldi.


ÇATSANDER ve bazı esnafların çeşitli hak kaybı ve usulsüzlük iddiaları bulunduğu belirtiliyor. Ancak bu iddiaların tamamının kesinleşmiş hukuki gerçekler olarak aktarılması mümkün değil.


Bu nedenle dosyadaki işlemlerin hukuki niteliği bakımından ilgili kurumların incelemeleri ve mahkeme kararları önem taşıyor.


Çataltepe dosyasında asıl ihtiyaç duyulan başlıklardan biri de hangi işlemin ne zaman, hangi kurum tarafından ve hangi hukuki dayanakla gerçekleştirildiğinin açık biçimde ortaya konulması olarak öne çıkıyor.


Dosya TBMM gündemine de taşındı

Çataltepe projesine ilişkin tartışmaların yalnızca Bursa’daki esnaf kuruluşları ve yerel siyasetle sınırlı kalmadığı, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine de taşındığı belirtiliyor.


Ham metinde yer alan bilgilere göre Bursa Milletvekili Hasan Öztürk tarafından verilen yazılı soru önergesinde, 2008 yılında yaklaşık 3 milyon metrekarelik alan üzerinde binlerce esnafa işyeri kazandırılması amacıyla başlayan projeye ilişkin çeşitli sorular yöneltildi.


Soru önergesinde projenin geçmişi, tamamlanan işyerlerinin sayısı, kooperatif yapılanması, hak sahipliği ve devir işlemleri gibi başlıklarda bilgi talep edildiği aktarılıyor.

Bu gelişme, Çataltepe dosyasının kamuoyundaki tartışma alanını genişleten başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.


Hak sahipliği konusunda hangi soruların yanıtlanması bekleniyor?


Çataltepe’deki tartışmanın en önemli başlıklarından biri, geçmişten bugüne hak sahipliği durumunun nasıl değiştiği.


Esnaf açısından cevap bekleyen sorular arasında 2008 yılında projeye dahil edilen kişilerin kimler olduğu, bugün kaç kişinin hak sahibi olarak kabul edildiği ve zaman içerisinde herhangi bir değişiklik yapıldıysa bunun hangi gerekçelerle gerçekleştiği bulunuyor.


Bunun yanında geçmiş ödemelerin nasıl değerlendirileceği, devir işlemlerinin hangi hukuki dayanakla yapıldığı ve yeni proje kapsamında eski hak sahiplerinin durumunun ne olacağı da merak ediliyor.


Bu soruların yanıtlarının resmi belgeler ve ilgili kurumların açıklamalarıyla ortaya konulması, tartışmaların daha sağlıklı bir zemine taşınmasına katkı sağlayabilir.


BESOB ve kooperatif süreci de mercek altında

Çataltepe projesinin başlangıcında BESOB’un önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor.


Bu nedenle geçmişte alınan kararlar, hak sahipliği süreçleri ve kooperatif yapılanmasının nasıl şekillendiği konusunda BESOB tarafından yapılacak açıklamalar da dosyanın aydınlatılması açısından önem taşıyor.


Ham metinde ayrıca BESOB’un 2025 yılında yaptığı bir bilgilendirmeye yer veriliyor. Buna göre BESKOOP’un 30 Haziran 2024 tarihli genel kurulunda alınan 12 No’lu kararın iptali amacıyla açılan davanın 26 Mart 2025’te kabul edildiği ve mahkemenin kararın alınış biçimini yasal düzenlemelere aykırı bulduğu aktarılıyor.


Söz konusu hukuki gelişmenin kapsamı, yalnızca ilgili karar bakımından değerlendirilmesi gereken bir konu. Bu nedenle tek bir mahkeme kararından hareketle dosyadaki bütün iddiaların kesinleştiği sonucuna varılamaz.


Yeni 504 işyerlik proje ne anlama geliyor?

Çataltepe açısından 2026 yılındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri yeni işyeri yatırımının gündeme gelmesi.


Ham metinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan planlama belgelerinde Kestel Çataltepe’de yaklaşık 13,2 hektarlık alanın “Kentsel Servis Alanı” olarak planlanmasına ilişkin çalışmalar bulunduğu belirtiliyor.


Ayrıca bu çalışmaların “İlk İşyerim” projesi kapsamında Bursa’daki işyeri ihtiyacına yönelik planlamalarla bağlantılı olduğu aktarılıyor.


TOKİ’nin resmi ihale takviminde ise 16 Eylül 2026 saat 11.00’de Kestel Çataltepe Mahallesi’nde 504 adet işyeri inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi için ihale tarihi yer aldığı ifade ediliyor.


Yeni yatırımın hayata geçmesi halinde Çataltepe’de önemli bir hareketlilik yaşanması beklenebilir. Ancak bu yatırımın geçmiş proje ve hak sahipleriyle ilişkisinin nasıl kurulacağı henüz dosyanın en önemli sorularından biri olarak duruyor.


504 işyerinde eski hak sahiplerinin durumu ne olacak?

Yeni proje açısından en kritik konu, 2008 yılında başlayan süreçte projede yer alan esnafın durumunun nasıl ele alınacağı.


504 işyerinin hangi hak sahipliği modeliyle dağıtılacağı, geçmişte projede bulunan kişilerin öncelik durumlarının ne olacağı ve daha önce ödeme yaptığı belirtilen esnafın bu ödemelerinin yeni modelde dikkate alınıp alınmayacağı gibi soruların açıklığa kavuşması gerekiyor.


Ayrıca kooperatif üyeliği ile yeni kamu yatırımı arasındaki hukuki ve idari ilişkinin nasıl kurulacağı da önem taşıyor.


Bu noktada yeni işyerlerinin yapılması ile geçmişteki hak sahipliği tartışmalarının çözülmesi aynı konu olarak değerlendirilmemeli. Yeni yatırımın geçmiş mağduriyet iddialarına nasıl yanıt vereceği ayrıca açıklanması gereken bir başlık.


Çataltepe’de esnaf artık takvim bekliyor

18 yıllık süreçte inşaat maliyetleri, işyeri kiraları, finansman koşulları ve ekonomik şartların değiştiği belirtiliyor.


Bu nedenle geçmişte projeye güvenerek ödeme yaptığını belirten esnaf açısından yalnızca yeni bir proje açıklanması yeterli görülmeyebilir.


ÇATSANDER’in taleplerinde öne çıkan yaklaşım da bu noktada şekilleniyor: Hak sahipliğinin açık biçimde belirlenmesi, mali süreçlerin şeffaflaştırılması, devam eden hukuki süreçlerin tamamlanması ve yeni TOKİ projesinin kapsamının açıklanması.


Özellikle 16 Eylül 2026 tarihinde yapılması planlanan ihale, Çataltepe dosyasında yeni bir dönemin başlangıcı açısından yakından takip edilecek.


Ancak ihale tarihinin belirlenmesi, geçmişten gelen tüm soruların kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmiyor.


Çataltepe’de esnaf açısından asıl beklenti; hak sahipliği, finansman, hukuki süreç ve teslim takviminin açık biçimde ortaya konulması.


18 yıldır devam eden dosyanın bundan sonraki aşamasında, yeni yatırımın yanı sıra geçmiş sürecin de belgeler üzerinden açıklığa kavuşturulması bekleniyor.

HABER KAYNAĞI ERDAL ORHAN

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page